Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Fiat’ın özellikle Punto, Panda ve 500 serisinde kullandığı o meşhur Dualdrive tork sensörü, şehir içi manevraları tüy gibi hafifletirken zamanla araç sahibinin en büyük kabusu haline gelebiliyor. Direksiyon kolonuna entegre edilmiş optik veya manyetik okuyucuların milimetrik aşınmaları, kontrol ünitesine (EPS ECU) yanlış voltaj sinyalleri göndermeye başladığında gösterge panelinde o kırmızı direksiyon sembolü aniden yakılır. Sistem, sürücünün uyguladığı tork ile tekerlekten dönen direnci eşleştiremediği an güvenliği sağlamak için hidrolik muadili olan elektrik desteğini tamamen keser... Bazen sadece bir röle tıkırtısı, ardından kütük gibi sertleşen bir direksiyon.
Kontrol kartındaki DC motor sürücü MOSFET’lerinin aşırı ısınması veya voltaj dalgalanmaları bu arızanın temel sebeplerinden biridir aslında. Akünün amper değerindeki en ufak bir düşüş, alternatörün dalgalı akım üretmesi doğrudan EPS modülünün hata koduna düşmesine yol açar. Bilgisayara bağladığınızda genellikle karşılaştığınız C1001 veya C1002 arıza kodları, direksiyon tork ve açı sensörünün kalibrasyon kaybına işaret eder ki bu durum sürüş esnasında ani kilitlenmelere kapı aralayabilir. Hatta bazen araç sağa rahat dönerken sola dönerken direnç gösterir...
Torpidonun altındaki EPS soketlerini söküp oksitlenme var mı diye kontrol etmek çoğu zaman geçici bir illüzyondur, asıl mesele sensörün içindeki fırçaların fiziki deformasyonudur. Revizyon sürecinde kolonu komple değiştirmek yerine sadece tork sensörünü yenilemek finansal açıdan daha makul görünse de, yeni takılan sensörün teşhis cihazıyla (diagnostic tool) sıfır noktası kalibrasyonu yapılmazsa sistem birkaç gün içinde tekrar çökebilir. Yüksek sıcaklık altında bozulan lehim noktalarını yeniden havyayla geçmek belki günü kurtarır ama... Güvenlik riski almaya değer mi, tartışılır.
Şehir içi modunu (City fonksiyonunu) sürekli açık tutmak elektrikli motorun sargılarına binen yükü katlayarak artırır mı acaba? Kesinlikle evet; çünkü yüksek akım çekimi altındaki tork motoru, ısıya maruz kaldıkça plastik aksamdaki hassas toleransları bozar ve iç direnç dengesizleşir. Aracınızı park ederken direksiyonu en dip noktada, yani "tam sol" veya "tam sağ" konumunda saniyelerce zorlayarak tutmamalısınız. O noktada çekilen anlık amper değeri tepe yapar, kontrol kartındaki entegreleri kelimenin tam anlamıyla kavurur.
Arıza frekansı yükseldiğinde çıkma parçalara yönelmek yerine garanti sunan yetkili revizyon merkezlerinde tork sensörü ve kart değişimini birlikte yaptırmak en mantıklı yol gibi duruyor. Direksiyonda titreşim, dönüşlerde tıkırtı sesi veya City butonuna bastığınızda tepkisizlik hissettiğiniz an voltaj değerlerini ölçtürün, tesisatı kontrol ettirin. Sonuçta yolda giderken aniden sertleşen bir direksiyon kutusu sadece konforu değil, doğrudan can güvenliğini tehdit eder...
Kontrol kartındaki DC motor sürücü MOSFET’lerinin aşırı ısınması veya voltaj dalgalanmaları bu arızanın temel sebeplerinden biridir aslında. Akünün amper değerindeki en ufak bir düşüş, alternatörün dalgalı akım üretmesi doğrudan EPS modülünün hata koduna düşmesine yol açar. Bilgisayara bağladığınızda genellikle karşılaştığınız C1001 veya C1002 arıza kodları, direksiyon tork ve açı sensörünün kalibrasyon kaybına işaret eder ki bu durum sürüş esnasında ani kilitlenmelere kapı aralayabilir. Hatta bazen araç sağa rahat dönerken sola dönerken direnç gösterir...
Torpidonun altındaki EPS soketlerini söküp oksitlenme var mı diye kontrol etmek çoğu zaman geçici bir illüzyondur, asıl mesele sensörün içindeki fırçaların fiziki deformasyonudur. Revizyon sürecinde kolonu komple değiştirmek yerine sadece tork sensörünü yenilemek finansal açıdan daha makul görünse de, yeni takılan sensörün teşhis cihazıyla (diagnostic tool) sıfır noktası kalibrasyonu yapılmazsa sistem birkaç gün içinde tekrar çökebilir. Yüksek sıcaklık altında bozulan lehim noktalarını yeniden havyayla geçmek belki günü kurtarır ama... Güvenlik riski almaya değer mi, tartışılır.
Şehir içi modunu (City fonksiyonunu) sürekli açık tutmak elektrikli motorun sargılarına binen yükü katlayarak artırır mı acaba? Kesinlikle evet; çünkü yüksek akım çekimi altındaki tork motoru, ısıya maruz kaldıkça plastik aksamdaki hassas toleransları bozar ve iç direnç dengesizleşir. Aracınızı park ederken direksiyonu en dip noktada, yani "tam sol" veya "tam sağ" konumunda saniyelerce zorlayarak tutmamalısınız. O noktada çekilen anlık amper değeri tepe yapar, kontrol kartındaki entegreleri kelimenin tam anlamıyla kavurur.
Arıza frekansı yükseldiğinde çıkma parçalara yönelmek yerine garanti sunan yetkili revizyon merkezlerinde tork sensörü ve kart değişimini birlikte yaptırmak en mantıklı yol gibi duruyor. Direksiyonda titreşim, dönüşlerde tıkırtı sesi veya City butonuna bastığınızda tepkisizlik hissettiğiniz an voltaj değerlerini ölçtürün, tesisatı kontrol ettirin. Sonuçta yolda giderken aniden sertleşen bir direksiyon kutusu sadece konforu değil, doğrudan can güvenliğini tehdit eder...