Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Ford'un özellikle Focus ve Fiesta serilerinde sıkça karşımıza çıkan o meşhur BCM modülü, yani gövde kontrol ünitesi, su tahliye kanalları tıkandığında adeta bir akvaryuma dönüşebiliyor. Sürücü tarafındaki A sütununun hemen altından sızan o ufacık su damlaları, sigorta kutusunun arkasındaki yeşil oksitlenmeyi başlattı mı artık geri dönüşü olmayan bir yola girmişsiniz demektir. Sileceklerin kendi kendine çalışması, durup dururken korna çalması ya da gösterge panelindeki o noel ağacı gibi yanan arıza ışıkları... Hepsi işte bu nemin mikro devreler arasında kurduğu köprülerden kaynaklanıyor. Hatta bazen multimetre ile voltaj ölçersiniz, 12 voltu görürsünüz ama yük altına girdiğinde o hat birden çöker; çıldırtan cinsten bir arıza.
Elektrik şemasını önünüze alıp bakmadığınız sürece motor içi sigorta kutusunda (PJB) yer alan yakıt pompası rölesinin eridiğini anlamanız zaman alabilir. Röle bacaklarındaki aşırı ısınma, plastik yuvayı gevşetir ve tam da uzun yolda, tam da sollama yaparken temas kesiliverir. Araç bir anda marş basar ama çalışmaz; marş motoru döner, yakıt basıncı ise sıfırdır. Kod okuyucuyu bağlarsınız, P0627 hatasını görürsünüz ama sorun pompanın kendisinde değil, kutunun altındaki o kavrulmuş bakır yoldadır. Havya ile müdahale etmek bir çözümdür elbette, fakat mikro lehimleme tecrübeniz yoksa o katmanlı kartı tamamen yakma riskiniz oldukça yüksek.
Direksiyonun altındaki sigorta panelinde gezinirken mini bıçak tipi sigortaların amper değerlerine öyle göz kararı müdahale etmemek gerekir, bunu hep gözden kaçırıyoruz. On amperlik kornaya ya da çakmaklığa kafanıza göre yirmi amper takarsanız ne mi olur? Devre aşırı ısındığında sigorta atmaz, onun yerine kutunun ana veri yolu (CAN-Bus) hatları erir. CAN-Bus dediğimiz şey de öyle sıradan bir kablo değil; bükümlü çift tel üzerinden veri taşıyan son derece hassas bir iletişim ağı. Bakmışsınız araç motor beyniyle (PCM) iletişimi koparmış, immobilizer devreye girmiş ve siz anahtar kodlatmak için çekici arıyorsunuz...
Sorunun sigorta kutusunda olup olmadığını anlamanın en pratik ama riskli yolu, arıza anında kutunun üzerine plastik bir çekiç sapıyla hafifçe vurmaktır. Şaka gibi gelir kulağa ama soğuk lehim çatlakları tam olarak bu titreşimle kendini belli eder. Eğer vurunca stop eden araç çalışıyorsa ya da sönen farlar geri geliyorsa, elinizde kart seviyesinde tamir gerektiren bir BCM var demektir. Lehim pastasını alıp pürmüzle girmek yerine, devre temizleyici sprey ve ince bir diş fırçasıyla oksit kazımak bazen hayat kurtarır. Bazen de o korozyon tabakası pcb yollarını öyle bir kemirmiştir ki, tek çare çıkma bir kutu bulup yetkili serviste IDS cihazıyla şasi numarasını yeniden kodlatmaktır.
Akü değişimleri sırasında kutunun ana besleme kablosunun bağlı olduğu Megafuse paneline aşırı tork uygulamak, o döküm metal ayakların çatlamasına yol açan en büyük kullanıcı hatası. Tork anahtarı kullanmadan, öylesine sıkılan 13 mm'lik o somun, mikro seviyede bir gevşeklik bıraktığında yüksek akım altında ark yapmaya başlar. Şarj dinamosu aküyü besleyemez, araç seyir halindeyken voltaj düşer ve direksiyon kutusu (EPS) bir anda sertleşir. Sürücü direksiyon pompası bozuldu sanıp sanayide binlerce lira harcar, oysa bütün mesele o plastik kutunun içindeki altı liralık gevşek bir cıvatadan ibarettir.
Elektrik şemasını önünüze alıp bakmadığınız sürece motor içi sigorta kutusunda (PJB) yer alan yakıt pompası rölesinin eridiğini anlamanız zaman alabilir. Röle bacaklarındaki aşırı ısınma, plastik yuvayı gevşetir ve tam da uzun yolda, tam da sollama yaparken temas kesiliverir. Araç bir anda marş basar ama çalışmaz; marş motoru döner, yakıt basıncı ise sıfırdır. Kod okuyucuyu bağlarsınız, P0627 hatasını görürsünüz ama sorun pompanın kendisinde değil, kutunun altındaki o kavrulmuş bakır yoldadır. Havya ile müdahale etmek bir çözümdür elbette, fakat mikro lehimleme tecrübeniz yoksa o katmanlı kartı tamamen yakma riskiniz oldukça yüksek.
Direksiyonun altındaki sigorta panelinde gezinirken mini bıçak tipi sigortaların amper değerlerine öyle göz kararı müdahale etmemek gerekir, bunu hep gözden kaçırıyoruz. On amperlik kornaya ya da çakmaklığa kafanıza göre yirmi amper takarsanız ne mi olur? Devre aşırı ısındığında sigorta atmaz, onun yerine kutunun ana veri yolu (CAN-Bus) hatları erir. CAN-Bus dediğimiz şey de öyle sıradan bir kablo değil; bükümlü çift tel üzerinden veri taşıyan son derece hassas bir iletişim ağı. Bakmışsınız araç motor beyniyle (PCM) iletişimi koparmış, immobilizer devreye girmiş ve siz anahtar kodlatmak için çekici arıyorsunuz...
Sorunun sigorta kutusunda olup olmadığını anlamanın en pratik ama riskli yolu, arıza anında kutunun üzerine plastik bir çekiç sapıyla hafifçe vurmaktır. Şaka gibi gelir kulağa ama soğuk lehim çatlakları tam olarak bu titreşimle kendini belli eder. Eğer vurunca stop eden araç çalışıyorsa ya da sönen farlar geri geliyorsa, elinizde kart seviyesinde tamir gerektiren bir BCM var demektir. Lehim pastasını alıp pürmüzle girmek yerine, devre temizleyici sprey ve ince bir diş fırçasıyla oksit kazımak bazen hayat kurtarır. Bazen de o korozyon tabakası pcb yollarını öyle bir kemirmiştir ki, tek çare çıkma bir kutu bulup yetkili serviste IDS cihazıyla şasi numarasını yeniden kodlatmaktır.
Akü değişimleri sırasında kutunun ana besleme kablosunun bağlı olduğu Megafuse paneline aşırı tork uygulamak, o döküm metal ayakların çatlamasına yol açan en büyük kullanıcı hatası. Tork anahtarı kullanmadan, öylesine sıkılan 13 mm'lik o somun, mikro seviyede bir gevşeklik bıraktığında yüksek akım altında ark yapmaya başlar. Şarj dinamosu aküyü besleyemez, araç seyir halindeyken voltaj düşer ve direksiyon kutusu (EPS) bir anda sertleşir. Sürücü direksiyon pompası bozuldu sanıp sanayide binlerce lira harcar, oysa bütün mesele o plastik kutunun içindeki altı liralık gevşek bir cıvatadan ibarettir.