Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonu hafifçe çevirdiğiniz an direğin altından gelen o uyuz tıkırtı sesini duymayan Kia kullanıcısı neredeyse kalmadı gibi... Şehir içi trafiğinde çukura her girdiğimizde, kaldırıma her yanaştığımızda içimizi kıyılatan bu lakırtı, aslında o çok övülen elektrikli direksiyon sisteminin, yani MDPS'nin bize attığı küçük ama sinir bozucu bir kazık.
Direksiyon kutusunun tamamen bittiğini zannedip servise koşuyoruz, oysa durum çoğu zaman o kadar da vahim değil. Yıllar geçtikçe plastiğin gevreği çıkıyor, o ufak esnek parça turladıkça aşınıyor ve iki metal aksam birbirine doğrudan çarpmaya başlıyor. Bütün o felaket senaryoları, uykusuz geceler sırf iki liralık plastik bir dişli yüzünden mi yani...
Garantisi biten aracını yetkili servise götürenlerin aldığı o astronomik tamir teklifleri insanı gerçekten hayattan soğutuyor. Bütün direksiyon kolonunu komple değiştirelim diyorlar, rakamlar havada uçuşuyor, e haliyle sürücünün gözü korkuyor. Tek bir küçük esnek takozun aşınması yüzünden bütün bir mekanizmayı çöpe atmak hangi mantığa sığıyor ki?
Trafikte seyrederken aniden ağırlaşan bir direksiyonla baş başa kalmak... İşte o an, o tıkırtı sesinin sadece konfor meselesi olmadığını, bal gibi de hayati bir güvenlik riskine dönüştüğünü iliklerimize kadar hissediyoruz. Gösterge panelinde beliren o kırmızı EPS lambası insanı bir anda panikletmeye yetiyor da artıyor bile.
Çözüm aslında sanayideki usta bir elin tecrübesinde gizli ama doğru insanı bulmak her zaman o kadar kolay olmuyor. Yıpranan o plastik yıldız takozunu tazelemek, sistemi yeniden kalibre etmek sorunu bıçak gibi kesip atıyor çoğu zaman. İş ki sanayide önünüze çıkan her tamirciye teslim olmayın, doğrudan bu kronik dertten anlayan direksiyon ustalarının yolunu tutun.
Direksiyon kutusunun tamamen bittiğini zannedip servise koşuyoruz, oysa durum çoğu zaman o kadar da vahim değil. Yıllar geçtikçe plastiğin gevreği çıkıyor, o ufak esnek parça turladıkça aşınıyor ve iki metal aksam birbirine doğrudan çarpmaya başlıyor. Bütün o felaket senaryoları, uykusuz geceler sırf iki liralık plastik bir dişli yüzünden mi yani...
Garantisi biten aracını yetkili servise götürenlerin aldığı o astronomik tamir teklifleri insanı gerçekten hayattan soğutuyor. Bütün direksiyon kolonunu komple değiştirelim diyorlar, rakamlar havada uçuşuyor, e haliyle sürücünün gözü korkuyor. Tek bir küçük esnek takozun aşınması yüzünden bütün bir mekanizmayı çöpe atmak hangi mantığa sığıyor ki?
Trafikte seyrederken aniden ağırlaşan bir direksiyonla baş başa kalmak... İşte o an, o tıkırtı sesinin sadece konfor meselesi olmadığını, bal gibi de hayati bir güvenlik riskine dönüştüğünü iliklerimize kadar hissediyoruz. Gösterge panelinde beliren o kırmızı EPS lambası insanı bir anda panikletmeye yetiyor da artıyor bile.
Çözüm aslında sanayideki usta bir elin tecrübesinde gizli ama doğru insanı bulmak her zaman o kadar kolay olmuyor. Yıpranan o plastik yıldız takozunu tazelemek, sistemi yeniden kalibre etmek sorunu bıçak gibi kesip atıyor çoğu zaman. İş ki sanayide önünüze çıkan her tamirciye teslim olmayın, doğrudan bu kronik dertten anlayan direksiyon ustalarının yolunu tutun.