Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
VTEC denilen o efsanevi teknoloji işini yapmayı bıraktığında, motorun sesindeki o karakteristik değişim birdenbire sessizliğe gömülür ve sen kendini aniden sağ şeritte, tekleven bir makinenin içinde bulursun.
Yağ basıncı düşerse VTEC beyni kafayı yer, çünkü bu sistem tam anlamıyla hidrolik bir basınç oyunudur ve en ufak bir yağ eksikliğinde bütün senaryo altüst olur.
Soleni valfinin içi tıkanmış olabilir mi, bakmak lazım... Pislik ve tortu oraya bir kez yerleştiğinde solenoid valf görevini yapamaz hale gelir ve o yüksek devirlerde beklenen canlanma bir türlü gerçekleşmez.
Motor yağını zamanında değiştirmemek bu motorların adeta ölüm fermanıdır; çünkü kalitesiz ya da ömrünü tamamlamış yağ kanalları tıkıyor ve VTEC pistonlarına o hayat kurtaran basıncı ulaştırmıyor.
Gösterge panelinde yanıp sönen o arıza lambası bazen sadece geçici bir uyarı gibidir ama asıl mesele sensör arızalarından kaynaklanan yanlış basınç verileridir.
Sübap ayarları bozulduğunda motorun nefesi kesilir, pistonlar ve külbütör adeta senkronunu kaybeder ve VTEC devreye girmek istese bile mekanik direnç yüzünden bunu başaramaz.
Aracın çekişten düştüğünü hissettiğin o anda gaz pedalına biraz daha yüklenmek sadece yakıt tüketimini artırır, sorunu çözmek için önce yağa ve filtrelere yakından bakmak gerekir.
Elektronik beyin yani ECU, motordan gelen anlık verileri doğru okuyamadığında VTEC sistemine yanlış komut gönderir ve motor koruma moduna geçerek devir çevirmeyi reddeder.
Kablolama sistemindeki en ufak bir oksitlenme veya soket gevşekliği bile bütün bu mekanik harikayı çöp edebilir, bazen sadece küçük bir temassızlık tüm sistemi kiliseler.
Bakımları aksatılmamış bir Honda saat gibi çalışır ama VTEC arızası kapıyı çaldığında parça değiştirmekten ziyade sistemin neden suskunlaştığını anlamak en doğrusudur.
Yağ basıncı düşerse VTEC beyni kafayı yer, çünkü bu sistem tam anlamıyla hidrolik bir basınç oyunudur ve en ufak bir yağ eksikliğinde bütün senaryo altüst olur.
Soleni valfinin içi tıkanmış olabilir mi, bakmak lazım... Pislik ve tortu oraya bir kez yerleştiğinde solenoid valf görevini yapamaz hale gelir ve o yüksek devirlerde beklenen canlanma bir türlü gerçekleşmez.
Motor yağını zamanında değiştirmemek bu motorların adeta ölüm fermanıdır; çünkü kalitesiz ya da ömrünü tamamlamış yağ kanalları tıkıyor ve VTEC pistonlarına o hayat kurtaran basıncı ulaştırmıyor.
Gösterge panelinde yanıp sönen o arıza lambası bazen sadece geçici bir uyarı gibidir ama asıl mesele sensör arızalarından kaynaklanan yanlış basınç verileridir.
Sübap ayarları bozulduğunda motorun nefesi kesilir, pistonlar ve külbütör adeta senkronunu kaybeder ve VTEC devreye girmek istese bile mekanik direnç yüzünden bunu başaramaz.
Aracın çekişten düştüğünü hissettiğin o anda gaz pedalına biraz daha yüklenmek sadece yakıt tüketimini artırır, sorunu çözmek için önce yağa ve filtrelere yakından bakmak gerekir.
Elektronik beyin yani ECU, motordan gelen anlık verileri doğru okuyamadığında VTEC sistemine yanlış komut gönderir ve motor koruma moduna geçerek devir çevirmeyi reddeder.
Kablolama sistemindeki en ufak bir oksitlenme veya soket gevşekliği bile bütün bu mekanik harikayı çöp edebilir, bazen sadece küçük bir temassızlık tüm sistemi kiliseler.
Bakımları aksatılmamış bir Honda saat gibi çalışır ama VTEC arızası kapıyı çaldığında parça değiştirmekten ziyade sistemin neden suskunlaştığını anlamak en doğrusudur.