Burak Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah arabanın başına geçip tekerleklerin arasına baktığınızda o çirkin, turuncu tabakayı görmek canınızı sıkabilir. Yağmurlu bir gecenin ardından ya da aracı birkaç gün nemli bir yerde bıraktığınızda hemen beliriverir bu pas lekeleri. Endişelenmeyin, aslında bu durum döküm demir malzemelerin doğasında var. Oksijen ve nem bir araya geldiği an, metal yüzey havayla reaksiyona girer ve o tanıdık tabaka oluşur. Çoğu zaman bu sadece yüzeysel bir kozmetik sorundur, yani diskinizin tamamen çürüdüğü anlamına gelmez.
Yola çıkıp ilk fren pedalına bastığınızda alt taraftan garip, sürtünme sesine benzer bir kıtırtı duyabilirsiniz. Balatalar o paslı yüzeyi kazımaya çalışırken bu sesin çıkması son derece normaldir. Birkaç kilometrelik sürüşün ardından, normal dur-kalklarla birlikte o gürültü kendiliğinden kaybolur. Metal metale sürttükçe disk kendi kendini temizler aslında. Zaten sürekli kullanılan bir arabada pasın kalıcı olması pek mümkün değildir.
Aracınızı aylarca kapının önünde yatırdıysanız işte o zaman işin rengi biraz değişiyor... Nem metalin derinliklerine işledikçe pas sadece yüzeyde kalmaz, diskin yapısını kemirmeye başlar. Derin korozyon dediğimiz bu durum, disk yüzeyinde mikro çukurlar ve dalgalanmalar yaratır. Direksiyonda hissettiğiniz o hafif titreme var ya, sebebi büyük ihtimalle budur. Balata artık dümdüz bir zemine değil, pürüzlü ve bozulmuş bir yüzeye tutunmaya çalışıyordur çünkü.
Fren mesafenizin eskisi gibi olmadığını, pedalın ayağınızın altında biraz daha yumuşak veya hissiz kaldığını fark ettiniz mi hiç? Yüzeydeki yoğun pas tabakası, balatanın diski tam anlamıyla kavramasına engel olur. Sürtünme katsayısı düştüğü için araba durmakta zorlanır, siz de pedala daha çok yüklenmek zorunda kalırsınız. Güvenli bir duruş için temiz ve pürüzsüz bir temas yüzeyi şart. Sürtünme zayıflarsa, durmanız gereken yerde duramazsınız.
Böyle bir durumda hemen sanayiye koşup diskleri değiştirmek zorunda değilsiniz, acele etmeyin. Bazen sadece hafif bir zımpara işlemi ya da tornalama, diskleri eski sağlığına kavuşturabilir. Tabii disk kalınlığının kurtarma sınırları içinde olması kaydıyla... Eğer metalin et kalınlığı emniyet sınırının altına düşmüşse, macera aramaya gerek yok. Yeni bir çift disk almak, riske girmekten her zaman daha iyidir.
Yola çıkıp ilk fren pedalına bastığınızda alt taraftan garip, sürtünme sesine benzer bir kıtırtı duyabilirsiniz. Balatalar o paslı yüzeyi kazımaya çalışırken bu sesin çıkması son derece normaldir. Birkaç kilometrelik sürüşün ardından, normal dur-kalklarla birlikte o gürültü kendiliğinden kaybolur. Metal metale sürttükçe disk kendi kendini temizler aslında. Zaten sürekli kullanılan bir arabada pasın kalıcı olması pek mümkün değildir.
Aracınızı aylarca kapının önünde yatırdıysanız işte o zaman işin rengi biraz değişiyor... Nem metalin derinliklerine işledikçe pas sadece yüzeyde kalmaz, diskin yapısını kemirmeye başlar. Derin korozyon dediğimiz bu durum, disk yüzeyinde mikro çukurlar ve dalgalanmalar yaratır. Direksiyonda hissettiğiniz o hafif titreme var ya, sebebi büyük ihtimalle budur. Balata artık dümdüz bir zemine değil, pürüzlü ve bozulmuş bir yüzeye tutunmaya çalışıyordur çünkü.
Fren mesafenizin eskisi gibi olmadığını, pedalın ayağınızın altında biraz daha yumuşak veya hissiz kaldığını fark ettiniz mi hiç? Yüzeydeki yoğun pas tabakası, balatanın diski tam anlamıyla kavramasına engel olur. Sürtünme katsayısı düştüğü için araba durmakta zorlanır, siz de pedala daha çok yüklenmek zorunda kalırsınız. Güvenli bir duruş için temiz ve pürüzsüz bir temas yüzeyi şart. Sürtünme zayıflarsa, durmanız gereken yerde duramazsınız.
Böyle bir durumda hemen sanayiye koşup diskleri değiştirmek zorunda değilsiniz, acele etmeyin. Bazen sadece hafif bir zımpara işlemi ya da tornalama, diskleri eski sağlığına kavuşturabilir. Tabii disk kalınlığının kurtarma sınırları içinde olması kaydıyla... Eğer metalin et kalınlığı emniyet sınırının altına düşmüşse, macera aramaya gerek yok. Yeni bir çift disk almak, riske girmekten her zaman daha iyidir.