Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Triger kayışının o sessiz çarkı dönerken, hemen arkasındaki döküm gövdeli kanatçıkların blok içindeki antifrizi hangi basınçla ittiğini pek düşünmeyiz. Ford’un 1.5 TDCi ya da Ecoboost motorlarında plastik pervaneli devirdaim çarkı zamanla yüksek sıcaklıktan ve kavitasyondan dolayı aşınır; aşınır da çark şafttan bağımsız dönmeye başlar. Sürücü koltuğunda otururken hararet göstergesi aniden yükselir, sonra fandan gelen o tiz ses... Soğutma sıvısının 90 derecede kalması gerekirken devirdaimin o mekanik kaçak yüzünden basıncı düşürmesi, silindir kapak contasına giden en kısa yoldur.
Triger seti değişirken ustaya "devirdaim sağlam, bunu elleme" demek yapılacak en büyük maliyet hatası sanırım. Oysa motor bloğundaki o küçük rulman yatağı ve keçe, belirli bir kilometre aralığından sonra yüksek tork altında mikro çatlaklar verir. Su pompasının gövdesindeki tahliye delikten sızmaya başlayan pembe veya yeşil sıvı kurur, rulmanın gresini yıkar; derken o metalik bilya gürültüsü kabine kadar ulaşır. Pompa kilitlendiğinde ne mi olur? Kayış sıyırır, sente atlar ve bir bakmışsınız sübaplar pistonla öpüşmüş...
Ford kullanıcılarının özellikle rölantide fark ettiği o garip Uğultu ve tıkırtı sesi, çoğu zaman alternatör bilyasıyla karıştırılır. Termostatın açmasıyla birlikte radyatör üst hortumu ısınırken alt hortumun buz gibi kalması, pompa kanatlarının artık sıvıyı sirküle edemediğinin en net göstergesidir. Doğru antifriz seçilmediğinde ya da şebeke suyu eklendiğinde, gövdede oluşan korozyon pompanın ömrünü yarı yarıya biçer; antifriz sadece donmayı engellemez, contayı da besler. Kalitesiz bir su pompası takıldığında, ilk 5 bin kilometrede keçeden kaçırmaya başlaması kaçınılmazdır.
Gösterge panelinde beliren kırmızı sıcaklık ikazı, aslına bakarsanız sistemin size son çığlığıdır. Genleşme kabındaki kapağı gevşettiğinizde içeri hava dolması, dönüş hortumundan sıvı akışının tamamen kesilmesi mekanik bir tıkanıklıktan ziyade dönmeyen bir pompa miline işaret eder. Pompa şaftındaki rulman boşluğu arttıkça kayışın gerginlik dengesi bozulur ve o hassas açısal çalışma rotası kayar. Araç hareket halindeyken klimayı açtığınızda motorun aniden ısı yükseltmesi de işte tam bu yetersiz sirkülasyonun bir sonucudur...
Radyatör altındaki o küçük sızıntı lekesini sabahları fark ettiğinizde ihmal etmeyip bir lifte kaldırın aracı. Orijinal OEM kodlu ürün yerine muadil ve döküm kalitesi düşük bir parça seçmek, uzun yolda gece yarısı çekici aratır insana. Triger değişimi sırasında pompaya harcanacak o ufak bütçe, silindir kapağının rektifiye edilmesinden veya blok çatlamasından katbekat ucuzdur. Motorun kalbi pistonlarsa, damarlarında kanı pompalayan da tam olarak bu küçücük döküm parçadır.
Triger seti değişirken ustaya "devirdaim sağlam, bunu elleme" demek yapılacak en büyük maliyet hatası sanırım. Oysa motor bloğundaki o küçük rulman yatağı ve keçe, belirli bir kilometre aralığından sonra yüksek tork altında mikro çatlaklar verir. Su pompasının gövdesindeki tahliye delikten sızmaya başlayan pembe veya yeşil sıvı kurur, rulmanın gresini yıkar; derken o metalik bilya gürültüsü kabine kadar ulaşır. Pompa kilitlendiğinde ne mi olur? Kayış sıyırır, sente atlar ve bir bakmışsınız sübaplar pistonla öpüşmüş...
Ford kullanıcılarının özellikle rölantide fark ettiği o garip Uğultu ve tıkırtı sesi, çoğu zaman alternatör bilyasıyla karıştırılır. Termostatın açmasıyla birlikte radyatör üst hortumu ısınırken alt hortumun buz gibi kalması, pompa kanatlarının artık sıvıyı sirküle edemediğinin en net göstergesidir. Doğru antifriz seçilmediğinde ya da şebeke suyu eklendiğinde, gövdede oluşan korozyon pompanın ömrünü yarı yarıya biçer; antifriz sadece donmayı engellemez, contayı da besler. Kalitesiz bir su pompası takıldığında, ilk 5 bin kilometrede keçeden kaçırmaya başlaması kaçınılmazdır.
Gösterge panelinde beliren kırmızı sıcaklık ikazı, aslına bakarsanız sistemin size son çığlığıdır. Genleşme kabındaki kapağı gevşettiğinizde içeri hava dolması, dönüş hortumundan sıvı akışının tamamen kesilmesi mekanik bir tıkanıklıktan ziyade dönmeyen bir pompa miline işaret eder. Pompa şaftındaki rulman boşluğu arttıkça kayışın gerginlik dengesi bozulur ve o hassas açısal çalışma rotası kayar. Araç hareket halindeyken klimayı açtığınızda motorun aniden ısı yükseltmesi de işte tam bu yetersiz sirkülasyonun bir sonucudur...
Radyatör altındaki o küçük sızıntı lekesini sabahları fark ettiğinizde ihmal etmeyip bir lifte kaldırın aracı. Orijinal OEM kodlu ürün yerine muadil ve döküm kalitesi düşük bir parça seçmek, uzun yolda gece yarısı çekici aratır insana. Triger değişimi sırasında pompaya harcanacak o ufak bütçe, silindir kapağının rektifiye edilmesinden veya blok çatlamasından katbekat ucuzdur. Motorun kalbi pistonlarsa, damarlarında kanı pompalayan da tam olarak bu küçücük döküm parçadır.