Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yoğun trafikte santim santim ilerlerken o ekranda beliren "şanzıman aşırı ısındı" uyarısı insanın canını sıkmaya yeter de artar bile. Kia’nın çift kavramalı DCT şanzımanı, vites geçişlerindeki o muazzam hızıyla başta hepimizi büyülüyor ama dur-kalklar başlayınca işin rengi biraz değişiyor galiba. Debriyaj balatasının sürekli sürtünmesinden kaynaklanan bu ısınma problemi, aslında sistemin doğasında var olan bir huysuzluk.
Aracı boşa almalı mı, yoksa ayağı frende mi tutmalı… İşte bütün mesele bu aslında. Birçok sürücü kırmızı ışıkta beklerken vitesi 'D' konumunda tutup frene hafifçe basıyor ve farkında olmadan sistemi yoruyor. Oysa duraklamalarda vitesi 'N' konumuna çekmek, yani şanzımanı biraz kendi haline bırakmak, o gizli aşınmaların önüne geçmek için o kadar basit ama etkili bir yöntem ki.
Gaza basıyorsunuz ama araba sanki ne yapacağını bilemiyor, bir an duraksıyor, arkasından hafif bir silkeleme. Özellikle rampalarda ya da düşük hızlarda karşılaşılan bu kararsızlık hissi, DCT kullanıcılarının en sık dert yandığı konuların başında geliyor. Şanzıman beyninin, yani mekatroniğin o an hangi vitese geçeceğine bir türlü karar verememesi…
Bir sabah arabayı çalıştırıp geri vitese takıyorsunuz ve tık yok, araç yerinden kıpırdamıyor bile. Bazen de sadece çift vitesleri seçiyor, tekleri es geçiyor ya da tam tersi oluyor. Bu tarz ani ve can sıkan tepkisizliklerin arkasında genellikle o meşhur mekatronik ünite arızası ya da yazılımsal bir karmaşa yatıyor maalesef.
Aracın altından gelen o garip metalik sürtünme seslerine kulak kabartmakta fayda var, çünkü şanzıman size bir şeylerin yolunda gitmediğini anlatmaya çalışıyor olabilir. Kavrama setinin ömrünü tamamlamaya başladığını gösteren bu sesleri görmezden gelmek, ileride çok daha büyük masraflara kapı aralamak demek. Ses başladığı an bir uzmana görünmek en mantıklısı galiba.
Yazılım güncellemelerini hafife almamak gerekiyor; fabrikadan çıkan her yeni kod, aslında bu şanzımanın vites değiştirme karakterini biraz daha yumuşatmak için tasarlanıyor. Servise her uğradığınızda "Bir güncelleme var mı?" diye sormak, sizi gelecekteki pek çok kronik arızadan tereyağından kıl çeker gibi kurtarabilir.
Aracı boşa almalı mı, yoksa ayağı frende mi tutmalı… İşte bütün mesele bu aslında. Birçok sürücü kırmızı ışıkta beklerken vitesi 'D' konumunda tutup frene hafifçe basıyor ve farkında olmadan sistemi yoruyor. Oysa duraklamalarda vitesi 'N' konumuna çekmek, yani şanzımanı biraz kendi haline bırakmak, o gizli aşınmaların önüne geçmek için o kadar basit ama etkili bir yöntem ki.
Gaza basıyorsunuz ama araba sanki ne yapacağını bilemiyor, bir an duraksıyor, arkasından hafif bir silkeleme. Özellikle rampalarda ya da düşük hızlarda karşılaşılan bu kararsızlık hissi, DCT kullanıcılarının en sık dert yandığı konuların başında geliyor. Şanzıman beyninin, yani mekatroniğin o an hangi vitese geçeceğine bir türlü karar verememesi…
Bir sabah arabayı çalıştırıp geri vitese takıyorsunuz ve tık yok, araç yerinden kıpırdamıyor bile. Bazen de sadece çift vitesleri seçiyor, tekleri es geçiyor ya da tam tersi oluyor. Bu tarz ani ve can sıkan tepkisizliklerin arkasında genellikle o meşhur mekatronik ünite arızası ya da yazılımsal bir karmaşa yatıyor maalesef.
Aracın altından gelen o garip metalik sürtünme seslerine kulak kabartmakta fayda var, çünkü şanzıman size bir şeylerin yolunda gitmediğini anlatmaya çalışıyor olabilir. Kavrama setinin ömrünü tamamlamaya başladığını gösteren bu sesleri görmezden gelmek, ileride çok daha büyük masraflara kapı aralamak demek. Ses başladığı an bir uzmana görünmek en mantıklısı galiba.
Yazılım güncellemelerini hafife almamak gerekiyor; fabrikadan çıkan her yeni kod, aslında bu şanzımanın vites değiştirme karakterini biraz daha yumuşatmak için tasarlanıyor. Servise her uğradığınızda "Bir güncelleme var mı?" diye sormak, sizi gelecekteki pek çok kronik arızadan tereyağından kıl çeker gibi kurtarabilir.