Yusuf Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sanayiye her gittiğimizde usta bilgisayarı arabaya bağlayıp her şeyi göreceğini söyler ya, işte orada kafalar biraz karışıyor. Aracın beynine bağlanan o küçük kutular gerçekten harikalar yaratıyor, kabul. Ama her parçanın dilinden anlamıyor bu cihazlar... Hatta mekanik aksamların çoğundan hiç ama hiç anlamıyorlar desek yeridir.
Direksiyonu çevirdiğinizde tekerlerin arasından görünen o parlak metal diskler varya, işte onların halini kodlarla okumak pek mümkün değil. OBD dediğimiz sistem araçtaki sensörlerden gelen elektriksel verileri toplar sadece. Fren diskinin üzerinde bir sensör yok ki, aşındım ya da çizildim diye beyne haber versin... Disk kendi halinde, sürtünmeyle eriyip giden garip bir demir parçası sonuçta.
Arabanın arıza lambası yandığında hemen frenlerden şüphelenip cihazı takıyoruz bazen. Bilgisayar ekrandan bize ABS sensörünü söyler, hatayı gösterir ama diskin incelip incelmediğini asla söyleyemez. Yani o cihaz sadece kablolu, elektrikli işlere kafası basan bir elektronik beyin okuyucu. Diskin üzerindeki pası, paslanmayı, eğilmeyi nereden bilsin...
Geçenlerde bir arkadaşım "cihazda fren hatası çıkmadı, disklerim sağlamdır herhalde" diyordu, içimden bir cız etti. Bazen gözümüzle gördüğümüz, elimizle tuttuğumuz şeylere inanmak yerine teknolojiye gereğinden fazla güveniyoruz galiba. Şöyle eğilip jantın arasından içeri bakmak varken cihazdan medet ummak biraz kolaya kaçmak oluyor sanki...
Gözle kontrolün yerini hiçbir kablo tutamaz bu hususta. Diskin yüzeyindeki o derin çizikleri, tırnağınıza takılan o pürüzleri hissetmek için sanayideki bir ustanın parmak uçları lazım bize. Ya da bir kumpas alıp kalınlığını ölçmek gerek... Mekanik bir sorunu dijital bir araçla çözmeye çalışmak biraz garip kalıyor haliyle.
Fren pedalına bastığınızda ayağınızın altında bir titreme hissediyorsanız, araba size bir şeyler anlatmaya çalışıyordur zaten. Bu titremeyi OBD cihazının ekranında bir arıza kodu olarak aramak zaman kaybından başka bir şey değil. Disk yamulmuştur, ısıdan formu bozulmuştur... Ekrana bakmayı bırakıp doğrudan tekeri söktürmek en iyisi.
Yani lafın kısası, aracımızın her derdini o küçük bilgisayar kutularına soramayız. Elektronik aksamlar cihazın işi ama fren diski gibi kaba mekanik parçalar tamamen fiziki muayene ister. Aracınızı seviyorsanız ara sıra eğilip jantların arkasına bir göz atın, disklere şöyle bir bakın yeter...
Direksiyonu çevirdiğinizde tekerlerin arasından görünen o parlak metal diskler varya, işte onların halini kodlarla okumak pek mümkün değil. OBD dediğimiz sistem araçtaki sensörlerden gelen elektriksel verileri toplar sadece. Fren diskinin üzerinde bir sensör yok ki, aşındım ya da çizildim diye beyne haber versin... Disk kendi halinde, sürtünmeyle eriyip giden garip bir demir parçası sonuçta.
Arabanın arıza lambası yandığında hemen frenlerden şüphelenip cihazı takıyoruz bazen. Bilgisayar ekrandan bize ABS sensörünü söyler, hatayı gösterir ama diskin incelip incelmediğini asla söyleyemez. Yani o cihaz sadece kablolu, elektrikli işlere kafası basan bir elektronik beyin okuyucu. Diskin üzerindeki pası, paslanmayı, eğilmeyi nereden bilsin...
Geçenlerde bir arkadaşım "cihazda fren hatası çıkmadı, disklerim sağlamdır herhalde" diyordu, içimden bir cız etti. Bazen gözümüzle gördüğümüz, elimizle tuttuğumuz şeylere inanmak yerine teknolojiye gereğinden fazla güveniyoruz galiba. Şöyle eğilip jantın arasından içeri bakmak varken cihazdan medet ummak biraz kolaya kaçmak oluyor sanki...
Gözle kontrolün yerini hiçbir kablo tutamaz bu hususta. Diskin yüzeyindeki o derin çizikleri, tırnağınıza takılan o pürüzleri hissetmek için sanayideki bir ustanın parmak uçları lazım bize. Ya da bir kumpas alıp kalınlığını ölçmek gerek... Mekanik bir sorunu dijital bir araçla çözmeye çalışmak biraz garip kalıyor haliyle.
Fren pedalına bastığınızda ayağınızın altında bir titreme hissediyorsanız, araba size bir şeyler anlatmaya çalışıyordur zaten. Bu titremeyi OBD cihazının ekranında bir arıza kodu olarak aramak zaman kaybından başka bir şey değil. Disk yamulmuştur, ısıdan formu bozulmuştur... Ekrana bakmayı bırakıp doğrudan tekeri söktürmek en iyisi.
Yani lafın kısası, aracımızın her derdini o küçük bilgisayar kutularına soramayız. Elektronik aksamlar cihazın işi ama fren diski gibi kaba mekanik parçalar tamamen fiziki muayene ister. Aracınızı seviyorsanız ara sıra eğilip jantların arkasına bir göz atın, disklere şöyle bir bakın yeter...