Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Garajda sabaha karşı marşa basarsın da o motor bir türlü kendine gelemez ya, işte Ford sahiplerinin son zamanlarda en çok canını sıkan tablo tam olarak bu; sabah rölantideki o hafif titreme ve egzozdan yayılan çiğ benzin kokusu insanı adeta çileden çıkartıyor.
Eski kasa mondeo'lardan tutun da en yeni nesil EcoBoost ünitelere kadar uzanan bu kronikleşmiş besleme sıkıntısı, aslında markanın mühendislik masasında gözden kaçırdığı küçük bir detaydan ziyade, doğrudan bizim günlük yakıt kalitemizle motorun hassas algoritmaları arasındaki o inatçı uyumsuzluktan besleniyor...
Pompacıya güvenip depoyu fullediğimiz o sıradan günlerin akşamında servise çekiciyle gitmek zorunda kalanların sayısı az mı sanıyorsunuz, adamlar adeta aracı park edip sabahı edemez hale geldi, bu nasıl iş anlamak gerçekten güç.
Enjektörlerin o yüksek basınç altında bir süre sonra işeme yapması, silindir kapaklarındaki kurum birikintileri ve beyne düşen o esrarengiz arıza lambaları... Bütün bunlar bir araya geldiğinde sürüş keyfi falan kalmıyor insanda, direksiyon başında sürekli acaba yolda kalır mıyım stresiyle yaşamak da işin tuzu biberi oluyor tabiri caizse.
Servisler genelde yazılım güncellemesiyle geçiştirmeye çalışıyor ama usta, o iş öyle yazılımla çözülecek gibi değil çünkü mekanik aksam adeta benzin kalitesine isyan ediyor, yani kısacası motor ne yapsın zavallı.
Siz siz olun, depoyu hep aynı güvenilir istasyondan doldurmaya dikkat edin, yoksa o zarif görünen kaputun altında yatan teknoloji bir gün sizi tam otoyolun ortasında üzüverir, benden söylemesi.
Eski kasa mondeo'lardan tutun da en yeni nesil EcoBoost ünitelere kadar uzanan bu kronikleşmiş besleme sıkıntısı, aslında markanın mühendislik masasında gözden kaçırdığı küçük bir detaydan ziyade, doğrudan bizim günlük yakıt kalitemizle motorun hassas algoritmaları arasındaki o inatçı uyumsuzluktan besleniyor...
Pompacıya güvenip depoyu fullediğimiz o sıradan günlerin akşamında servise çekiciyle gitmek zorunda kalanların sayısı az mı sanıyorsunuz, adamlar adeta aracı park edip sabahı edemez hale geldi, bu nasıl iş anlamak gerçekten güç.
Enjektörlerin o yüksek basınç altında bir süre sonra işeme yapması, silindir kapaklarındaki kurum birikintileri ve beyne düşen o esrarengiz arıza lambaları... Bütün bunlar bir araya geldiğinde sürüş keyfi falan kalmıyor insanda, direksiyon başında sürekli acaba yolda kalır mıyım stresiyle yaşamak da işin tuzu biberi oluyor tabiri caizse.
Servisler genelde yazılım güncellemesiyle geçiştirmeye çalışıyor ama usta, o iş öyle yazılımla çözülecek gibi değil çünkü mekanik aksam adeta benzin kalitesine isyan ediyor, yani kısacası motor ne yapsın zavallı.
Siz siz olun, depoyu hep aynı güvenilir istasyondan doldurmaya dikkat edin, yoksa o zarif görünen kaputun altında yatan teknoloji bir gün sizi tam otoyolun ortasında üzüverir, benden söylemesi.