Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Motor blok içi sıcaklığının ideal çalışma aralığı olan 90 ila 105 santigrat derece bandını aşması durumunda, elektro-van kilitlenir veya devir daimi keser... Hararet göstergesi gözünüzün önünde aniden yükselmeye başladığında ise kaputun altından o beklediğiniz üfleme sesinin gelmediğini fark edersiniz. Fan müşürü dediğimiz termal anahtar, soğutma sıvısının sıcaklığını ölçüp beyne (ECU) sinyal gönderemiyorsa röle bobini tetiklenmez. Sigorta kutusundaki o minik 30 amperlik bıçak sigortanın içindeki tel kopmuş olabilir mesela, ya da müşürün soket oksitlenmiştir... Mekanik bir direnç değil tamamen elektriksel bir iletişim kopukluğudur yaşanan.
Radyatör fanının dönmesi için sadece elektrik yetmez, sistemin içinde doğru basınçta antifrizli suyun da sirküle etmesi şarttır. Termostat denen o cıvalı veya mumlu mekanik vana kapalı takılı kaldığında, motor bloğundaki kaynar su radyatör peteklerine ulaşamaz. Petek soğuk kalırsa? Radyatörün hemen arkasına monte edilmiş olan fan müşürü suyun ısındığını hiçbir zaman anlayamaz ki devreye girsin... Su pompası (devirdaim) kanatçıklarının aşınması da aynı kapıya çıkar; sıcak su yerinde sayar, sensörler yanılsama yaşar.
Fan motorunun doğrudan kendi sargılarının yanmış olma ihtimalini de göz ardı etmemek lazım tabii. Aküden kablo çekip fan soketine doğrudan 12 volt elektrik verdiğinizde o pervane fırfır dönmüyorsa... Kömürler bitmiştir, kollektör aşınmıştır ya da rotor kilitlenmiştir. Bazen de sorun fanın kendisinde değil, fan motorunun farklı kademelerde çalışmasını sağlayan o seramik fan rezistansındadır (ön direnç). İlk kademe yanar, fan çalışmaz; motor iyice kızışınca ikinci kademe rölesi devreye girer ama o zamana kadar hararet çoktan tehlikeli bölgeye tırmanmıştır zaten.
Genleşme kabının kapağındaki çift yönlü subap arızalandığında sistemdeki basınç düşer ve sıvının kaynama noktası geriler. Sistem hava yaptığında ise soğutma sıvısının içinde oluşan o hayalet hava kabarcığı gider tam da fan müşürünün üzerine oturur. Sıvı temas etmeyen sensör doğru okuma yapabilir mi hiç? Yapamaz. Kabarcık yüzünden ısıyı hissedemeyen sensör, ECU’ya "her şey yolunda" mesajı göndermeye devam eder.
Elektrik şemalarında basat bir arıza gibi görünen kopuk bir şasi kablosu, tüm soğutma mantığını altüst etmeye yeter de artar bile. Sürücü kabinindeki hararet müşürü ile fanı tetikleyen müşür çoğu modern araçta tek bir ünite (ECT sensörü) olarak entegre edilmiştir. Sensör direnç değerleri Ohm metre ile ölçüldüğünde sıcaklığa bağlı olarak değişmiyorsa, o parçanın ömrü çoktan dolmuş demektir. Kablo demetlerindeki bir kemirgen tahribatı veya motor yıkama sonrası soketlerde biriken nem dahi bu karmaşık döngüyü bir anda felç edebilir.
Radyatör fanının dönmesi için sadece elektrik yetmez, sistemin içinde doğru basınçta antifrizli suyun da sirküle etmesi şarttır. Termostat denen o cıvalı veya mumlu mekanik vana kapalı takılı kaldığında, motor bloğundaki kaynar su radyatör peteklerine ulaşamaz. Petek soğuk kalırsa? Radyatörün hemen arkasına monte edilmiş olan fan müşürü suyun ısındığını hiçbir zaman anlayamaz ki devreye girsin... Su pompası (devirdaim) kanatçıklarının aşınması da aynı kapıya çıkar; sıcak su yerinde sayar, sensörler yanılsama yaşar.
Fan motorunun doğrudan kendi sargılarının yanmış olma ihtimalini de göz ardı etmemek lazım tabii. Aküden kablo çekip fan soketine doğrudan 12 volt elektrik verdiğinizde o pervane fırfır dönmüyorsa... Kömürler bitmiştir, kollektör aşınmıştır ya da rotor kilitlenmiştir. Bazen de sorun fanın kendisinde değil, fan motorunun farklı kademelerde çalışmasını sağlayan o seramik fan rezistansındadır (ön direnç). İlk kademe yanar, fan çalışmaz; motor iyice kızışınca ikinci kademe rölesi devreye girer ama o zamana kadar hararet çoktan tehlikeli bölgeye tırmanmıştır zaten.
Genleşme kabının kapağındaki çift yönlü subap arızalandığında sistemdeki basınç düşer ve sıvının kaynama noktası geriler. Sistem hava yaptığında ise soğutma sıvısının içinde oluşan o hayalet hava kabarcığı gider tam da fan müşürünün üzerine oturur. Sıvı temas etmeyen sensör doğru okuma yapabilir mi hiç? Yapamaz. Kabarcık yüzünden ısıyı hissedemeyen sensör, ECU’ya "her şey yolunda" mesajı göndermeye devam eder.
Elektrik şemalarında basat bir arıza gibi görünen kopuk bir şasi kablosu, tüm soğutma mantığını altüst etmeye yeter de artar bile. Sürücü kabinindeki hararet müşürü ile fanı tetikleyen müşür çoğu modern araçta tek bir ünite (ECT sensörü) olarak entegre edilmiştir. Sensör direnç değerleri Ohm metre ile ölçüldüğünde sıcaklığa bağlı olarak değişmiyorsa, o parçanın ömrü çoktan dolmuş demektir. Kablo demetlerindeki bir kemirgen tahribatı veya motor yıkama sonrası soketlerde biriken nem dahi bu karmaşık döngüyü bir anda felç edebilir.