Olgun Usta
Kayıtlı Kullanıcı
İlk gecede kan kaybetmek zorunlu bir kural mıdır yoksa tamamen uydurulmuş bir şehir efsanesi mi? Meseleye tıbbi açıdan bakarsak, o bahsettiğimiz yapı aslında kapalı bir zar falan değil, esnek ve damarsız bir doku kıvrımı. Yani doğru uyarılma sağlandığında, yeterli ıslanma gerçekleştiğinde ve partnerler acele etmediğinde oradan bir damla bile kan gelmeyebilir. Hatta kadınların büyük bir çoğunluğunda ilk birleşmede kanama falan yaşanmaz, bu son derece doğal bir fizyolojik durumdur.
Toplum olarak kafamızda öyle bir algı yaratmışız ki, kan gelmeyince bir şeylerin yanlış gittiğini sanıyoruz abi. Korkuyoruz, panikliyoruz, karşı tarafı suçlamaya kalkıyoruz... Oysa o anki kasılmalar, yüksek stres seviyesi ve bilgisizlik yüzünden oluşan doku zedelenmeleridir kanamaya sebep olan. Yıllarca bize anlatılan o hikayeler tamamen kulaktan dolma bilgi kirliliğinden ibaret.
Zorlamamak lazım işte. Beden kendini hazır hissetmiyorsa, kaslar istemsizce kasılıyorsa ısrar etmenin hiçbir mantığı yok. Yavaş kalmak, birbirini tanımaya zaman tanımak, o anın baskısını tamamen ortadan kaldırmak gerekiyor. Eğer ortamda korku varsa, vücut kendini savunmaya alır ve o zaman dokular zarar görür, işte tam olarak bu yüzden kanama oluşur.
Hiç düşündünüz mü, neden bu konuyu bu kadar tabulaştırdık ve bir namus göstergesi haline getirdik? İnsan anatomisi standart bir fabrika çıkışı değildir ki, herkesin esneklik oranı, doku kalınlığı, damar yapısı bambaşka. Bazen ilk ilişkide hiçbir şey hissetmezsin ve tek damla renk görmezsin, bazen de hafif bir pembe lekelenme olur geçer. İkisi de tamamen normal, ikisi de insan bedeninin sıradan bir reaksiyonu.
Geç karşısına, açıkça konuş partnerinle. Kendini kasmadan, beklentiye girmeden, sırf bir prosedürü tamamlamak için hareket etmeden anın tadını çıkarmaya bak. Bir doktor gözüyle de baksan, yılların deneyimiyle de incelesen tablo değişmiyor; zorlamanın olduğu yerde hasar olur, sakinliğin olduğu yerde uyum. Vallahi billahi şu gereksiz baskıyı üstünüzden attığınız an her şey kendiliğinden çözülecek zaten.
Kanama olmadı diye kendini veya karşındakini sorgulamak yapacağın en büyük cehalet olur. Bedenin sana verdiği sinyalleri dinle, kulaktan dolma mahalle efsanelerine değil bilime ve kendi hissiyatına kulak ver. Zaten gerginlik bittiğinde, zihin rahatladığında o korkulan senaryoların hiçbiri yaşanmıyor...
Toplum olarak kafamızda öyle bir algı yaratmışız ki, kan gelmeyince bir şeylerin yanlış gittiğini sanıyoruz abi. Korkuyoruz, panikliyoruz, karşı tarafı suçlamaya kalkıyoruz... Oysa o anki kasılmalar, yüksek stres seviyesi ve bilgisizlik yüzünden oluşan doku zedelenmeleridir kanamaya sebep olan. Yıllarca bize anlatılan o hikayeler tamamen kulaktan dolma bilgi kirliliğinden ibaret.
Zorlamamak lazım işte. Beden kendini hazır hissetmiyorsa, kaslar istemsizce kasılıyorsa ısrar etmenin hiçbir mantığı yok. Yavaş kalmak, birbirini tanımaya zaman tanımak, o anın baskısını tamamen ortadan kaldırmak gerekiyor. Eğer ortamda korku varsa, vücut kendini savunmaya alır ve o zaman dokular zarar görür, işte tam olarak bu yüzden kanama oluşur.
Hiç düşündünüz mü, neden bu konuyu bu kadar tabulaştırdık ve bir namus göstergesi haline getirdik? İnsan anatomisi standart bir fabrika çıkışı değildir ki, herkesin esneklik oranı, doku kalınlığı, damar yapısı bambaşka. Bazen ilk ilişkide hiçbir şey hissetmezsin ve tek damla renk görmezsin, bazen de hafif bir pembe lekelenme olur geçer. İkisi de tamamen normal, ikisi de insan bedeninin sıradan bir reaksiyonu.
Geç karşısına, açıkça konuş partnerinle. Kendini kasmadan, beklentiye girmeden, sırf bir prosedürü tamamlamak için hareket etmeden anın tadını çıkarmaya bak. Bir doktor gözüyle de baksan, yılların deneyimiyle de incelesen tablo değişmiyor; zorlamanın olduğu yerde hasar olur, sakinliğin olduğu yerde uyum. Vallahi billahi şu gereksiz baskıyı üstünüzden attığınız an her şey kendiliğinden çözülecek zaten.
Kanama olmadı diye kendini veya karşındakini sorgulamak yapacağın en büyük cehalet olur. Bedenin sana verdiği sinyalleri dinle, kulaktan dolma mahalle efsanelerine değil bilime ve kendi hissiyatına kulak ver. Zaten gerginlik bittiğinde, zihin rahatladığında o korkulan senaryoların hiçbiri yaşanmıyor...