Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kontrol panelinde o kırmızı simge yandığında direksiyon başındaki herkesin içi bir tuhaf olur, özellikle de sabahın köründe yola çıkmaya çalışırken. Akü lambası sadece pili değil, aslında kalbin ritmini gösterir bize; alternatörün ürettiği akımın 14.4 volt sınırında salınıp salınmadığını voltmetreden gözümüzle takip ederken, V kayışının o gevşek halini parmak uçlarımızla hissederiz.
Gecenin bir yarısı farlar ansızın sararmaya başladıysa, bil ki marş motorunu besleyen o kömürler bitmek üzere ya da akü kutup başları o yeşil oksit tabakasıyla kaplanmış bile... Temassızlık bazen en basit çözümdür, bir anahtarla somunları sıkmak yeter ama ya şarj dinamosunun diyot tablası sıcaktan kavrulduysa?
İçerideki o minik lamba yanıp sönerken, aslında motor bölmesinden bize sessiz bir imdat çağrısı ulaşır; V kayışı kopmak üzere olabilir ya da alternatör kasnağındaki rulmanlar acı bir çığlıkla dağılıyordur. Belki de sadece alternatör konnektörüne su kaçtı, kim bilir...
Şarj sistemi arıza verdiğinde yolda kalmak kaçınılmazdır, yani akü bittikten sonra o araba son metresini de sessizce tüketir. Göstergede o akü simgesi belirdiği an, müzik sistemini kapatıp klimayı düşürmek sadece bir refleks değil, alternatöre binen o gizli yükü hafifletme çabasıdır...
Bir sabaha daha o kırmızı ışıkla uyanmak ne garip; akünün ömrü bittiyse yenisini takarsın geçer ama ya sorun tesisatın en ücra köşesindeki o görünmez kablo kopuğundansa? İşte o zaman usta ellerin o multimetreyi kablo demetine değdirmesini beklerken, motorun o sessiz soğumasını izlemekten başka çare kalmaz.
Gecenin bir yarısı farlar ansızın sararmaya başladıysa, bil ki marş motorunu besleyen o kömürler bitmek üzere ya da akü kutup başları o yeşil oksit tabakasıyla kaplanmış bile... Temassızlık bazen en basit çözümdür, bir anahtarla somunları sıkmak yeter ama ya şarj dinamosunun diyot tablası sıcaktan kavrulduysa?
İçerideki o minik lamba yanıp sönerken, aslında motor bölmesinden bize sessiz bir imdat çağrısı ulaşır; V kayışı kopmak üzere olabilir ya da alternatör kasnağındaki rulmanlar acı bir çığlıkla dağılıyordur. Belki de sadece alternatör konnektörüne su kaçtı, kim bilir...
Şarj sistemi arıza verdiğinde yolda kalmak kaçınılmazdır, yani akü bittikten sonra o araba son metresini de sessizce tüketir. Göstergede o akü simgesi belirdiği an, müzik sistemini kapatıp klimayı düşürmek sadece bir refleks değil, alternatöre binen o gizli yükü hafifletme çabasıdır...
Bir sabaha daha o kırmızı ışıkla uyanmak ne garip; akünün ömrü bittiyse yenisini takarsın geçer ama ya sorun tesisatın en ücra köşesindeki o görünmez kablo kopuğundansa? İşte o zaman usta ellerin o multimetreyi kablo demetine değdirmesini beklerken, motorun o sessiz soğumasını izlemekten başka çare kalmaz.