Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kontak anahtarını çevirip o familiar marş sesini duyduğunda aslında yanma odasında dönen dolaplardan habersizsin... Fabrika çıkışlı ya da sonradan takılma fark etmez, kaputun altındaki o yeşil mavi düğme bazen hayata küser gibi sarı yanıp sönmeye başlar ve sende o an "Yine neye bozulduk?" hissi uyanır. Aslında mesele sadece ucuz gezmekten ibaret değil; motorun o hassas kalibrasyonunu dijital beyinle konuşur hale getirmek büyük bir diplomasi meselesidir. Bakma sen ustaların "Ford’lar LPG’yi sevmez" klişelerine, mesele sevgi değil tamamen mühendislik uyumsuzluğu...
Enjektörlerin o tıkırtılı senfonisi bir gün bozulur da motor gaz yediğinde teklemeye başlarsa bil ki regülatör dediğimiz o küçük kazan yorulmuştur. Basınç regülatörü bozulduğunda gazı çiğ atar motor, sen içeride ağır bir kokuyla baş başa kalırsın. Hani bazen gaza basarsın da araba bir anlığına yığılıverir ya, işte o an ECU ile enjektörler arasındaki o görünmez bağ kopmuştur. Kimisi iner kutup başını söker düzelir sanır, halbuki basınç ayarı kaçmıştır bir kere...
Göstergedeki o minik ledler bazen karıştırır ortalığı; benzinle çalışıyorsun sanırsın halbuki motor tüpte tükenmektedir. Gaz seviye şamandırası takılı kalır, sen depoyu tam dolu zannedip yola çıkarsın ama otoyolun ortasında yolda kalıverirsin. Kalibrasyon dediğimiz o sihirli dokunuş yapılmazsa, sensörler birbirine küser ve motor arıza lambasını yakıp gözünü korkutur. Hiç şaşmaz, o lamba her seferinde en lazımdı an yanar...
Subap erimesi dedikleri o korkulu rüya var ya, işte Ford motorlarının gizli Achilles topudur. Çeliğin o dayanıklı yapısı yüksek ısıya belli bir yere kadar direnir, sonra o minik subaplar sıcaktan kavrulup yuvalarına gömülür. Kompresyon kaçağı başladığında çekiş düşer, rölanti çalkantılanmaya başlar ve sen ustaya gittiğinde o meşhur kapak açılacak cümlesini duyarsın. Oysa zamanında o subap ayarı kontrol edilseydi...
Kablo demetlerinin motor sıcaklığından kavrulup oksitlenmesi de ayrı bir derttir. Lehim yerleri gevşer, enjektör soketleri nem kapar ve sistem kendini korumaya alıp benzine atar. Sen direksiyonda ne olduğunu anlamaya çalışırken, aslında kaputun altında minik bir elektrik kaçağı bütün dengeleri altüst etmektedir. Çoğu zaman usta arızayı bulamaz da tüm tesisatı yenilemek zorunda kalırsın...
Kısacası bu LPG meselesi biraz da ruh gibidir, ilgi ister, bakım ister, hor kullandın mı affetmez. Ford'un o karakterli motoruna tüp taktırdıysan her ay düzenli o filtrenin değişeceğini bileceksin. Yoksa o tasarruf sandığın rakamlar gün gelir bir motor rektefiye masrafıyla burnundan fitil fitil gelir...
Enjektörlerin o tıkırtılı senfonisi bir gün bozulur da motor gaz yediğinde teklemeye başlarsa bil ki regülatör dediğimiz o küçük kazan yorulmuştur. Basınç regülatörü bozulduğunda gazı çiğ atar motor, sen içeride ağır bir kokuyla baş başa kalırsın. Hani bazen gaza basarsın da araba bir anlığına yığılıverir ya, işte o an ECU ile enjektörler arasındaki o görünmez bağ kopmuştur. Kimisi iner kutup başını söker düzelir sanır, halbuki basınç ayarı kaçmıştır bir kere...
Göstergedeki o minik ledler bazen karıştırır ortalığı; benzinle çalışıyorsun sanırsın halbuki motor tüpte tükenmektedir. Gaz seviye şamandırası takılı kalır, sen depoyu tam dolu zannedip yola çıkarsın ama otoyolun ortasında yolda kalıverirsin. Kalibrasyon dediğimiz o sihirli dokunuş yapılmazsa, sensörler birbirine küser ve motor arıza lambasını yakıp gözünü korkutur. Hiç şaşmaz, o lamba her seferinde en lazımdı an yanar...
Subap erimesi dedikleri o korkulu rüya var ya, işte Ford motorlarının gizli Achilles topudur. Çeliğin o dayanıklı yapısı yüksek ısıya belli bir yere kadar direnir, sonra o minik subaplar sıcaktan kavrulup yuvalarına gömülür. Kompresyon kaçağı başladığında çekiş düşer, rölanti çalkantılanmaya başlar ve sen ustaya gittiğinde o meşhur kapak açılacak cümlesini duyarsın. Oysa zamanında o subap ayarı kontrol edilseydi...
Kablo demetlerinin motor sıcaklığından kavrulup oksitlenmesi de ayrı bir derttir. Lehim yerleri gevşer, enjektör soketleri nem kapar ve sistem kendini korumaya alıp benzine atar. Sen direksiyonda ne olduğunu anlamaya çalışırken, aslında kaputun altında minik bir elektrik kaçağı bütün dengeleri altüst etmektedir. Çoğu zaman usta arızayı bulamaz da tüm tesisatı yenilemek zorunda kalırsın...
Kısacası bu LPG meselesi biraz da ruh gibidir, ilgi ister, bakım ister, hor kullandın mı affetmez. Ford'un o karakterli motoruna tüp taktırdıysan her ay düzenli o filtrenin değişeceğini bileceksin. Yoksa o tasarruf sandığın rakamlar gün gelir bir motor rektefiye masrafıyla burnundan fitil fitil gelir...