Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyon elinizin altında titremeye başladıysa, özellikle de yüksek hızda giderken ayağınızı frene hafifçe dokundurduğunuzda o sarsıntıyı avuçlarınızda hissediyorsanız, büyük ihtimalle diskleriniz yamulmuştur. Lastik balansı bozuk olsa sadece hızlanınca yapar ama frene basınca gelen o ritmik vuruntu hissi tamamen disklerin eğrildiğine işaret eder. Metalin sıcaktan ve soğuktan aldığı o gizli hasar, kendini direkt direksiyonda belli eder...
Fren pedalındaki o tuhaf yumuşama veya tam tersi, ayağınızın altında yukarı aşağı oynayan o sert dalgalanma hissi de bundandır işte. Balata, eğrilen diskin yüzeyine tam basamaz, bir boşluğa düşer bir metale çarpar. Haliyle pedalın tepkisi de tutarsızlaşır. Duracağınız mesafeyi ayarlayamaz hale gelirsiniz, araba sanki kendi kendine kesik kesik fren yapıyormuş gibi bir his verir adama.
Yüksek süratle uzun süre gidip, diski iyice kızdırdıktan hemen sonra arabayı yıkatmak ya da derin bir su birikintisine girmek bu işin en birinci sebebidir. Düşünün, yüzlerce derece sıcaklıktaki o demir kütlesine birden soğuk suyu vuruyorsunuz. Metal şoka giriyor haliyle. Çatlamazsa şanslısınız ama o an o disk mutlaka formunu kaybeder, çarpılır.
Eğik diskle yola devam etmek, sadece konforu bozmakla kalmaz, fren mesafesini de tehlikeli şekilde uzatır. Balata diske tam yüzeyle temas edemediği için araba bir türlü durmak bilmez. Hani bazen o ihtiyaç duyduğunuz son iki üç metre hayati önem taşır ya... İşte o mesafeyi bu eğiklik yüzünden kaybedersiniz, araba resmen altınızdan kayar gider.
Ses meselesi de cabası, frene her bastığınızda balatalardan gelen o sinir bozucu sürtme sesi, ciyaklama sesi gününüzü berbat etmeye yeter. Eğri kısım her döngüde balataya sürtüp geçer. Bir süre sonra bu durum tekerlek bilyalarına, ön takımdaki diğer hassas burçlara ve rotillere de zarar vermeye başlar. Masraf katlanarak büyür anlayacağınız.
Peki ne yapmak lazım, tornalatmak kurtarır mı derseniz, o iş biraz kumar. Eğer diskin kalınlığı henüz kurtarıyorsa, iyi bir usta torna tezgahında o eğikliği alıp yüzeyi düzeltebilir. Ama disk zaten incelmişse tornalatmak tehlikelidir, ilk sert frende ısıyı tutamaz ve yine yamulur. En temizi, bütçeyi biraz zorlayıp yeni bir çift disk ve balata takımı almaktır galiba...
Fren pedalındaki o tuhaf yumuşama veya tam tersi, ayağınızın altında yukarı aşağı oynayan o sert dalgalanma hissi de bundandır işte. Balata, eğrilen diskin yüzeyine tam basamaz, bir boşluğa düşer bir metale çarpar. Haliyle pedalın tepkisi de tutarsızlaşır. Duracağınız mesafeyi ayarlayamaz hale gelirsiniz, araba sanki kendi kendine kesik kesik fren yapıyormuş gibi bir his verir adama.
Yüksek süratle uzun süre gidip, diski iyice kızdırdıktan hemen sonra arabayı yıkatmak ya da derin bir su birikintisine girmek bu işin en birinci sebebidir. Düşünün, yüzlerce derece sıcaklıktaki o demir kütlesine birden soğuk suyu vuruyorsunuz. Metal şoka giriyor haliyle. Çatlamazsa şanslısınız ama o an o disk mutlaka formunu kaybeder, çarpılır.
Eğik diskle yola devam etmek, sadece konforu bozmakla kalmaz, fren mesafesini de tehlikeli şekilde uzatır. Balata diske tam yüzeyle temas edemediği için araba bir türlü durmak bilmez. Hani bazen o ihtiyaç duyduğunuz son iki üç metre hayati önem taşır ya... İşte o mesafeyi bu eğiklik yüzünden kaybedersiniz, araba resmen altınızdan kayar gider.
Ses meselesi de cabası, frene her bastığınızda balatalardan gelen o sinir bozucu sürtme sesi, ciyaklama sesi gününüzü berbat etmeye yeter. Eğri kısım her döngüde balataya sürtüp geçer. Bir süre sonra bu durum tekerlek bilyalarına, ön takımdaki diğer hassas burçlara ve rotillere de zarar vermeye başlar. Masraf katlanarak büyür anlayacağınız.
Peki ne yapmak lazım, tornalatmak kurtarır mı derseniz, o iş biraz kumar. Eğer diskin kalınlığı henüz kurtarıyorsa, iyi bir usta torna tezgahında o eğikliği alıp yüzeyi düzeltebilir. Ama disk zaten incelmişse tornalatmak tehlikelidir, ilk sert frende ısıyı tutamaz ve yine yamulur. En temizi, bütçeyi biraz zorlayıp yeni bir çift disk ve balata takımı almaktır galiba...