Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Multimetreyi ohm kademesine getirip uçları direncin bacaklarına değdirdiğimizde ekranda gördüğümüz o küçük değerler aslında bütün motorun kaderini belirliyor. Soketin korozyona uğrayıp uğramadığını anlamak için fişi çekip pinlerin durumuna bakmak yetmez; direnç bobininin üzerindeki termik sigortanın kırık olup olmadığını da gözle doğrulamak lazım. Nominal direnç değerleri genelde 0.2 ohm ile 1.5 ohm arasında değişir ki bu kadar düşük bir direnci standart ucuz bir avometreyle tam hassasiyetle ölçmek bazen kafa karıştırabilir. Bazen prop uçlarını birbirine değdirip cihazın kendi iç direncini hesaba katmak gerekir... Yoksa sağlam parçayı bozuk sanıp çöpe atarız.
Kaputun altındaki o dar alanda çalışırken elimize geçen soketin kaç pinli olduğu hemen test metodunu değiştirir zaten. İki pinli basit bir dirençte işimiz kolayken, üç veya dört pinli çift kademeli sistemlerde her bir pin çifti arasındaki omaj farkını tek tek okumamız şart. Soket girişindeki plastik muhafazanın hafif erimiş olması bile bize içerideki nikel-krom sarımların aşırı ısındığını fısıldar aslında. Bir hatayı ararken tesisatın rengine takılmak yerine, şemadaki hat takibini avometrenin sesli ikaz modunda yapmak zaman kazandırır.
Isı arttıkça iletkenliği değişen bu meretin soğukken verdiği tepkiyle motor sıcakken gösterdiği değer asla bir olmaz. Aracı biraz çalıştırıp radyatör ısındıktan sonra direncin giriş ve çıkış voltajlarını ölçtüğümüzde, aradaki voltaj düşümünün hesaba uyup uymadığını kontrol etmek en temizi. Aküden gelen 12 voltluk besleme hatta dururken çıkışta 6-8 volt bandını göremiyorsak, o seramik kaplamanın altındaki tel çoktan kopmuştur... Ya da kopmak üzeredir.
Görsel kontrolde çatlak görmediniz diye parçayı hemen sağlam ilan etmek bizi sanayide madara edebilir. Termik sigorta dediğimiz o küçük kapsül benzeri yapı bazen aşırı akımdan dolayı içeriden patlar ama dışarıdan bakınca yepyeni durur. İğne ucu kadar bir boşluktan probu sokup sigortanın iki ucunu kısa devre modunda test etmek bu yüzden hayat kurtarır. Eğer bip sesini duyamıyorsak, bütün o karmaşık sarım sağlam olsa bile o direnç artık bir çöp parçasıdır.
Sistemde Röle 1 ve Röle 2 diyagramını takip ederken röle bacaklarındaki oksitlenmeyi temizlemeden yapılan hiçbir test bize doğru sonucu vermez. Direnç kutusunu yerinden söküp masaya yatırdığımızda, seri bağlı olan bu direnç elemanının fan motorunun çektiği yüksek amperi ısıya dönüştürerek voltajı düşürdüğünü unutmamak gerek. Ampermetreyle devreden geçen akımı okumaya kalkışırsak dahili sigortayı patlatma riskimiz var, bu yüzden her zaman voltaj düşümü üzerinden gitmek çok daha mantıklı.
Sigorta kutusundan çıkan ana besleme hattı sağlam, röle çekiyor ama fan birinci kademede dönmüyorsa ibre tamamen bu parçayı gösterir. Yüksek kademede fanın canavar gibi çalışıp düşük kademede tık dememesi tam olarak bu direnç bloğunun devre dışı kaldığının kanıtıdır. Arızayı netleştirmek adına soket bacaklarına harici bir aküden 12 volt verip fanın tepkisini doğrudan ölçmek de bir yöntem. Tabi kabloları kıvılcım çıkartmadan doğru pinlere temas ettirebilirsek...
Kaputun altındaki o dar alanda çalışırken elimize geçen soketin kaç pinli olduğu hemen test metodunu değiştirir zaten. İki pinli basit bir dirençte işimiz kolayken, üç veya dört pinli çift kademeli sistemlerde her bir pin çifti arasındaki omaj farkını tek tek okumamız şart. Soket girişindeki plastik muhafazanın hafif erimiş olması bile bize içerideki nikel-krom sarımların aşırı ısındığını fısıldar aslında. Bir hatayı ararken tesisatın rengine takılmak yerine, şemadaki hat takibini avometrenin sesli ikaz modunda yapmak zaman kazandırır.
Isı arttıkça iletkenliği değişen bu meretin soğukken verdiği tepkiyle motor sıcakken gösterdiği değer asla bir olmaz. Aracı biraz çalıştırıp radyatör ısındıktan sonra direncin giriş ve çıkış voltajlarını ölçtüğümüzde, aradaki voltaj düşümünün hesaba uyup uymadığını kontrol etmek en temizi. Aküden gelen 12 voltluk besleme hatta dururken çıkışta 6-8 volt bandını göremiyorsak, o seramik kaplamanın altındaki tel çoktan kopmuştur... Ya da kopmak üzeredir.
Görsel kontrolde çatlak görmediniz diye parçayı hemen sağlam ilan etmek bizi sanayide madara edebilir. Termik sigorta dediğimiz o küçük kapsül benzeri yapı bazen aşırı akımdan dolayı içeriden patlar ama dışarıdan bakınca yepyeni durur. İğne ucu kadar bir boşluktan probu sokup sigortanın iki ucunu kısa devre modunda test etmek bu yüzden hayat kurtarır. Eğer bip sesini duyamıyorsak, bütün o karmaşık sarım sağlam olsa bile o direnç artık bir çöp parçasıdır.
Sistemde Röle 1 ve Röle 2 diyagramını takip ederken röle bacaklarındaki oksitlenmeyi temizlemeden yapılan hiçbir test bize doğru sonucu vermez. Direnç kutusunu yerinden söküp masaya yatırdığımızda, seri bağlı olan bu direnç elemanının fan motorunun çektiği yüksek amperi ısıya dönüştürerek voltajı düşürdüğünü unutmamak gerek. Ampermetreyle devreden geçen akımı okumaya kalkışırsak dahili sigortayı patlatma riskimiz var, bu yüzden her zaman voltaj düşümü üzerinden gitmek çok daha mantıklı.
Sigorta kutusundan çıkan ana besleme hattı sağlam, röle çekiyor ama fan birinci kademede dönmüyorsa ibre tamamen bu parçayı gösterir. Yüksek kademede fanın canavar gibi çalışıp düşük kademede tık dememesi tam olarak bu direnç bloğunun devre dışı kaldığının kanıtıdır. Arızayı netleştirmek adına soket bacaklarına harici bir aküden 12 volt verip fanın tepkisini doğrudan ölçmek de bir yöntem. Tabi kabloları kıvılcım çıkartmadan doğru pinlere temas ettirebilirsek...