Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kontağı çevirdiniz, acelemiz var, çocukları okula yetiştireceğiz ya da kritik bir toplantıya yetişeceğiz; peki ya o kol yerinden oynamıyorsa? Kia vites geçmiyor sorunu, sabahın köründe insanın bütün sinir sistemini altüst eden, yolda kalma korkusunu damarlarınıza kadar hissettiren o lanet arızaların başında geliyor.
Mekanik bir parça nasıl olur da bir anda kilitlenip kalır? Debriyaj pedalına sonuna kadar basıyorsunuz, kolu itiyorsunuz ama tık yok; sanki demir bir duvara çarpıyormuş gibi taş gibi sert bir dirençle karşılaşıyorsunuz... Şanzıman beyni mi yandı, hidrolik mi boştu, yoksa o unuttuğumuz basit bir sigorta mı mesele?
Servislerin kapısını aşındırmadan önce insan kendi arabasını tanımaz mı biraz? Vites halatlarının zamanla paslanıp kopabileceğini, o plastik mafsalların sıcaktan gevşeyip yerinden çıkabileceğini kaçımız biliyoruz ki?
Şanzıman yağı dediğin şey sadece bir sıvı değil, o dişlilerin can damarıdır; değişimi ihmal ederseniz o metal yığını gün gelir size such bir oyun oynar ki şaşırıp kalırsınız...
Bazen mesele sadece vites kolunun altındaki o küçük yay mekanizmasının kırılmasıdır; binlerce liralık masraf çıkaracak diye ödünüz kopar ama aslında üç kuruşluk bir parça yüzünden bütün gününüz mahvolur.
Yetkili servisler hemen "komple değişim" masalı anlatır, ellerine düşmeye gör; oysa bu işin kurdu olmuş eski usta ne der bilir misiniz?
Peki ya otomatik viteslerdeki o gizli emniyet kilitleri... Frene basmanıza rağmen o vites geçişine izin vermeyen o minik müşür bozulduysa, yolda kaldınız demektir, geçmiş olsun.
Korkmayın, her vites geçmeme sorunu arabanın çöpe gideceği anlamına gelmez; bazen sadece küçük bir temassızlık, akünün zayıflaması ya da fren lambası müşürünün arızalanması bile bu kaosa sebep olabilir.
Akşam eve dönerken o kolu huzurla, yağ gibi geçirdiğiniz günleri özleyeceksiniz; şimdiden önleminizi alın, garip sesleri kulak arkası etmeyin, yoksa yolda kalmak kaçınılmaz olur...
Mekanik bir parça nasıl olur da bir anda kilitlenip kalır? Debriyaj pedalına sonuna kadar basıyorsunuz, kolu itiyorsunuz ama tık yok; sanki demir bir duvara çarpıyormuş gibi taş gibi sert bir dirençle karşılaşıyorsunuz... Şanzıman beyni mi yandı, hidrolik mi boştu, yoksa o unuttuğumuz basit bir sigorta mı mesele?
Servislerin kapısını aşındırmadan önce insan kendi arabasını tanımaz mı biraz? Vites halatlarının zamanla paslanıp kopabileceğini, o plastik mafsalların sıcaktan gevşeyip yerinden çıkabileceğini kaçımız biliyoruz ki?
Şanzıman yağı dediğin şey sadece bir sıvı değil, o dişlilerin can damarıdır; değişimi ihmal ederseniz o metal yığını gün gelir size such bir oyun oynar ki şaşırıp kalırsınız...
Bazen mesele sadece vites kolunun altındaki o küçük yay mekanizmasının kırılmasıdır; binlerce liralık masraf çıkaracak diye ödünüz kopar ama aslında üç kuruşluk bir parça yüzünden bütün gününüz mahvolur.
Yetkili servisler hemen "komple değişim" masalı anlatır, ellerine düşmeye gör; oysa bu işin kurdu olmuş eski usta ne der bilir misiniz?
Peki ya otomatik viteslerdeki o gizli emniyet kilitleri... Frene basmanıza rağmen o vites geçişine izin vermeyen o minik müşür bozulduysa, yolda kaldınız demektir, geçmiş olsun.
Korkmayın, her vites geçmeme sorunu arabanın çöpe gideceği anlamına gelmez; bazen sadece küçük bir temassızlık, akünün zayıflaması ya da fren lambası müşürünün arızalanması bile bu kaosa sebep olabilir.
Akşam eve dönerken o kolu huzurla, yağ gibi geçirdiğiniz günleri özleyeceksiniz; şimdiden önleminizi alın, garip sesleri kulak arkası etmeyin, yoksa yolda kalmak kaçınılmaz olur...