Fren Balatası Gıcırdıyor Neden?

Fren Balatası Gıcırdıyor Neden?

Ahmet Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
592
Tepkime puanı
0
Ahmet Usta
Kasık fıtığında o bağırsağın fıtık kesesine sıkışıp kalması durumu var ya, tıp dilinde inkarserasyon diyoruz biz buna, hah işte orada kan akımı kesildiği an işin rengi tamamen değişiyor. Doku iskemisi başlıyor abi, hani dokunun oksijensiz kalıp beslenememesi olayı... Eğer birkaç saat içinde müdahale edilmezse bağırsak segmenti nekroza gidiyor, yani bayağı bayağı çürüyor doku, vallahi billahi şakası yok. Şiddetli, aniden başlayan ve kesilmeyen bir ağrı, üstüne bir de bulantı kusma eklendiyse artık o fıtığı elle içeri itmeye çalışmak falan intihar gibi bir şey. Cerrahın önündeki tek seçenek acil laparotomi veya laparoskopik herniorafi oluyor, yoksa tablo doğrudan peritonite yani karın zarı iltihabına evrilir.

Bel fıtığında iş ne zaman bistüriye dayanır sorusunun cevabı aslında nörolojik muayenede saklı; motor kayıp başladı mı saat işlemeye başlar. Düşük ayak geliştiyse, yani hasta ayağını yukarı doğru çekemiyorsa veya daha kötüsü Cauda Equina Sendromu dediğimiz o omuriliğin alt ucundaki sinir demeti bası altında kalıp mesane kontrolü gittiyse... İdrar kaçırma veya gayta inkontinansı belirdiğinde vakit kaybetmek geri dönüşsüz nöral hasara davetiye çıkarmak demek. L4-L5 ya da L5-S1 seviyesindeki o sekestre disk materyali sinir kökünü adeta boğuyor zira. Bazen hasta 'ağrım birden bıçak gibi kesildi' diye sevinir ama aslında sinir iletimi tamamen koptuğu için ağrı hissi kaybolmuştur, işte bu durum en büyük tuzaktır, acil mikrocerrahi diskektomi gerekir.

Göbek fıtıklarında veya ameliyat yeri fıtıklarında (insizyonel herni) karın duvarındaki halkanın çapı her şeydir desek yeridir sanırım. Küçük defektler, yani fıtık boynu dar olanlar, geniş olanlara göre çok daha tehlikeli olabiliyor aslında. Niye derseniz, geniş defektten giren organ rahatça girip çıkabilirken, o daracıktan giren omentum veya ince bağırsak lupunun geri dönme şansı neredeyse sıfır. Fasya bütünlüğünün bozulduğu bu alanlarda intraabdominal basınç arttıkça —öksürürken, ıkınırken, ağır kaldırırken— o kese daha da genişler. Sentetik mesh (yama) kullanımı olmadan sadece dikişle kapatılan vakalarda nüks oranı çok yüksek çıkıyor abi, o yüzden greft ile hernioplasti şart gibi bir şey.

Ağrı kesicilerle, fizik tedaviyle ya da korseyle hayatı idare etmeye çalışmak bir yere kadar; konservatif tedaviye rağmen dirençli radikülopati devam ediyorsa ameliyat masası kaçınılmaz hale gelir. Günlük aktiviteleri kısıtlayan, kişiyi yataktan kaldırtmayan, parestezi ve hipestezi yani uyuşma ve his kaybı atakları ilerleyen durumlarda elektif cerrahi kararı verilir. Hastanın yaşam kalitesi dip yaptıysa, sosyal hayatı felç olduysa 'az daha dayan' demenin de bir anlamı kalmıyor vallahi. Laparoskopik TEP (Total Extraperitoneal) veya TAPP yöntemleriyle mesh yerleştirip o anatomik zayıflığı kapatmak, kişiyi aylarca çektirdiği o kronik ağrı sarmalından bir günde çekip alabiliyor...
 
Geri