Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Göstergedeki o küçük ibre 90 derecenin üzerine aniden fırladığında soğukkanlı kalmayı becermek zorundasınız. Çoğu modern otomobil motoru, ideal çalışma döngüsünü yakalayabilmek adına 85 ile 105 santigrat derece arasında bir ısı bandına ihtiyaç duyar. Bu aralık, yakıtın en verimli şekilde yakıldığı ve motor içi sürtünmenin en aza indirildiği optimum bölgedir. Şehir içi dur-kalk trafiğinde ya da dik bir yokuşu tırmanırken ibrenin hafifçe oynaması sizi hemen paniğe sevk etmesin. Radyatör fanınızın devreye girip çıkması, sistemin hala kendi kendini regüle edebildiğinin en net kanıtıdır zaten. Ancak ibre kırmızı bölgeye gözünü diktiyse, orada akan bir şeylerin yanlış gittiğini anlamak için dahi olmaya gerek yok...
Antifriz sadece kışın donmayı engellemek için radyatöre konulan renkli bir sıvı değildir, bunu kafanıza iyice kazıyın. Motor bloğunun içinde sürekli devirdaim eden bu sıvı, hararetin 90 derecede çakılı kalmasını sağlayan en hayati koruma kalkanıdır. Eğer sistemde sızıntı varsa, devirdaim pompası işlevini yitirmişse veya termostat zamanında açılmıyorsa o metal yığını birkaç dakika içinde kendi kendini imha etme sürecine girer. Conta yakmak dedikleri şey, silindir kapak contasının yüksek ısıdan dolayı eriyip motor suyuna yağ, motor yağına su karıştırması rezaletidir ki tamiri cüzdanınızda devasa bir delik açar. Motor sıcaklığı olması gereken bandın üzerine çıktığı an radyatör hortumlarındaki basınç tavan yapar. Hissedersiniz, araba çekişten düşer, garip sesler gelmeye başlar...
Yolda giderken motorun aşırı ısındığını fark ettiğiniz an yapacağınız ilk şey klimayı derhal kapatıp kaloriferi en sıcak ayarda ve son hızda açmaktır. Kulağa çılgınca geliyor değil mi, yazın ortasında içeriyi cehenneme çevirmek? Fakat bu hamle, motorun üzerindeki ölümcül ısı yükünün bir kısmını kabin içine emerek motor bloğunu rahatlatmanın en hızlı ve pratik yoludur. Arabayı hemen sağa çekin, kontağı kapatmayın ama rölantide çalışmaya devam etsin çünkü aniden stop etmek devirdaim pompasını durdurur ve ısı patlamasına yol açar. Kaputu açın ama sakın radyatör kapağına dokunmayın. O kapağı o haldeyken açmaya kalkışırsanız yüzünüze fışkıracak olan 100 küsur derecelik basınçlı kaynar su...
Hararet göstergesinin sürekli düşük kalması da tıpkı yüksek olması kadar büyük bir problem teşkil eder, bunu neden kimse konuşmuyor? Termostatınız açık konumda arızalandıysa motor bir türlü 85-90 derecelik o ideal çalışma sıcaklığına ulaşamaz ve sürekli soğuk kalır. Soğuk çalışan bir motor zengin karışımla çalışır, yani çiğ yakıt atar, hem çevreyi kirletir hem de cebinizi yakar. Parçalar optimum genleşmeye ulaşamadığı için motor içi aşınmalar katlanarak artar. Gösterge panelindeki ibre orta çizgiye bir türlü gelemiyorsa ortada ciddi bir verimsizlik var demektir. Kısacası, motorun soğuk kalması yavaş bir ölümken, aşırı ısınması ise ani ve sert bir infazdır.
Antifriz sadece kışın donmayı engellemek için radyatöre konulan renkli bir sıvı değildir, bunu kafanıza iyice kazıyın. Motor bloğunun içinde sürekli devirdaim eden bu sıvı, hararetin 90 derecede çakılı kalmasını sağlayan en hayati koruma kalkanıdır. Eğer sistemde sızıntı varsa, devirdaim pompası işlevini yitirmişse veya termostat zamanında açılmıyorsa o metal yığını birkaç dakika içinde kendi kendini imha etme sürecine girer. Conta yakmak dedikleri şey, silindir kapak contasının yüksek ısıdan dolayı eriyip motor suyuna yağ, motor yağına su karıştırması rezaletidir ki tamiri cüzdanınızda devasa bir delik açar. Motor sıcaklığı olması gereken bandın üzerine çıktığı an radyatör hortumlarındaki basınç tavan yapar. Hissedersiniz, araba çekişten düşer, garip sesler gelmeye başlar...
Yolda giderken motorun aşırı ısındığını fark ettiğiniz an yapacağınız ilk şey klimayı derhal kapatıp kaloriferi en sıcak ayarda ve son hızda açmaktır. Kulağa çılgınca geliyor değil mi, yazın ortasında içeriyi cehenneme çevirmek? Fakat bu hamle, motorun üzerindeki ölümcül ısı yükünün bir kısmını kabin içine emerek motor bloğunu rahatlatmanın en hızlı ve pratik yoludur. Arabayı hemen sağa çekin, kontağı kapatmayın ama rölantide çalışmaya devam etsin çünkü aniden stop etmek devirdaim pompasını durdurur ve ısı patlamasına yol açar. Kaputu açın ama sakın radyatör kapağına dokunmayın. O kapağı o haldeyken açmaya kalkışırsanız yüzünüze fışkıracak olan 100 küsur derecelik basınçlı kaynar su...
Hararet göstergesinin sürekli düşük kalması da tıpkı yüksek olması kadar büyük bir problem teşkil eder, bunu neden kimse konuşmuyor? Termostatınız açık konumda arızalandıysa motor bir türlü 85-90 derecelik o ideal çalışma sıcaklığına ulaşamaz ve sürekli soğuk kalır. Soğuk çalışan bir motor zengin karışımla çalışır, yani çiğ yakıt atar, hem çevreyi kirletir hem de cebinizi yakar. Parçalar optimum genleşmeye ulaşamadığı için motor içi aşınmalar katlanarak artar. Gösterge panelindeki ibre orta çizgiye bir türlü gelemiyorsa ortada ciddi bir verimsizlik var demektir. Kısacası, motorun soğuk kalması yavaş bir ölümken, aşırı ısınması ise ani ve sert bir infazdır.