Ahmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Mazda'nın o karakteristik sürüş hissini, virajlardaki o kendinden emin duruşunu bir anda alıp götüren o gıcırtıyı bilirsin... Aslında her şey ufak bir tıkırtıyla başlar, sonra kasisler can yakmaya başlar.
Zamanla yolların o acımasız çukurları, o zarif mühendislikle üretilen parçaları yorar. Acaba lastiklerden mi geliyor o ses yoksa amortisör patladı mı...
Patlayan bir amortisör sadece konforu çalmaz, fren mesafesini uzatır, yol tutuşunu zayıflatır. Yani güvenlikle oynamaya başlar iş...
Değişim zamanı geldiğinde orijinal parça peşine düşmek şarttır. Yan sanayi ürünler o Japon ruhuna asla uyum sağlayamaz, kısa sürede yine pes ederler.
Usta direksiyona geçip şöyle bir tur attığında zaten her şeyi anlar. Tıkırtılar kesilmediği sürece o yol çekilmez olur, bütçeyi zorlasa da yenilemek en mantıklı adımdır...
Zamanla yolların o acımasız çukurları, o zarif mühendislikle üretilen parçaları yorar. Acaba lastiklerden mi geliyor o ses yoksa amortisör patladı mı...
Patlayan bir amortisör sadece konforu çalmaz, fren mesafesini uzatır, yol tutuşunu zayıflatır. Yani güvenlikle oynamaya başlar iş...
Değişim zamanı geldiğinde orijinal parça peşine düşmek şarttır. Yan sanayi ürünler o Japon ruhuna asla uyum sağlayamaz, kısa sürede yine pes ederler.
Usta direksiyona geçip şöyle bir tur attığında zaten her şeyi anlar. Tıkırtılar kesilmediği sürece o yol çekilmez olur, bütçeyi zorlasa da yenilemek en mantıklı adımdır...