Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
P0560 hata kodu ekranında belirdiğinde motoru ilk çalıştırdığın o saniyeyi hatırla... Gösterge panelindeki lambalar tuhaf bir şekilde titrer, marş motoru normalden biraz daha yavaş döner ve beyin aniden alarm verir. Akünün terminallerinden marş motorunun kömürlerine kadar uzanan o devasa elektrik devresinde bir şeyler akışını kaybetmiştir; alternatörün ürettiği akım ile sensörlerin beklediği referans voltajı arasında sessiz bir uyumsuzluk baş gösterir.
Şarj dinamosunun içindeki konjektör yani voltaj regülatörü bazen 14.4 volt yerine 11 volt civarında takılı kalır... Alternatör diyot köprüsünde meydana gelen minik bir çatlak veya alternatör sargılarındaki gizli bir kısa devre, motor devri yükseldikçe sistemin içine dalgalı alternatif akım sızdırmasına yol açar. Bu durumda motor kontrol ünitesi yani ECU, besleme pinlerine gelen voltajın eşik değerinin altına düştüğünü veya yukarı fırladığını görünce anında bu arıza kaydını hafızaya atar; yani ortada mekanik bir arıza değil tamamen elektriksel bir tansiyon dengesizliği vardır.
Multimetreyi eline alıp motor rölantide çalışırken akü kutup başlarındaki gerilimi ölçtüğün anı hayal et... Eğer ekranda gördüğün değer 13.8 ile 14.4 volt aralığında sabit kalmıyorsa, şarj sistemi görevini tam olarak yerine getiremiyor demektir. Akü gövdesinin üzerindeki o yeşil göz bazen seni yanıltabilir; çünkü akünün içindeki kurşun plakalardan biri sülfatlaşma yüzünden kapasitesini yitirmişse, marş basıldığı an voltaj aniden dokuz voltun altına düşer ve tüm modüllerin beyni anlık olarak sönüp tekrar başlar.
Şasi kablosunun şanzıman bloğuyla buluştuğu o metal yüzeyi kontrol ettin mi hiç... Motor takozlarının hareketinden zamanla gevşeyen veya paslanan ana şasi kablosu, alternatörün ürettiği enerjinin gövde üzerinden aküye geri dönmesini engeller ve voltaj düşümüne neden olur. Sigorta kutusundaki ana güç besleme rölelerinin bacaklarında oluşan o yeşil oksit tabakası, aküden gelen temiz elektriği adeta süzgeçten geçirerek zayıflatır ve beyin pinlerine giden gücü kararsız hale getirir.
Bütün bu elektrik yükünü tek bir kabloya bağlayıp sorunun kendiliğinden çözülmesini beklemek sadece vakit kaybettirir... Akü kutup başlarını söküp zımparalamak, alternatör çıkış kablosunun somununu tork anahtarıyla sıkmak ve motor şasi bağlantılarını yenilemek bu işin en temel çözüm adımlarıdır. Gerilim regülatörünü değiştirmeden önce mutlaka tesisat direncini kontrol etmelisin; çünkü bazen asıl suçlu alternatörün kendisi değil, o alternatöre giden incecik uyarı sinyali kablosundaki kopukluktur.
Şarj dinamosunun içindeki konjektör yani voltaj regülatörü bazen 14.4 volt yerine 11 volt civarında takılı kalır... Alternatör diyot köprüsünde meydana gelen minik bir çatlak veya alternatör sargılarındaki gizli bir kısa devre, motor devri yükseldikçe sistemin içine dalgalı alternatif akım sızdırmasına yol açar. Bu durumda motor kontrol ünitesi yani ECU, besleme pinlerine gelen voltajın eşik değerinin altına düştüğünü veya yukarı fırladığını görünce anında bu arıza kaydını hafızaya atar; yani ortada mekanik bir arıza değil tamamen elektriksel bir tansiyon dengesizliği vardır.
Multimetreyi eline alıp motor rölantide çalışırken akü kutup başlarındaki gerilimi ölçtüğün anı hayal et... Eğer ekranda gördüğün değer 13.8 ile 14.4 volt aralığında sabit kalmıyorsa, şarj sistemi görevini tam olarak yerine getiremiyor demektir. Akü gövdesinin üzerindeki o yeşil göz bazen seni yanıltabilir; çünkü akünün içindeki kurşun plakalardan biri sülfatlaşma yüzünden kapasitesini yitirmişse, marş basıldığı an voltaj aniden dokuz voltun altına düşer ve tüm modüllerin beyni anlık olarak sönüp tekrar başlar.
Şasi kablosunun şanzıman bloğuyla buluştuğu o metal yüzeyi kontrol ettin mi hiç... Motor takozlarının hareketinden zamanla gevşeyen veya paslanan ana şasi kablosu, alternatörün ürettiği enerjinin gövde üzerinden aküye geri dönmesini engeller ve voltaj düşümüne neden olur. Sigorta kutusundaki ana güç besleme rölelerinin bacaklarında oluşan o yeşil oksit tabakası, aküden gelen temiz elektriği adeta süzgeçten geçirerek zayıflatır ve beyin pinlerine giden gücü kararsız hale getirir.
Bütün bu elektrik yükünü tek bir kabloya bağlayıp sorunun kendiliğinden çözülmesini beklemek sadece vakit kaybettirir... Akü kutup başlarını söküp zımparalamak, alternatör çıkış kablosunun somununu tork anahtarıyla sıkmak ve motor şasi bağlantılarını yenilemek bu işin en temel çözüm adımlarıdır. Gerilim regülatörünü değiştirmeden önce mutlaka tesisat direncini kontrol etmelisin; çünkü bazen asıl suçlu alternatörün kendisi değil, o alternatöre giden incecik uyarı sinyali kablosundaki kopukluktur.