Olgun Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah arabanın anahtarını çevirdiğinizde o tanıdık tık sesini duyamamak insanın canını sıkar biraz. LPG sisteminin kalbinde duran o küçücük gaz kesici valf, bazen sessiz sedasız pes eder de ruhumuz bile duymaz. Tanktan çıkan yakıtın regülatöre ulaşmasını sağlayan bu minik mekanizma kilitlendiğinde, araba benzinden LPG’ye geçmemek için adeta direnir... Hani bazen araç tam gaz yerken aniden silkeler ya, işte o anlarda suçluyu çok uzakta aramamak lazım.
Motor kaputunu kaldırdığınızda gözünüze çarpan o döküm gövdeli parça, Aslında koca bir güvenlik duvarıdır. İçindeki bobin elektrikle bir manyetik alan yaratır, pistonu geri çeker ve gazın önünü açar. Fakat zamanla biriken o pislikler, kalitesiz lpg kalıntıları... Mekanizma çamurlaşır, bobin ısınır ve en sonunda o minik piston yerinde çakılır kalır. Elektrik aksamındaki ufak bir korozyon bile valfin açılmasına engel olmaya yeter de artar.
Gösterge panelindeki o yeşil ışık yanıp söner ama sistem bir türlü devreye girmez değil mi? Bazen de gaza bastıkça arkadan bir şey arabayı geri çekiyormuş gibi bir his yayılır direksiyona. Valf tam açılmadığı için motor ihtiyacı olan gazı çekemez, yakıt fakirde kalır ve tekleme başlar. Hatta bazen araç seyir halindeyken aniden stop eder ki, trafiğin ortasında kalınca insanın tepesi atıyor haliyle.
Sürücülerin çoğu bu belirtileri gördüğünde hemen faturayı pahalı regülatöre ya da beyine kesmeye meraklıdır. Oysa sorun çoğu zaman birkaç yüz liralık bir bobinde veya tıkanmış bir valf filtresinde gizlidir. Arızayı teşhis etmek aslında o kadar da karmaşık değil; kontağı açtığınızda valfin üzerinden o net "tık" sesini duyuyor musunuz, duymuyor musunuz? Eğer o ses gelmiyorsa, multimetreyle bobinin ucundaki voltajı ölçmek size her şeyi açıkça söyler zaten.
Çoğu zaman valfin kendisi değil, hemen önündeki o küçücük filtre biriken tortudan dolayı nefessiz kalır. Düzenli bakım yaptırmadığımızda, "nasıl olsa gidiyor" deyip geçtiğimizde o tortu valfin kalbine kadar yürür. Filtreyi zamanında değiştirmek, valfin ömrünü belki de iki katına çıkaracak basit bir alışkanlık aslında. Tıkanmış bir sistemle yola devam etmeye çalışmak, tıkalı bir pipetle koyu bir ayranı içmeye benzer...
Gaz kaçağı riski taşıyan bir parçayla kendi başınıza vedalaşmaya çalışmak pek akıl karı değil tabii. Parçayı değiştirmek kolay görünebilir ama LPG şakaya gelmez, en ufak bir gevşeklik büyük sıkıntı yaratır. İyi bir ustaya gidip valfi kontrol ettirmek, bobin direncini ölçtürmek ve gerekirse orijinal bir parçayla yeniletmek en doğrusu. Yolda kalmanın stresiyle uğraşmaktansa, zamanında müdahale edip kafayı rahatlatmak her zaman daha karlı çıkarır insanı.
Motor kaputunu kaldırdığınızda gözünüze çarpan o döküm gövdeli parça, Aslında koca bir güvenlik duvarıdır. İçindeki bobin elektrikle bir manyetik alan yaratır, pistonu geri çeker ve gazın önünü açar. Fakat zamanla biriken o pislikler, kalitesiz lpg kalıntıları... Mekanizma çamurlaşır, bobin ısınır ve en sonunda o minik piston yerinde çakılır kalır. Elektrik aksamındaki ufak bir korozyon bile valfin açılmasına engel olmaya yeter de artar.
Gösterge panelindeki o yeşil ışık yanıp söner ama sistem bir türlü devreye girmez değil mi? Bazen de gaza bastıkça arkadan bir şey arabayı geri çekiyormuş gibi bir his yayılır direksiyona. Valf tam açılmadığı için motor ihtiyacı olan gazı çekemez, yakıt fakirde kalır ve tekleme başlar. Hatta bazen araç seyir halindeyken aniden stop eder ki, trafiğin ortasında kalınca insanın tepesi atıyor haliyle.
Sürücülerin çoğu bu belirtileri gördüğünde hemen faturayı pahalı regülatöre ya da beyine kesmeye meraklıdır. Oysa sorun çoğu zaman birkaç yüz liralık bir bobinde veya tıkanmış bir valf filtresinde gizlidir. Arızayı teşhis etmek aslında o kadar da karmaşık değil; kontağı açtığınızda valfin üzerinden o net "tık" sesini duyuyor musunuz, duymuyor musunuz? Eğer o ses gelmiyorsa, multimetreyle bobinin ucundaki voltajı ölçmek size her şeyi açıkça söyler zaten.
Çoğu zaman valfin kendisi değil, hemen önündeki o küçücük filtre biriken tortudan dolayı nefessiz kalır. Düzenli bakım yaptırmadığımızda, "nasıl olsa gidiyor" deyip geçtiğimizde o tortu valfin kalbine kadar yürür. Filtreyi zamanında değiştirmek, valfin ömrünü belki de iki katına çıkaracak basit bir alışkanlık aslında. Tıkanmış bir sistemle yola devam etmeye çalışmak, tıkalı bir pipetle koyu bir ayranı içmeye benzer...
Gaz kaçağı riski taşıyan bir parçayla kendi başınıza vedalaşmaya çalışmak pek akıl karı değil tabii. Parçayı değiştirmek kolay görünebilir ama LPG şakaya gelmez, en ufak bir gevşeklik büyük sıkıntı yaratır. İyi bir ustaya gidip valfi kontrol ettirmek, bobin direncini ölçtürmek ve gerekirse orijinal bir parçayla yeniletmek en doğrusu. Yolda kalmanın stresiyle uğraşmaktansa, zamanında müdahale edip kafayı rahatlatmak her zaman daha karlı çıkarır insanı.