Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Elektronik kontrol ünitesinin o acımasız hafızasına kazınan Peugeot P2002 arıza kodu, aslında modern dizel motorların sessiz çığlığından başka bir şey değildir; çünkü egzoz gazı sıcaklık sensörü ile dizel partikül filtresi arasındaki o hassas basınç dengesi tamamen bozulmuştur. Egzoz manifoldundan çıkan o zehirli gazların seramik peteklerden geçerken yarattığı direnç, sensörler tarafından anbean takip edilirken, aradaki fark eşik değerin üzerine çıktığı an o acımasız motor arıza lambası yanar... Aslında bu sadece mekanik bir tıkanıklık değil, yıllardır şehir içinde yapılan o kısa mesafeli sürüşlerin, düşük devirli kullanımların ve kalitesiz yakıtların motora kestiği faturadır. Dizel partikül filtresinin içi kurumla dolup taşarken, beyin rejenerasyon yapabilmek için uygun koşulları arar ama bulamaz; nihayetinde karşımıza o can sıkıcı P2002 kodu çıkar ve motor kendini korumaya alarak çekişten düşer. Kilometre saati yükseliyor ama araba bir türlü o eski can alıcı ivmelenmesini veremiyorsa, bilin ki egzoz sistemi artık nefes alamıyor demektir.
Basınç farkı sensörünün hortumlarında oluşabilecek ufak bir çatlak ya da erime, doğrudan yanlış verilerin ECU'ya iletilmesine neden olur ki bu da sağlam filtrelerin bile bozuk sanılmasına yol açabilir. O küçük plastik boruların sıcak egzoz manifolduna temas edip erimesini kimse ilk başta fark etmez; ustalar hemen filtreyi söküp temizleme ya da değiştirme yanlısıdır çünkü bu işin ticareti böyle dönmektedir... Servise gittiğinizde masaya derhal devasa rakamlar konulmasının sebebi budur, oysa belki de sadece yirmi liralık bir vakum hortumu değişecek ya da sensörün üzerindeki konnektör temizlenecektir. Kendi aracınızın sesini dinlemiyor, o egzozdan gelen boğuk hırıltıyı görmezden geliyorsanız, bu arıza kodu kapınızı çaldığında şaşırmamalısınız. Mühendisler bu sistemi tasarlarken doğayı korumayı amaçlamıştı ama bizim dur-kalk trafiğimiz bu hassas teknolojinin ölüm fermanını imzaladı adeta.
Rejenerasyon döngüsünün yarım kalması, enjektörlerin mesnetsiz bir şekilde fazla yakıt püskürtmesi ve silindir kapak contalarındaki kaçaklar, bu illet kodun silinmemesine adeta zemin hazırlar. Bilgisayarı bağlayıp hatayı silmekle bu iş çözülmüyor maalesef, iki kilometre sonra o lamba yine yanacak çünkü kök neden ortadan kalkmadı... Yüksek devirde otobana çıkıp o katalitik konvertörü ve filtreyi iyice ısıtmak, Fransız mühendislerin o kalın kılavuzlarında yazan en basit ama en çok ihmal edilen reçetedir. Kimi zaman motor yağı seviyesinin otoyolda kendi kendine yükseldiğini görürsünüz, mazot kartere sızıyorsa işler gerçekten sarpa sarmış demektir ve P2002 kodu artık bir uyarı değil, son çağrıdır. Motorunuzu sevmek sadece yağını zamanında değiştirmekle bitmiyor, onun o ciğerlerini açacak şekilde bazen yüksek devirde, rüzgara karşı özgürce koşturmak gerekiyor.
Basınç farkı sensörünün hortumlarında oluşabilecek ufak bir çatlak ya da erime, doğrudan yanlış verilerin ECU'ya iletilmesine neden olur ki bu da sağlam filtrelerin bile bozuk sanılmasına yol açabilir. O küçük plastik boruların sıcak egzoz manifolduna temas edip erimesini kimse ilk başta fark etmez; ustalar hemen filtreyi söküp temizleme ya da değiştirme yanlısıdır çünkü bu işin ticareti böyle dönmektedir... Servise gittiğinizde masaya derhal devasa rakamlar konulmasının sebebi budur, oysa belki de sadece yirmi liralık bir vakum hortumu değişecek ya da sensörün üzerindeki konnektör temizlenecektir. Kendi aracınızın sesini dinlemiyor, o egzozdan gelen boğuk hırıltıyı görmezden geliyorsanız, bu arıza kodu kapınızı çaldığında şaşırmamalısınız. Mühendisler bu sistemi tasarlarken doğayı korumayı amaçlamıştı ama bizim dur-kalk trafiğimiz bu hassas teknolojinin ölüm fermanını imzaladı adeta.
Rejenerasyon döngüsünün yarım kalması, enjektörlerin mesnetsiz bir şekilde fazla yakıt püskürtmesi ve silindir kapak contalarındaki kaçaklar, bu illet kodun silinmemesine adeta zemin hazırlar. Bilgisayarı bağlayıp hatayı silmekle bu iş çözülmüyor maalesef, iki kilometre sonra o lamba yine yanacak çünkü kök neden ortadan kalkmadı... Yüksek devirde otobana çıkıp o katalitik konvertörü ve filtreyi iyice ısıtmak, Fransız mühendislerin o kalın kılavuzlarında yazan en basit ama en çok ihmal edilen reçetedir. Kimi zaman motor yağı seviyesinin otoyolda kendi kendine yükseldiğini görürsünüz, mazot kartere sızıyorsa işler gerçekten sarpa sarmış demektir ve P2002 kodu artık bir uyarı değil, son çağrıdır. Motorunuzu sevmek sadece yağını zamanında değiştirmekle bitmiyor, onun o ciğerlerini açacak şekilde bazen yüksek devirde, rüzgara karşı özgürce koşturmak gerekiyor.