Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonun arkasına geçip klimayı en sıcak dereceye ayarladıktan sonra sağ menfezden buz gibi hava gelmesi tam anlamıyla sinir harbidir. Göğüs torpidosunun derinliklerinde tıkır tıkır çalışan küçük bir plastik klape, siz içeride konfor beklerken kendi bildiğini okumaya başlar. Çift bölgeli iklimlendirme sistemlerinde sıkça karşılaştığımız bu dengesizlik, aktüatör motorunun dişli sıyırmasından veya kapağın mekanik olarak sıkışmasından kaynaklanır. Sürücü tarafı fırın gibi olurken yolcu tarafının kutup soğuğuyla baş başa kalması... Aslında hatanın ilk ve en belirgin imzası tam olarak budur.
Klima panelinden sıcaklık derecesini değiştirdiğiniz an torpidonun arkasından gelen o ritmik "tık-tık-tık" sesini duymuş olabilirsiniz. Karışım kapağını hareket ettiren minik servo motor, kapağı doğru konuma getirmeye çalışırken kırılan plastik dişliler nedeniyle boşa dönmeye başlar. Sesi duymamazlıktan gelmek sorunu çözmüyor tabii, aksine motor kendi kendini zorladıkça içindeki elektronik kartı yakma riski artıyor. Bazen sadece sıcak-soğuk geçişlerinde birkaç saniye sürer bu tıkırtı, bazense kontak açık olduğu sürece aralıksız devam eder.
Sıcaklık ayarını en düşüğe getirmenize rağmen havalandırmadan hala Ilık hava gelmeye devam ediyorsa karışım kapağı sıcak konumda takılı kalmış demektir. Soğuk hava kanalı tamamen kapalı kaldığı için klima kompresörü devreye girse dahi içeriye istenen serinlik asla ulaşamaz. Sistem soğutma gazını eksiksiz pompalar, fanlar tam güçle döner ama o küçük kapak geçit vermediği için kabin içi bir türlü serinlemez. Yazın ortasında kaloriferi açık unutmuş gibi seyahat etmek zorunda kalırsınız.
Gösterge panelinde dereceyi artırdığınızda havanın ısınması saniyeler sürmemeli, kademeli ama kararlı bir şekilde hissedilmelidir. Isı değişiminin çok yavaş gerçekleşmesi veya dereceleri değiştirdikten ancak birkaç dakika sonra havanın ısınmaya başlaması kapağın rahat hareket edemediğini gösterir. Yıllar içinde biriken toz, nem ve deforme olan sünger contalar kapağın ekseni etrafında rahatça dönmesini engeller. Mekanik direnç arttıkça kontrol ünitesi durumu bir arıza olarak algılayabilir ve kapağı güvenli moda alabilir.
Bazen arızanın kaynağı kapağın kendisi değil, onu yöneten klima kontrol paneli veya iç sıcaklık sensörleridir. Sensör kabin sıcaklığını yanlış ölçtüğünde karışım kapağına hatalı komutlar gönderir ve kapak sürekli kararsız şekilde açılıp kapanır. Otomatik klimayı 22 dereceye ayarladığınızda sistemin bir sıcak bir soğuk hava üflemesi bu iletişim kopukluğunun belirgin bir göstergesidir. Doğru teşhis koyabilmek için öncelikle arıza tespit cihazı üzerinden klape konum verilerini canlı olarak izlemek gerekir.
Sorunu çözmek için hemen torpidoyu söküp göğsü indirmeye kalkışmak yapılan en büyük hatalardan biridir. Bazı araç modellerinde karışım kapağı aktüatörüne pedal bölgesinden veya torpido gözünün arkasından oldukça kolay ulaşılabiliyor. Sadece motorun değişimiyle kurtarılabilecek bir arıza için tüm ön konsolu demonte etmek hem gereksiz işçilik maliyeti çıkarır hem de sonrasında kabin içinde tıkırtı seslerine yol açar. Önce basit kontrollerden başlamak, sigortaları ve adaptasyon ayarlarını kontrol etmek her zaman en mantıklı yoldur.
Klima panelinden sıcaklık derecesini değiştirdiğiniz an torpidonun arkasından gelen o ritmik "tık-tık-tık" sesini duymuş olabilirsiniz. Karışım kapağını hareket ettiren minik servo motor, kapağı doğru konuma getirmeye çalışırken kırılan plastik dişliler nedeniyle boşa dönmeye başlar. Sesi duymamazlıktan gelmek sorunu çözmüyor tabii, aksine motor kendi kendini zorladıkça içindeki elektronik kartı yakma riski artıyor. Bazen sadece sıcak-soğuk geçişlerinde birkaç saniye sürer bu tıkırtı, bazense kontak açık olduğu sürece aralıksız devam eder.
Sıcaklık ayarını en düşüğe getirmenize rağmen havalandırmadan hala Ilık hava gelmeye devam ediyorsa karışım kapağı sıcak konumda takılı kalmış demektir. Soğuk hava kanalı tamamen kapalı kaldığı için klima kompresörü devreye girse dahi içeriye istenen serinlik asla ulaşamaz. Sistem soğutma gazını eksiksiz pompalar, fanlar tam güçle döner ama o küçük kapak geçit vermediği için kabin içi bir türlü serinlemez. Yazın ortasında kaloriferi açık unutmuş gibi seyahat etmek zorunda kalırsınız.
Gösterge panelinde dereceyi artırdığınızda havanın ısınması saniyeler sürmemeli, kademeli ama kararlı bir şekilde hissedilmelidir. Isı değişiminin çok yavaş gerçekleşmesi veya dereceleri değiştirdikten ancak birkaç dakika sonra havanın ısınmaya başlaması kapağın rahat hareket edemediğini gösterir. Yıllar içinde biriken toz, nem ve deforme olan sünger contalar kapağın ekseni etrafında rahatça dönmesini engeller. Mekanik direnç arttıkça kontrol ünitesi durumu bir arıza olarak algılayabilir ve kapağı güvenli moda alabilir.
Bazen arızanın kaynağı kapağın kendisi değil, onu yöneten klima kontrol paneli veya iç sıcaklık sensörleridir. Sensör kabin sıcaklığını yanlış ölçtüğünde karışım kapağına hatalı komutlar gönderir ve kapak sürekli kararsız şekilde açılıp kapanır. Otomatik klimayı 22 dereceye ayarladığınızda sistemin bir sıcak bir soğuk hava üflemesi bu iletişim kopukluğunun belirgin bir göstergesidir. Doğru teşhis koyabilmek için öncelikle arıza tespit cihazı üzerinden klape konum verilerini canlı olarak izlemek gerekir.
Sorunu çözmek için hemen torpidoyu söküp göğsü indirmeye kalkışmak yapılan en büyük hatalardan biridir. Bazı araç modellerinde karışım kapağı aktüatörüne pedal bölgesinden veya torpido gözünün arkasından oldukça kolay ulaşılabiliyor. Sadece motorun değişimiyle kurtarılabilecek bir arıza için tüm ön konsolu demonte etmek hem gereksiz işçilik maliyeti çıkarır hem de sonrasında kabin içinde tıkırtı seslerine yol açar. Önce basit kontrollerden başlamak, sigortaları ve adaptasyon ayarlarını kontrol etmek her zaman en mantıklı yoldur.