Hakan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah işe gitmek için marşa bastığında o lanet arıza lambasının yanıp sönmesi bütün gününün zehir olması için yeter de artar bile... OBD cihazını bağladın ve ekranda o ezber bozan kodu gördün; P0420. Katalitik konvertör sistemi eşik değeri altında verimsizlik... Kulağa ne kadar da soğuk ve ruhsuz geliyor değil mi? Aslında bu araba sana sessizce "ciğerlerim doldu, nefes alamıyorum" diyor.
Katalitik konvertör denilen o metal kutu, motorun attığı zehirli gazları zararsız hale getiren modern zaman bacasıdır. İçindeki değerli metaller sayesinde zehirli karbon monoksiti temizlerken arkadaki ikinci oksijen sensörü de bu işin düzgün yapılıp yapılmadığını sürekli denetler. Sensörler bir tuhaflık sezdiğinde, yani girişle çıkış arasındaki değerler birbirine fazla benzemeye başladığında beyin hemen bu arızayı patlatır... Peki bu parça durup dururken neden bozulur ki?
Kalitesiz yakıt kullanmak bu işin 1 numaralı katilidir, bunu bilmeyen yoktur herhalde. Yanma odasındaki en ufak bir aksaklık, örneğin arızalı bir buji veya kaçıran bir enjektör, çiğ benzinin doğrudan konvertörün içine dolmasına yol açar. Orada alev alıp eriyen seramik petekler bir süre sonra tamamen tıkanır ve motor adeta boğulmaya başlar. Arabanın gidişindeki o isteksizlik, yokuşlarda bayılmalar hep bu yüzden...
Her P0420 kodu yandığında elini cebine atıp konvertör değiştirmek büyük bir safsatadan başka bir şey değil. Ustaların hemen "değişmesi lazım" demesine bakma sakın; bazen sadece egzoz manifoldunda ufak bir kaçak vardır ya da oksijen sensörü kablosu ısıdan kavrulmuştur. Can damarı olan o sensörler doğru veri yollamadığı sürece dünyanın parasını verip orijinal konvertör taktırsan bile o lamba yine yanar... Önce gerçeği bulmak lazım.
Bu arızayı ucuz yollu atlatmak için internette satılan o siyasî "konvertör temizleyici" sıvılara pek de güvenmemek gerek. Tıkanmış bir peteği kimyasalayla eski haline getirmek mahallenin tamircisinin masalından öteye gitmez. Gerçekten kalıcı bir çözüm istiyorsan altını üstünü iyice kontrol ettirmeli, egzoz kaçaklarını öncelikle ortadan kaldırmalısın... Yoksa paran çöpe gider, sinirlerin de bonusu olur.
Katalitik konvertör denilen o metal kutu, motorun attığı zehirli gazları zararsız hale getiren modern zaman bacasıdır. İçindeki değerli metaller sayesinde zehirli karbon monoksiti temizlerken arkadaki ikinci oksijen sensörü de bu işin düzgün yapılıp yapılmadığını sürekli denetler. Sensörler bir tuhaflık sezdiğinde, yani girişle çıkış arasındaki değerler birbirine fazla benzemeye başladığında beyin hemen bu arızayı patlatır... Peki bu parça durup dururken neden bozulur ki?
Kalitesiz yakıt kullanmak bu işin 1 numaralı katilidir, bunu bilmeyen yoktur herhalde. Yanma odasındaki en ufak bir aksaklık, örneğin arızalı bir buji veya kaçıran bir enjektör, çiğ benzinin doğrudan konvertörün içine dolmasına yol açar. Orada alev alıp eriyen seramik petekler bir süre sonra tamamen tıkanır ve motor adeta boğulmaya başlar. Arabanın gidişindeki o isteksizlik, yokuşlarda bayılmalar hep bu yüzden...
Her P0420 kodu yandığında elini cebine atıp konvertör değiştirmek büyük bir safsatadan başka bir şey değil. Ustaların hemen "değişmesi lazım" demesine bakma sakın; bazen sadece egzoz manifoldunda ufak bir kaçak vardır ya da oksijen sensörü kablosu ısıdan kavrulmuştur. Can damarı olan o sensörler doğru veri yollamadığı sürece dünyanın parasını verip orijinal konvertör taktırsan bile o lamba yine yanar... Önce gerçeği bulmak lazım.
Bu arızayı ucuz yollu atlatmak için internette satılan o siyasî "konvertör temizleyici" sıvılara pek de güvenmemek gerek. Tıkanmış bir peteği kimyasalayla eski haline getirmek mahallenin tamircisinin masalından öteye gitmez. Gerçekten kalıcı bir çözüm istiyorsan altını üstünü iyice kontrol ettirmeli, egzoz kaçaklarını öncelikle ortadan kaldırmalısın... Yoksa paran çöpe gider, sinirlerin de bonusu olur.