Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
R-410A ya da yeni nesil R-32 gazıyla çalışan o dış ünite boru bağlantılarındaki havşa somunları zamanla gevşer, özellikle kompresörün yarattığı sürekli titreşim, bakır borunun et kalınlığındaki mikroskobik esnemelerle birleşince o rakor dişlilerinden moleküler boyutta sızıntı kaçınılmaz olur; manometre saatini bağlayıp alçak basınç tarafında normalde 100-120 PSI görmeniz gerekirken ibre sıfıra doğru düşüyorsa sistemde açık var demektir, peki bu gaz nereye uçuyor?
Evaporatör peteklerinin içindeki o incecik alüminyum yaprakların arkasında kalan U bükümler, fabrikasyon kaynak hataları ya da yıllar boyunca biriken rutubetin yarattığı galvanik korozyon yüzünden delinir; cihazı soğutmada çalıştırdığınızda içerideki gaz uçup gider, arkasında sadece yağlı ve kirli bir leke bırakarak...
Dört yollu vana bobini arızalanıp ya da selenoid valf sıkışıp gaz akış yönünü değiştiremediğinde içerideki basınç dengesi altüst olur, boru hatlarındaki ani basınç darbeleri lehim noktalarını zorlar ve sistemdeki o değerli soğutucu akışkan adeta buharlaşıp atmosfer karışır; usta çağırıp köpüklü su testi yapmak bazen yetmez, sistemi nitrojen basıp saatlerce bekletmek şarttır.
İç ünite drenaj tavandaki su akıntısını gaz kaçağı sananlar çok yanılıyor, aslında boru izolasyonu delindiği an dışarıdaki sıcak havayla temas eden soğuk boru yoğuşma yapar ve o su sızıntısı gaz eksikliğinden değil tamamen yalıtım hatasındandır; fakat evaporatörün giriş manifoldunda buzlanma varsa, işte o zaman R-32 gazının eksildiğinden yüzde yüz emin olabilirsiniz...
Montaj sırasında havşa açılırken kullanılan boru genişletme aparatının ezdiği bakır et kalınlığı incecik kalmışsa, vakum yapılmadan vanalar açıldıysa sistemdeki nem bakırla reaksiyona girip içeriden dışarıya doğru çürütme yapar; yıllar sonra o noktadan kaçan gazın sesi bile duyulmaz, sadece klimalar ısıtmıyor rezilliği kalır geriye.
Evaporatör peteklerinin içindeki o incecik alüminyum yaprakların arkasında kalan U bükümler, fabrikasyon kaynak hataları ya da yıllar boyunca biriken rutubetin yarattığı galvanik korozyon yüzünden delinir; cihazı soğutmada çalıştırdığınızda içerideki gaz uçup gider, arkasında sadece yağlı ve kirli bir leke bırakarak...
Dört yollu vana bobini arızalanıp ya da selenoid valf sıkışıp gaz akış yönünü değiştiremediğinde içerideki basınç dengesi altüst olur, boru hatlarındaki ani basınç darbeleri lehim noktalarını zorlar ve sistemdeki o değerli soğutucu akışkan adeta buharlaşıp atmosfer karışır; usta çağırıp köpüklü su testi yapmak bazen yetmez, sistemi nitrojen basıp saatlerce bekletmek şarttır.
İç ünite drenaj tavandaki su akıntısını gaz kaçağı sananlar çok yanılıyor, aslında boru izolasyonu delindiği an dışarıdaki sıcak havayla temas eden soğuk boru yoğuşma yapar ve o su sızıntısı gaz eksikliğinden değil tamamen yalıtım hatasındandır; fakat evaporatörün giriş manifoldunda buzlanma varsa, işte o zaman R-32 gazının eksildiğinden yüzde yüz emin olabilirsiniz...
Montaj sırasında havşa açılırken kullanılan boru genişletme aparatının ezdiği bakır et kalınlığı incecik kalmışsa, vakum yapılmadan vanalar açıldıysa sistemdeki nem bakırla reaksiyona girip içeriden dışarıya doğru çürütme yapar; yıllar sonra o noktadan kaçan gazın sesi bile duyulmaz, sadece klimalar ısıtmıyor rezilliği kalır geriye.