Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sanayide arıza tespit cihazını araca bağlayıp ekranın kapkaranlık kaldığını gördüğünüz o an, insanın canı gerçekten sıkılıyor. Cihaz çalışmaz, iletişim kurulamaz ve bir anda otomobilinizin beyniyle aranızdaki tek bağ tamamen kopar. Herkes hemen en kötüsünü düşünür; "Eyvah, ana beyin mi yandı, soket mi bozuldu?" Oysa mesele çoğu zaman bu kadar karmaşık ya da pahalı değildir. Direksiyonun altındaki o küçücük sigorta kutusunda, birkaç liralık bir parçanın pes etmiş olma ihtimali her zaman en yüksek senaryodur...
Aracınızın OBD portu aslında tam anlamıyla bir iletişim köprüsüdür ama bu köprü de elektriksiz bir hiçten ibarettir. Sokete güç gelmediğinde, dünyanın en pahalı arıza tespit cihazını bile getirseniz o sistem konuşmaz, konuşamaz. İşin ilginç yanı, araç sahiplerinin büyük çoğunluğu OBD soketinin kendi özel bir sigortası olduğunu bile bilmez. Çakmaklık çalışıyordur, radyo açıktır, tepe lambası yanıyordur; e o zaman arıza nerededir? İnanın bana, elektrik sistemleri bazen insanı çıldırtacak kadar mantıksız eşleşmelerle doludur.
Küçücük bir metal telin kopması, aracınızın tüm dijital dünyasıyla aranıza koca bir duvar örmeye yeter. Bazı üreticiler bu soketin beslemesini iç aydınlatmayla aynı hatta bağlar, bazıları ise çakmaklık sigortasıyla... Siz çakmaklığa taktiğiniz kalitesiz bir şarj aletiyle o hatta kısa devre yaptırdığınızda, farkında olmadan OBD soketinin de fişini çekmiş olursunuz. Yani sorunu başka yerlerde aramak yerine, önce o kapağı açıp plastik cımbızla sigortaları tek tek kontrol etmek gerekir.
Ustaya gidip yüzlerce lira dökmeden önce kendi garajınızda ya da otoparkınızda yapabileceğiniz en akıllıca şey, aracın kullanım kılavuzunu açmaktır. Kılavuz yoksa internetten sigorta şemasına bakmak topu topu iki dakikanızı alır. Hangi amperlik sigortanın OBD sistemini beslediğini bulup yerine yenisini takmak... İşte bütün mesele bu kadar basit. Bazen patlak sigortayı gözle bile anlarsınız; ortadaki o küçük köprü kopmuşsa, teşhis tamamdır.
Peki, yeni sigortayı taktığınız an tekrar patlarsa ne yapacaksınız? İşte orada durup biraz düşünmek, acele etmemek lazım. Bu durum, hatta devam eden aktif bir kısa devre olduğunun açık ve net bir kanıtıdır. Ya soketin arkasındaki kablolardan biri şasiye temas ediyordur ya da OBD portuna taktığınız cihazın kendisinde bir problem vardır. Zorla daha yüksek amperli bir sigorta takmaya çalışmak ise yapılabilecek en büyük, en pahalı hatadır; otomobilinizi alevlerle baş başa bırakmak istemiyorsanız buna sakın kalkışmayın.
Yıllardır direksiyon sallayan biri olarak söyleyebilirim ki, aracınızın elektriksel dilini biraz olsun anlamak size hem zaman hem ciddi miktarda para kazandırır. Teşhis cihazı araca bağlanmıyorsa panik yapıp en kötü senaryoya odaklanmayın. Şüpheci olun, en basit ihtimalden başlayın ve önce o sigorta kutusuna odaklanın. Aracınızın dili bazen sadece yanmış tek bir sigorta yüzünden tutulur...
Aracınızın OBD portu aslında tam anlamıyla bir iletişim köprüsüdür ama bu köprü de elektriksiz bir hiçten ibarettir. Sokete güç gelmediğinde, dünyanın en pahalı arıza tespit cihazını bile getirseniz o sistem konuşmaz, konuşamaz. İşin ilginç yanı, araç sahiplerinin büyük çoğunluğu OBD soketinin kendi özel bir sigortası olduğunu bile bilmez. Çakmaklık çalışıyordur, radyo açıktır, tepe lambası yanıyordur; e o zaman arıza nerededir? İnanın bana, elektrik sistemleri bazen insanı çıldırtacak kadar mantıksız eşleşmelerle doludur.
Küçücük bir metal telin kopması, aracınızın tüm dijital dünyasıyla aranıza koca bir duvar örmeye yeter. Bazı üreticiler bu soketin beslemesini iç aydınlatmayla aynı hatta bağlar, bazıları ise çakmaklık sigortasıyla... Siz çakmaklığa taktiğiniz kalitesiz bir şarj aletiyle o hatta kısa devre yaptırdığınızda, farkında olmadan OBD soketinin de fişini çekmiş olursunuz. Yani sorunu başka yerlerde aramak yerine, önce o kapağı açıp plastik cımbızla sigortaları tek tek kontrol etmek gerekir.
Ustaya gidip yüzlerce lira dökmeden önce kendi garajınızda ya da otoparkınızda yapabileceğiniz en akıllıca şey, aracın kullanım kılavuzunu açmaktır. Kılavuz yoksa internetten sigorta şemasına bakmak topu topu iki dakikanızı alır. Hangi amperlik sigortanın OBD sistemini beslediğini bulup yerine yenisini takmak... İşte bütün mesele bu kadar basit. Bazen patlak sigortayı gözle bile anlarsınız; ortadaki o küçük köprü kopmuşsa, teşhis tamamdır.
Peki, yeni sigortayı taktığınız an tekrar patlarsa ne yapacaksınız? İşte orada durup biraz düşünmek, acele etmemek lazım. Bu durum, hatta devam eden aktif bir kısa devre olduğunun açık ve net bir kanıtıdır. Ya soketin arkasındaki kablolardan biri şasiye temas ediyordur ya da OBD portuna taktığınız cihazın kendisinde bir problem vardır. Zorla daha yüksek amperli bir sigorta takmaya çalışmak ise yapılabilecek en büyük, en pahalı hatadır; otomobilinizi alevlerle baş başa bırakmak istemiyorsanız buna sakın kalkışmayın.
Yıllardır direksiyon sallayan biri olarak söyleyebilirim ki, aracınızın elektriksel dilini biraz olsun anlamak size hem zaman hem ciddi miktarda para kazandırır. Teşhis cihazı araca bağlanmıyorsa panik yapıp en kötü senaryoya odaklanmayın. Şüpheci olun, en basit ihtimalden başlayın ve önce o sigorta kutusuna odaklanın. Aracınızın dili bazen sadece yanmış tek bir sigorta yüzünden tutulur...