Erem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Dizel motorların o kendine has homurtusu ve sağır edici torku bazen küçük bir mazot damlasıyla çöpe gidebiliyor, hele ki söz konusu Fransız mühendisliği olunca işler biraz daha incelik istiyor. Common rail basıncının anlık olarak 1600 bar seviyelerinden aşağı düşmesi, o seksen beygirlik motoru yokuşlarda nefessiz bırakmaya yetiyor da artıyor bile. Pompa basınç regülatörünün üzerindeki minik çapakları görünce insan ister istemez "acaba yine hangi ucuz istasyondan mazot aldık" diye iç çekiyor.
Kuru mazot pompası, bizim kalitesiz yakıtlarla imtihanın en acımasız yüzüdür; o metal yüzeyler birbirini yağlayamadığında ortaya çıkan talaş, bütün yakıt hatlarını sinsice tıkıyor. Delphi veya Siemens enjektörlerin uçlarındaki o mikroskobik delikler kurum bağladığında, silindir içindeki püskürtme geometrisi tamamen bozuluyor. Yakıt filtresindeki su tahliye sensörünün sarı lambası yanıp sönüyorsa, artık enjektör geri dönüş debisini ölçtürmenin vakti gelmiş demektir.
Basınç sensörünün ecu'ya gönderdiği yanlış voltaj verisi, motorun rölantide çalışırken bile horoz gibi sallanmasına sebep oluyor, bunu düzeltmek için valf temizliği yetmez bazen. Turbo mili ile mazot pompası arasındaki o hassas denge bozulduğunda, sabahları ilk marşta gelen o beyaz duman aslında motorun imdat çağrısıdır... Mazot filtresini her on bin kilometrede bir değiştirmek yerine otuz binleri zorlarsanız, rekor borçlarla enjektör revizyonuna gitmek kaçınılmaz oluyor.
Yüksek basınç pompasının içindeki mil boşluk yapmaya görsün, bütün sistem demir tozuna boğulur ve o pahalı enjektörler birer birer kilitlenir. Yakıt pompası arızası kendini genelde sıcak motorda geç çalışma problemiyle belli eder, yani tam yolda kalındığında... ECU tablosundaki haritalandırma bile bazen bu mekanik aşınmaları tolere edemez, çare yine eski usul anahtar tutmakta.
Kuru mazot pompası, bizim kalitesiz yakıtlarla imtihanın en acımasız yüzüdür; o metal yüzeyler birbirini yağlayamadığında ortaya çıkan talaş, bütün yakıt hatlarını sinsice tıkıyor. Delphi veya Siemens enjektörlerin uçlarındaki o mikroskobik delikler kurum bağladığında, silindir içindeki püskürtme geometrisi tamamen bozuluyor. Yakıt filtresindeki su tahliye sensörünün sarı lambası yanıp sönüyorsa, artık enjektör geri dönüş debisini ölçtürmenin vakti gelmiş demektir.
Basınç sensörünün ecu'ya gönderdiği yanlış voltaj verisi, motorun rölantide çalışırken bile horoz gibi sallanmasına sebep oluyor, bunu düzeltmek için valf temizliği yetmez bazen. Turbo mili ile mazot pompası arasındaki o hassas denge bozulduğunda, sabahları ilk marşta gelen o beyaz duman aslında motorun imdat çağrısıdır... Mazot filtresini her on bin kilometrede bir değiştirmek yerine otuz binleri zorlarsanız, rekor borçlarla enjektör revizyonuna gitmek kaçınılmaz oluyor.
Yüksek basınç pompasının içindeki mil boşluk yapmaya görsün, bütün sistem demir tozuna boğulur ve o pahalı enjektörler birer birer kilitlenir. Yakıt pompası arızası kendini genelde sıcak motorda geç çalışma problemiyle belli eder, yani tam yolda kalındığında... ECU tablosundaki haritalandırma bile bazen bu mekanik aşınmaları tolere edemez, çare yine eski usul anahtar tutmakta.