Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
LPG dönüşümüne sahip motorlar benzinli ünitelere kıyasla yanma odasında çok daha agresif termal yükler ve değişen dielektrik özellikler barındırır. Sıvılaştırılmış petrol gazının oktan sayısı benzinden yüksek olmasına rağmen alev yayılım hızı daha yavaştır; bu durum, buji tırnak aralığının fabrika standartlarında bırakılmasını imkansız kılıp milimetrik revizyonlar gerektirir. Ateşleme bobini üzerine binen voltaj yükü, elektrot erozyonunu hızlandırarak rölanti dalgalanmalarına ve egzoz emisyon değerlerinin normatif sınırların üzerine çıkmasına doğrudan zemin hazırlar.
İridyum veya platin alaşımlı uçlara sahip özel termik değerdeki kıvılcım elemanları kullanılmadığı takdirde, silindir kapak sıcaklığı kısa sürede kritik eşikleri aşar. Sıkıştırma zamanı sonrasında meydana gelen erken ateşleme (pre-ignition) riskini minimize etmek için, buji ısı derecesi bir derece soğuk olan tiplerle değiştirilmelidir... Yoksa motorun içindeki o zarif mekanik senfoni yerini kontrolsüz vuruntulara bırakır. Elektrot yüzeylerinde biriken karbon kalıntıları, yüksek voltajın şasiye kaçmasına yol açarak silindirlerden birinin devre dışı kalmasına neden olur.
Üretici kataloglarında belirtilen değişim periyotlarını yarı yarıya düşürmek, özellikle kış aylarında ilk marş esnasında yaşanan kompresyon kayıplarının önüne geçmek için hayati bir hamledir. Tırnak aralığını ayarlarken kullanılan sentil çakısının hassasiyeti mikron düzeyinde olmalı, aksi takdirde yanlış ayar bobin ömrünü doğrudan kısaltacaktır. Doğru tork değeriyle sıkılmayan her buji, kompresyon kaçağına sebep olarak silindir kapağındaki dişlerin sıyrılmasıyla sonuçlanan ağır maliyetli masrafların kapısını aralar.
Ateşleme sistemindeki bu minik detayları göz ardı edip yola devam etmek, yakıt sarfiyatını yüzde on beş oranında artırırken katalitik konvertörün de erken tıkanmasına davetiye çıkarır. Kim derdi ki parmak büyüklüğündeki bu metal parça tonlarca ağırlığındaki aracın kaderini bu kadar sert belirlesin... Periyodik kontrollerde sökülen bujinin rengi ve tırnak ucu bize motorun içindeki yanma kalitesi hakkında kusursuz bir röntgen sunar. Doğru ısı aralığı, kusursuz tırnak aralığı ve kaliteli malzeme üçgeninden taviz vermediğiniz sürece motorunuz ilk günkü sessizliğinde ve kararlılığında çalışmaya devam edecektir.
İridyum veya platin alaşımlı uçlara sahip özel termik değerdeki kıvılcım elemanları kullanılmadığı takdirde, silindir kapak sıcaklığı kısa sürede kritik eşikleri aşar. Sıkıştırma zamanı sonrasında meydana gelen erken ateşleme (pre-ignition) riskini minimize etmek için, buji ısı derecesi bir derece soğuk olan tiplerle değiştirilmelidir... Yoksa motorun içindeki o zarif mekanik senfoni yerini kontrolsüz vuruntulara bırakır. Elektrot yüzeylerinde biriken karbon kalıntıları, yüksek voltajın şasiye kaçmasına yol açarak silindirlerden birinin devre dışı kalmasına neden olur.
Üretici kataloglarında belirtilen değişim periyotlarını yarı yarıya düşürmek, özellikle kış aylarında ilk marş esnasında yaşanan kompresyon kayıplarının önüne geçmek için hayati bir hamledir. Tırnak aralığını ayarlarken kullanılan sentil çakısının hassasiyeti mikron düzeyinde olmalı, aksi takdirde yanlış ayar bobin ömrünü doğrudan kısaltacaktır. Doğru tork değeriyle sıkılmayan her buji, kompresyon kaçağına sebep olarak silindir kapağındaki dişlerin sıyrılmasıyla sonuçlanan ağır maliyetli masrafların kapısını aralar.
Ateşleme sistemindeki bu minik detayları göz ardı edip yola devam etmek, yakıt sarfiyatını yüzde on beş oranında artırırken katalitik konvertörün de erken tıkanmasına davetiye çıkarır. Kim derdi ki parmak büyüklüğündeki bu metal parça tonlarca ağırlığındaki aracın kaderini bu kadar sert belirlesin... Periyodik kontrollerde sökülen bujinin rengi ve tırnak ucu bize motorun içindeki yanma kalitesi hakkında kusursuz bir röntgen sunar. Doğru ısı aralığı, kusursuz tırnak aralığı ve kaliteli malzeme üçgeninden taviz vermediğiniz sürece motorunuz ilk günkü sessizliğinde ve kararlılığında çalışmaya devam edecektir.