Hakan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllarını sahada geçiren bir tesisat ustasıyla sohbet ederken kombinizin vanasını sonuna kadar açmanıza rağmen odanın içinin bir türlü ısınmamasının ardındaki o gizli sebebi anlamıştım; peteğin üst kısmının sıcak, alt tarafının ise buz gibi kalması tamamen tesisatın içinde biriken o koyu çamursu tortunun habercisidir. Zamanla metal yüzeylerle etkileşime giren su, kireçleşme ve korozyon yaratarak boruların ve petek kanallarının dibinde ağır bir çamur tabakası oluşturur, bu durum da sıcak suyun peteğin alt kısımlarına ulaşmasını fiziksel olarak engeller. Kombinizin derecesini yükseltseniz bile o ısı bir türlü aşağıya süzülmez, tam da bu noktada sistem aslında size sessiz bir imdat çağrısı yapmaktadır... Hatta çoğu zaman faturanın kabarık gelip evin ısınmamasının yegane sorumlusu da tam olarak bu sirkülasyon engelidir.
Bazen peteklerin bazıları ateş gibi yanarken koridorun sonundaki o uzak odanın peteğinin neredeyse hiç ısınmadığına şahit olursunuz değil mi? Tesisatın içindeki dolaşım direnci arttıkça, kombinin pompası sıcak suyu en yakın ve direnci en az olan peteklere rahatça gönderirken, tıkanıklığın yoğun olduğu ya da hattın sonundaki peteklere suyu itmekte inanılmaz derecede zorlanır. Eğer evinizdeki radyatörler arasında belirgin bir sıcaklık farkı hissetmeye başladıysanız, yani bir oda sıcakken diğeri buz kesiyorsa, suyun rahatça akacağı kanalların tıkanmış olma ihtimali neredeyse kesindir. Sistemi kendi haline bırakmak yerine, tesisattaki basınç dengesini ve suyun akış rahatlığını gözden geçirmek, kış ortasında o soğuk odada oturmaktan sizi kesinlikle kurtaracaktır.
Bir gün aniden kombinizin altından garip bir uğultu yükselmeye başladıysa veya peteklerin içinden sürekli bir "fıkırdama" sesi duyuyorsanız, suyun tesisat içinde rahatça kayamadığını ve bir şeylere takıldığını anlamak hiç de zor değil. Tıkalı kanallar yüzünden sıkışan su ve biriken tortular, sistem içinde mikro hava kabarcıkları yaratır ve bu durum sıcak suyun akışını adeta kesintili bir hale getirir. Pompa suyu basmak için ekstra güç harcadıkça hem enerji tüketimi tavan yapar hem de cihazın ömründen ömür gider. Sesi duyduğunuz an "hava vardır geçer" deyip geçmemeli, o sesin arkasında yatan tortu birikimini ve tesisat direncini ciddiye almalısınız.
Geçenlerde bir dostum kombisinin filtresini temizlemeyi ihmal ettiği için kışın ortasında sistemin tamamen durduğundan dert yanıyordu. Kombinin hemen altında bulunan o küçük dönüş filtresi, peteklerin içinden kopup gelen pas, tortu ve kireç parçacıklarını tutmakla görevlidir; fakat peteklerdeki kirlilik safhaya ulaştığında bu filtre tamamen tıkalar ve su devirdaimi imkansız bir hal alır. Filtrenin gözenekleri kapandığında kombi ürettiği sıcak suyu peteklere gönderemez, kendi içinde ısıtıp durur ve sürekli kendisini kapatıp açar, yani "kısa döngüye" girer. Cihazın durup kalkmasından ve peteklerin bir türlü istenen kıvama gelmemesinden şikayetçiyseniz, sorunu kombide değil, tesisatın dip köşelerinde biriken o koyu çamurda aramak son derece makul bir yaklaşım olacaktır.
Peteklerin dış yüzeyine dokunduğunuzda bazı bölgelerin bölgesel olarak soğuk kaldığını, yani adeta bir harita gibi yer yer ısındığını yer yer soğuk olduğunu fark ettiğiniz oldu mu hiç? Bu durum, suyun petek kanallarının tamamına homojen bir şekilde dağılamadığını, kireçleşmenin belirli hatları tamamen kapattığını gösteren en net deneysel kanıttır. Sıcak su bulduğu ilk açık yoldan kestirme yapıp tahliye borusuna doğru kaçar, tıkanmış olan kanallara ise hiç uğramaz bile. Böyle bir tabloyla karşılaştığınızda radyatörün havasını almak maalesef bir işe yaramaz; çünkü sorun havanın varlığı değil, katılaşmış tortunun su yolunu fiziksel olarak kesmesidir...
Radyatör vanasını hafifçe aralayıp purjör anahtarıyla hava almaya çalıştığınızda siyah, hatta kuyu suyu gibi bulanık ve kötü kokulu bir su geliyorsa, durumu teşhis etmek için başka bir belirtiye ihtiyacınız kalmamış demektir. Temiz bir tesisatta suyun berrak veya hafif sarımsı olması beklenirken, katılaşmış çamur ve pas birikimi suyun rengini tamamen karartır ve kimyasal yapısını bozar. Bu durum sadece peteğin içinin tıkalı olduğunu göstermez, aynı zamanda metal aksamın için için çürüdüğünün ve sistemdeki korozyonun ciddi boyutlara ulaştığının da bir göstergesidir. Tesisatınıza taze kan pompalamak, yani uzman bir ekipten profesyonel bir ilaçlı makine temizliği talep etmek, hem evinizin ısısını hem de cebinizdeki parayı korumanın en etkili yoludur.
Bazen peteklerin bazıları ateş gibi yanarken koridorun sonundaki o uzak odanın peteğinin neredeyse hiç ısınmadığına şahit olursunuz değil mi? Tesisatın içindeki dolaşım direnci arttıkça, kombinin pompası sıcak suyu en yakın ve direnci en az olan peteklere rahatça gönderirken, tıkanıklığın yoğun olduğu ya da hattın sonundaki peteklere suyu itmekte inanılmaz derecede zorlanır. Eğer evinizdeki radyatörler arasında belirgin bir sıcaklık farkı hissetmeye başladıysanız, yani bir oda sıcakken diğeri buz kesiyorsa, suyun rahatça akacağı kanalların tıkanmış olma ihtimali neredeyse kesindir. Sistemi kendi haline bırakmak yerine, tesisattaki basınç dengesini ve suyun akış rahatlığını gözden geçirmek, kış ortasında o soğuk odada oturmaktan sizi kesinlikle kurtaracaktır.
Bir gün aniden kombinizin altından garip bir uğultu yükselmeye başladıysa veya peteklerin içinden sürekli bir "fıkırdama" sesi duyuyorsanız, suyun tesisat içinde rahatça kayamadığını ve bir şeylere takıldığını anlamak hiç de zor değil. Tıkalı kanallar yüzünden sıkışan su ve biriken tortular, sistem içinde mikro hava kabarcıkları yaratır ve bu durum sıcak suyun akışını adeta kesintili bir hale getirir. Pompa suyu basmak için ekstra güç harcadıkça hem enerji tüketimi tavan yapar hem de cihazın ömründen ömür gider. Sesi duyduğunuz an "hava vardır geçer" deyip geçmemeli, o sesin arkasında yatan tortu birikimini ve tesisat direncini ciddiye almalısınız.
Geçenlerde bir dostum kombisinin filtresini temizlemeyi ihmal ettiği için kışın ortasında sistemin tamamen durduğundan dert yanıyordu. Kombinin hemen altında bulunan o küçük dönüş filtresi, peteklerin içinden kopup gelen pas, tortu ve kireç parçacıklarını tutmakla görevlidir; fakat peteklerdeki kirlilik safhaya ulaştığında bu filtre tamamen tıkalar ve su devirdaimi imkansız bir hal alır. Filtrenin gözenekleri kapandığında kombi ürettiği sıcak suyu peteklere gönderemez, kendi içinde ısıtıp durur ve sürekli kendisini kapatıp açar, yani "kısa döngüye" girer. Cihazın durup kalkmasından ve peteklerin bir türlü istenen kıvama gelmemesinden şikayetçiyseniz, sorunu kombide değil, tesisatın dip köşelerinde biriken o koyu çamurda aramak son derece makul bir yaklaşım olacaktır.
Peteklerin dış yüzeyine dokunduğunuzda bazı bölgelerin bölgesel olarak soğuk kaldığını, yani adeta bir harita gibi yer yer ısındığını yer yer soğuk olduğunu fark ettiğiniz oldu mu hiç? Bu durum, suyun petek kanallarının tamamına homojen bir şekilde dağılamadığını, kireçleşmenin belirli hatları tamamen kapattığını gösteren en net deneysel kanıttır. Sıcak su bulduğu ilk açık yoldan kestirme yapıp tahliye borusuna doğru kaçar, tıkanmış olan kanallara ise hiç uğramaz bile. Böyle bir tabloyla karşılaştığınızda radyatörün havasını almak maalesef bir işe yaramaz; çünkü sorun havanın varlığı değil, katılaşmış tortunun su yolunu fiziksel olarak kesmesidir...
Radyatör vanasını hafifçe aralayıp purjör anahtarıyla hava almaya çalıştığınızda siyah, hatta kuyu suyu gibi bulanık ve kötü kokulu bir su geliyorsa, durumu teşhis etmek için başka bir belirtiye ihtiyacınız kalmamış demektir. Temiz bir tesisatta suyun berrak veya hafif sarımsı olması beklenirken, katılaşmış çamur ve pas birikimi suyun rengini tamamen karartır ve kimyasal yapısını bozar. Bu durum sadece peteğin içinin tıkalı olduğunu göstermez, aynı zamanda metal aksamın için için çürüdüğünün ve sistemdeki korozyonun ciddi boyutlara ulaştığının da bir göstergesidir. Tesisatınıza taze kan pompalamak, yani uzman bir ekipten profesyonel bir ilaçlı makine temizliği talep etmek, hem evinizin ısısını hem de cebinizdeki parayı korumanın en etkili yoludur.