Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Honda kullanıcılarının yaz aylarında sıklıkla karşılaştığı iklimlendirme kilitlenmeleri, aslında doğrudan sistemin aşırı yük koruma mekanizmasıyla ilişkilidir. Isı sensörlerinin yüksek dış sıcaklıkta ilettiği hatalı sinyaller, kompresörün aniden devre dışı kalmasına yol açabiliyor. Gösterge panelinde hiçbir uyarı ışığı yanmazken havalandırmadan bir anda sıcak hava esmeye başlaması... Sürücüde tam anlamıyla bir şaşkınlık yaratıyor bu durum. Termal genleşme valfindeki tıkanmalar da basınç dengesini bozduğu için benzer bir kilitlenmeye zemin hazırlayabilir.
Klimadan gelen o tuhaf uğultu sesini ilk duyduğunuzda ne yapıyorsunuz? Çoğu sürücü sesin fan motorundan geldiğini düşünür ama asıl şüpheli genellikle kompresör debriyaj rulmanıdır. Aşınan rulmanlar zamanla yüksek sürtünme üreterek sistemin mekanik olarak kilitlenmesine yol açabilir. Bazen de soğutucu gaz seviyesindeki ufak bir düşüş, kompresörün yağsız kalmasına ve içerideki pistonların çizilmesine sebep olur. Sesin kaynağını doğru teşhis etmek, sizi çok daha büyük bir masraftan kurtaracaktır.
Elektrik altyapısındaki ufak bir aksaklık, iklimlendirme konforunu bir anda kâbusa çevirmeye yeter. Honda modellerinde özellikle sigorta kutusunda yer alan kompresör rölesinin yapışıp kalması çok sık rastlanan bir durumdur. Kontak açık olduğu hâlde düğmenin komutlarına yanıt vermeyen bir havalandırma paneli... Rölenin oksitlenmesi veya iç temas noktalarının erimesi, elektriksel iletimi tamamen keser. Bazen sadece beş liralık bir parçanın bozulması, koca iklimlendirme ünitesini devre dışı bırakabiliyor.
Soğutma performansının kademeli olarak düşmesi, genellikle gözle görülmeyen mikro kaçakların habercisidir. Ön tamponun hemen arkasında yer alan kondanser, yoldan fırlayan küçük taşlara son derece açık bir konumdadır. Taş çarpmaları sonucu alüminyum peteklerde oluşan kılcal delikler, gazın yavaş yavaş atmosfere sızmasına neden olur. Sistemde gaz kalmadığında ise basınç sensörü devreye girer ve kompresörün çalışmasını engeller. Düzenli olarak UV boyalı gaz kontrolü yaptırmak, bu sızıntıların yerini tespit etmeyi oldukça kolaylaştırır.
Kabin içine yayılan nemli ve basık kokuyu sadece bir parfümle maskelemeye çalışmak oldukça büyük bir hatadır. Evaporatör peteklerinin üzerinde biriken nem, zamanla bakteri ve mantar kolonileri için mükemmel bir üreme alanına dönüşür. Polen filtresini zamanında değiştirmemek, havalandırma kanallarındaki hava akışını kısıtlayarak evaporatörün buz tutmasına da yol açabilir. Yüksek nemli günlerde klimayı kapatmadan birkaç dakika önce sadece fanı çalıştırarak sistemi kurutmak, bu birikintilerin önüne geçmek için oldukça pratik bir adımdır.
İklimlendirme sisteminin ömrünü uzatmak aslında karmaşık prosedürler gerektirmez, sadece doğru alışkanlıklar ister. Kış aylarında bile ayda en az bir kez klimayı ten dakikalığına çalıştırmak, sızdırmazlık contalarının kuruyup çatlamasını önler. Çalışmayan sistemdeki yağ dibe çöker ve hareketli parçalar korumasız kalır. Aracınızı yüksek devirde sürerken klimayı aniden devreye sokmaktan kaçınmalı, bu işlemi rölanti veya düşük devir anlarında gerçekleştirmelisiniz. Küçük ayrıntılara gösterilen bu özen, uzun vadede sistemin ilk günkü verimini korumasını sağlar.
Klimadan gelen o tuhaf uğultu sesini ilk duyduğunuzda ne yapıyorsunuz? Çoğu sürücü sesin fan motorundan geldiğini düşünür ama asıl şüpheli genellikle kompresör debriyaj rulmanıdır. Aşınan rulmanlar zamanla yüksek sürtünme üreterek sistemin mekanik olarak kilitlenmesine yol açabilir. Bazen de soğutucu gaz seviyesindeki ufak bir düşüş, kompresörün yağsız kalmasına ve içerideki pistonların çizilmesine sebep olur. Sesin kaynağını doğru teşhis etmek, sizi çok daha büyük bir masraftan kurtaracaktır.
Elektrik altyapısındaki ufak bir aksaklık, iklimlendirme konforunu bir anda kâbusa çevirmeye yeter. Honda modellerinde özellikle sigorta kutusunda yer alan kompresör rölesinin yapışıp kalması çok sık rastlanan bir durumdur. Kontak açık olduğu hâlde düğmenin komutlarına yanıt vermeyen bir havalandırma paneli... Rölenin oksitlenmesi veya iç temas noktalarının erimesi, elektriksel iletimi tamamen keser. Bazen sadece beş liralık bir parçanın bozulması, koca iklimlendirme ünitesini devre dışı bırakabiliyor.
Soğutma performansının kademeli olarak düşmesi, genellikle gözle görülmeyen mikro kaçakların habercisidir. Ön tamponun hemen arkasında yer alan kondanser, yoldan fırlayan küçük taşlara son derece açık bir konumdadır. Taş çarpmaları sonucu alüminyum peteklerde oluşan kılcal delikler, gazın yavaş yavaş atmosfere sızmasına neden olur. Sistemde gaz kalmadığında ise basınç sensörü devreye girer ve kompresörün çalışmasını engeller. Düzenli olarak UV boyalı gaz kontrolü yaptırmak, bu sızıntıların yerini tespit etmeyi oldukça kolaylaştırır.
Kabin içine yayılan nemli ve basık kokuyu sadece bir parfümle maskelemeye çalışmak oldukça büyük bir hatadır. Evaporatör peteklerinin üzerinde biriken nem, zamanla bakteri ve mantar kolonileri için mükemmel bir üreme alanına dönüşür. Polen filtresini zamanında değiştirmemek, havalandırma kanallarındaki hava akışını kısıtlayarak evaporatörün buz tutmasına da yol açabilir. Yüksek nemli günlerde klimayı kapatmadan birkaç dakika önce sadece fanı çalıştırarak sistemi kurutmak, bu birikintilerin önüne geçmek için oldukça pratik bir adımdır.
İklimlendirme sisteminin ömrünü uzatmak aslında karmaşık prosedürler gerektirmez, sadece doğru alışkanlıklar ister. Kış aylarında bile ayda en az bir kez klimayı ten dakikalığına çalıştırmak, sızdırmazlık contalarının kuruyup çatlamasını önler. Çalışmayan sistemdeki yağ dibe çöker ve hareketli parçalar korumasız kalır. Aracınızı yüksek devirde sürerken klimayı aniden devreye sokmaktan kaçınmalı, bu işlemi rölanti veya düşük devir anlarında gerçekleştirmelisiniz. Küçük ayrıntılara gösterilen bu özen, uzun vadede sistemin ilk günkü verimini korumasını sağlar.