Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelinde aniden beliren o sarı ABS ışığı, direksiyon başındaki her sürücünün içini hafifçe cız ettiren o malum anlardan biridir aslında. Meganelar'da veya Clio'lar da çok sık rastlarız bu duruma; araç seyir halindeyken fren pedalında bir gariplik hissedersiniz ya da hiçbir belirti yokken durup dururken yanar o ikaz lambası. Tekerlek poyrasının hemen arkasına gizlenmiş olan o minicik tekerlek hız sensörü, fren sisteminin adeta gözü kulağı gibidir. O küçücük parça okumayı kestiği an, aracın beyni olan ECU ne yapacağını şaşırır ve hemen güvenlik protokolünü devreye sokup ABS'yi devre dışı bırakır.
Bazen kışın çamurlu, tuzlu yollarda gezindikten sonra sensorün ucunda biriken tortular yüzünden yapar bu numarayı. Bir bakmışsınız sensörün Manyetik ucu balatadan kopan çapaklarla, tozla, pislikle kaplanmış... Temizleyince düzelir mi dersiniz, bazen sadece basınçlı hava vurmak veya bir bezle o çamuru almak bile o sarı ışıktan kurtararak sistemi kendine getirir. Ampermetreyle ya da diagnostik cihazıyla ölçüm yapmadan hemen "bu sensör bozulmuş" deyip parçayı çöpe atmak pek doğru bir yaklaşım değil açıkçası.
Sensörün kendisi sağlam olsa bile, tekerlek poyrasındaki o manyetik okuyucu halkanın zedelenmiş olması bütün hesabı altüst edebilir. Çukura hızlı girdiğinizde veya tekerlek bilyası değişirken ustanın dikkatsiz bir hamlesiyle o halkanın yapısı bozulursa, sensör havayı okur durur. Farklı hız değerleri gitmeye başlar beyine, sol teker 50 km giderken sağ teker 0 km gösterir ki bu da sistemi tamamen kilitler. Arızayı sadece tekerlekte aramak yerine poyra bilyasının durumunu da gözden geçirmek gerekir çoğu zaman.
Direksiyonu tam kırıp park etmeye çalışırken birden fren pedalının ayağınızın altında titremesi, gereksiz yere devreye giren bir ABS sisteminin işaretidir. Olmadık yerde, kuru asfalt üstünde düşük hızla ilerlerken bile sensörden gelen yanlış voltaj sinyali yüzünden fren hidroliği valfleri açıp kapatabilir. Yol bilgisayarına bağlandığınızda genellikle "sağ ön tekerlek hız sensörü devre dışı" gibi net bir hata kodu görürsünüz ama kablo tesisatındaki bir kopukluk da aynı hatayı verdirebilir bize. Tekerlek davlumbazının içinden geçen o ince kablo demeti, süspansiyonun sürekli inip çıkmasından zamanla yıpranabilir zira...
Sadece ABS ışığı da yanmaz bazen, beraberinde el freni ikazı veya kayma sembolü olan ESP lambası da panayır yeri gibi eşlik eder bu duruma. Renault modellerinde fren sisteminin elektronik dağılımı yani EBD altyapısı doğrudan bu sensör verilerine dayandığı için, arka tekerleklerdeki bir okuma hatası aracın fren dengesini tamamen değiştirebilir. Kendi aracımda başıma geldiğinde ilk işim liftde aracı kaldırıp kablo soketlerini kontrol etmek olmuştu; bazen sadece soketin oksitlenmesi bile voltaj düşüklüğüne yol açıyor. Oksit çözücü bir sprey sıkıp soketi yerine oturtmak varken hemen sıfır parça siparişi vermek bütçeye yazık etmekten başka bir şey değil sanki.
Tekerlek sensörünü değiştirmek gerektiğinde ise piyasadaki muadil, kalitesiz yan sanayi parçalara karşı biraz temkinli yaklaşmakta fayda var. Aracın orijinal direnç değerleriyle eşleşmeyen ucuz bir sensör taktığınızda, ışık sönse bile yüksek hızlarda fren yapınca sistemin hatalı tepkiler verdiğine çokça şahit olduk. Sürüş güvenliği şakaya gelmez neticede, o yüzden orijinal veya OES kalitesinde bilinen markaların ürünlerine yönelmek en doğrusu. Montajı yaparken sensör yuvasını iyice temizlemeyi ve sabitleme civatasını aşırı sıkıp sensör plastik gövdesini çatlatmamayı da es geçmemek lazım tabii...
Bazen kışın çamurlu, tuzlu yollarda gezindikten sonra sensorün ucunda biriken tortular yüzünden yapar bu numarayı. Bir bakmışsınız sensörün Manyetik ucu balatadan kopan çapaklarla, tozla, pislikle kaplanmış... Temizleyince düzelir mi dersiniz, bazen sadece basınçlı hava vurmak veya bir bezle o çamuru almak bile o sarı ışıktan kurtararak sistemi kendine getirir. Ampermetreyle ya da diagnostik cihazıyla ölçüm yapmadan hemen "bu sensör bozulmuş" deyip parçayı çöpe atmak pek doğru bir yaklaşım değil açıkçası.
Sensörün kendisi sağlam olsa bile, tekerlek poyrasındaki o manyetik okuyucu halkanın zedelenmiş olması bütün hesabı altüst edebilir. Çukura hızlı girdiğinizde veya tekerlek bilyası değişirken ustanın dikkatsiz bir hamlesiyle o halkanın yapısı bozulursa, sensör havayı okur durur. Farklı hız değerleri gitmeye başlar beyine, sol teker 50 km giderken sağ teker 0 km gösterir ki bu da sistemi tamamen kilitler. Arızayı sadece tekerlekte aramak yerine poyra bilyasının durumunu da gözden geçirmek gerekir çoğu zaman.
Direksiyonu tam kırıp park etmeye çalışırken birden fren pedalının ayağınızın altında titremesi, gereksiz yere devreye giren bir ABS sisteminin işaretidir. Olmadık yerde, kuru asfalt üstünde düşük hızla ilerlerken bile sensörden gelen yanlış voltaj sinyali yüzünden fren hidroliği valfleri açıp kapatabilir. Yol bilgisayarına bağlandığınızda genellikle "sağ ön tekerlek hız sensörü devre dışı" gibi net bir hata kodu görürsünüz ama kablo tesisatındaki bir kopukluk da aynı hatayı verdirebilir bize. Tekerlek davlumbazının içinden geçen o ince kablo demeti, süspansiyonun sürekli inip çıkmasından zamanla yıpranabilir zira...
Sadece ABS ışığı da yanmaz bazen, beraberinde el freni ikazı veya kayma sembolü olan ESP lambası da panayır yeri gibi eşlik eder bu duruma. Renault modellerinde fren sisteminin elektronik dağılımı yani EBD altyapısı doğrudan bu sensör verilerine dayandığı için, arka tekerleklerdeki bir okuma hatası aracın fren dengesini tamamen değiştirebilir. Kendi aracımda başıma geldiğinde ilk işim liftde aracı kaldırıp kablo soketlerini kontrol etmek olmuştu; bazen sadece soketin oksitlenmesi bile voltaj düşüklüğüne yol açıyor. Oksit çözücü bir sprey sıkıp soketi yerine oturtmak varken hemen sıfır parça siparişi vermek bütçeye yazık etmekten başka bir şey değil sanki.
Tekerlek sensörünü değiştirmek gerektiğinde ise piyasadaki muadil, kalitesiz yan sanayi parçalara karşı biraz temkinli yaklaşmakta fayda var. Aracın orijinal direnç değerleriyle eşleşmeyen ucuz bir sensör taktığınızda, ışık sönse bile yüksek hızlarda fren yapınca sistemin hatalı tepkiler verdiğine çokça şahit olduk. Sürüş güvenliği şakaya gelmez neticede, o yüzden orijinal veya OES kalitesinde bilinen markaların ürünlerine yönelmek en doğrusu. Montajı yaparken sensör yuvasını iyice temizlemeyi ve sabitleme civatasını aşırı sıkıp sensör plastik gövdesini çatlatmamayı da es geçmemek lazım tabii...