Olgun Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Araç kabinine yayılan o geniz yakan, hafif tatlımsı kimyasal koku çoğunlukla gözden kaçırılan ama oldukça net bir arızaya işaret eder. Kalorifer sistemini çalıştırdığınız an ön camda beliren garip bir buğulanma ve ardından gelen bu koku, göğsün hemen arkasında saklanan küçük bir radyatörün feryadıdır aslında. Sistemde dolaşan sıcak soğutma sıvısı, göğüs altındaki kalorifer peteğinden geçerken en ufak bir kılcal çatlaktan dışarı sızarsa, fanın üflediği sıcak havayla birleşip dosdoğru burnunuza ulaşır.
Klima ya da kalorifer fanını açtığınızda içeri dolan o kimyasal buharın kaynağı hemen her zaman soğutma sıvısının kendisidir. İtilerek kabine gönderilen bu havanın içindeki etilen glikol maddesi, kendine has o şekerli ama rahatsız edici kokunun ana sebebidir... Birçok sürücü bunu basit bir nem veya toz kokusu sanıp havalandırma kanallarına sprey sıkmayı dener ancak sorun tamamen mekaniktir. Sıvı kaçıran bir kalorifer peteği, siz klima paneliyle oynadıkça içeriye antifriz buharı pompalamaya devam eder.
Peki, bu sızıntı tam olarak nerede gerçekleşiyor ve o sıvı sürücü kabinine nasıl ulaşıyor? Genellikle torpido gözünün arka alt kısmında yer alan kalorifer radyatörü, yıpranmış bağlantı hortumları veya çürümüş gözenekleri nedeniyle basınç altındayken sızıntı yapmaya başlar. Sızan bu sıcak sıvı hava akımıyla buharlaşır; hatta bazen paspasların üzerine kadar damlayıp halıda ıslaklık bırakabilir. Aracın motorundaki soğutma suyu seviyesini sık sık kontrol etmek, bu sorunun büyüklüğünü anlamak için atılacak en mantıklı adımdır.
Ön camdaki buğuyu gidermek için havalandırmayı açtığınızda camın iç yüzeyinde yağlı bir katman oluşuyorsa, durum neredeyse kesinleşmiştir. Sıradan bir su buharı bezle silindiğinde kolayca geçerken, antifriz buharı camda vıcık vıcık, leke bırakan bir tabaka oluşturur. Silersiniz ama o yağlı tabaka camda dağılır durur, görüşü tamamen kapatır... Camdaki bu yağlı film tabakası ile kaloriferden yayılan tatlımsı koku aynı anda görülüyorsa, başka bir arama yapmaya pek de gerek kalmaz.
Bu kokuya uzun süre maruz kalmak sadece sürüş konforunu bozmakla kalmaz, sağlık açısından da hiç istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Sonuçta solunan şey doğrudan buharlaşmış ağır bir kimyasaldır ve kapalı alanda uzun süre teneffüs edilmesi baş ağrısı veya gözlerde yanma yapabilir. Camları hafifçe aralamak geçici bir rahatlama sağlasa da, esas çözüm sızıntı yapan radyatör parçasının tamir edilmesinden ya da yenisiyle değiştirilmesinden geçer. Kalorifer peteğini tıkama iddiasında olan toz veya sıvı radyatör tıkama katkılarından uzak durmak, motorun diğer soğutma kanallarını tıkamamak adına kritik bir tercihtir.
Klima ya da kalorifer fanını açtığınızda içeri dolan o kimyasal buharın kaynağı hemen her zaman soğutma sıvısının kendisidir. İtilerek kabine gönderilen bu havanın içindeki etilen glikol maddesi, kendine has o şekerli ama rahatsız edici kokunun ana sebebidir... Birçok sürücü bunu basit bir nem veya toz kokusu sanıp havalandırma kanallarına sprey sıkmayı dener ancak sorun tamamen mekaniktir. Sıvı kaçıran bir kalorifer peteği, siz klima paneliyle oynadıkça içeriye antifriz buharı pompalamaya devam eder.
Peki, bu sızıntı tam olarak nerede gerçekleşiyor ve o sıvı sürücü kabinine nasıl ulaşıyor? Genellikle torpido gözünün arka alt kısmında yer alan kalorifer radyatörü, yıpranmış bağlantı hortumları veya çürümüş gözenekleri nedeniyle basınç altındayken sızıntı yapmaya başlar. Sızan bu sıcak sıvı hava akımıyla buharlaşır; hatta bazen paspasların üzerine kadar damlayıp halıda ıslaklık bırakabilir. Aracın motorundaki soğutma suyu seviyesini sık sık kontrol etmek, bu sorunun büyüklüğünü anlamak için atılacak en mantıklı adımdır.
Ön camdaki buğuyu gidermek için havalandırmayı açtığınızda camın iç yüzeyinde yağlı bir katman oluşuyorsa, durum neredeyse kesinleşmiştir. Sıradan bir su buharı bezle silindiğinde kolayca geçerken, antifriz buharı camda vıcık vıcık, leke bırakan bir tabaka oluşturur. Silersiniz ama o yağlı tabaka camda dağılır durur, görüşü tamamen kapatır... Camdaki bu yağlı film tabakası ile kaloriferden yayılan tatlımsı koku aynı anda görülüyorsa, başka bir arama yapmaya pek de gerek kalmaz.
Bu kokuya uzun süre maruz kalmak sadece sürüş konforunu bozmakla kalmaz, sağlık açısından da hiç istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Sonuçta solunan şey doğrudan buharlaşmış ağır bir kimyasaldır ve kapalı alanda uzun süre teneffüs edilmesi baş ağrısı veya gözlerde yanma yapabilir. Camları hafifçe aralamak geçici bir rahatlama sağlasa da, esas çözüm sızıntı yapan radyatör parçasının tamir edilmesinden ya da yenisiyle değiştirilmesinden geçer. Kalorifer peteğini tıkama iddiasında olan toz veya sıvı radyatör tıkama katkılarından uzak durmak, motorun diğer soğutma kanallarını tıkamamak adına kritik bir tercihtir.