Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllardır direksiyon başında, yollarda veya tamirhanelerin o kendine has yağ kokan köşelerinde vakit geçirmiş biri olarak söyleyebilirim ki, aracın gösterge panelinde aniden beliren o sarı ikaz lambası insanın canını sıkmaya yeter. Sürücülerin büyük bir çoğunluğu bu basınç izleme sisteminin, yani teknik adıyla Tyre Pressure Monitoring System (TPMS) donanımının sadece lastik havası düştüğünde, yani pneu sönmeye yüz tuttuğunda tepki verdiğini zanneder. Oysa işin aslı hiç de öyle değil; sistem tekerlek çemberinin içindeki havanın niteliğine, moleküler sıkışmasına bakar ve ideal PSI veya Bar değerinin üzerine çıkıldığında da o tanıdık uyarı sembolünü pat diye panosuna yansıtır. Yani evet, fazla basılan hava da en az eksik hava kadar o lambanın yanmasına sebebiyet verir, sistem yüksek iç basınç tolerans eşiğini aştığı an beyne sinyali çakar.
Geçenlerde benzinlikte hava pompasının başına geçip "biraz fazla basayım da araba yolda daha az yaksın, yuvarlanma direnci azalsın" diye düşünen bir sürücü dostuma denk geldim, işte tam olarak bu mantık hatası o dijital sensörleri çileden çıkarıyor. Sen tutar da üreticinin o sürücü kapısı direğinde ya da yakıt deposu kapağının içinde açıkça belirlediği cold tire pressure yani soğuk lastik basınç değerinin üzerine keyfi olarak 5-10 PSI fazladan hava basarsan, tekerleğin içindeki pyezoelektrik veya mikro-elektromekanik sensörler bunu hemen kütle farkından ve dirençten algılar. Zaten o küçük elektronik üniteler tekerleğin dönme hızıyla oluşan santrifüj kuvvetine ve iç hacimdeki hava moleküllerinin çeperlere yaptığı kuvvete göre kalibre edilmiştir. Fazla hava iç hacmi aşırı germeye başladığında, sensör bunu bir anormallik, sürüş güvenliğini tehdit eden bir over-inflation durumu olarak kaydeder ve araç bilgisayarına, yani ECU birimine uyarı kodunu gönderiverir.
Sadece pompayla fazla hava basmak da değil mesele; mevsim geçişleri, uzun yolculuklardaki sürtünme ısısı ve asfaltın sıcaklığı işin içine girdiğinde durum daha da karmaşık bir hal alıyor. Diyelim ki soğuk havada lastiğe tam sınır değerde, mesela 34 PSI hava bastın ve yola koyuldun; yüksek süratle ilerledikçe yanakların esnemesi, tavan yapan friction yani sürtünme ve termodinamik kuralları gereği içerideki genleşen hava basıncı bir anda 40 PSI seviyelerine tırmanabilir. Bazen sadece sıcaklık artışı bile, zaten sınıra yakın basılmış bir tekerleğin içindeki basıncı fırlatmaya yeter de artar bile... İşte tam bu noktada, özellikle doğrudan ölçüm yapan, tekerlek supabına entegre dolaysız sensörlü sistemler bu ani genleşmeyi affetmez. Basınç üst eşik kalibrasyonu aşıldığı an dashboard üzerindeki o ünlem işaretli lastik kesiti sembolü parlamaya başlar, sürücü de "acaba çivi mi battı" diye endişeyle kenara çeker.
Eğer göstergenizde bu uyarı belirdiyse ve görsel olarak incelediğinizde tekerlekleriniz gayet dik, tabanı yere tam basıyor gibi görünüyorsa hemen paniğe kapılıp servisin yolunu tutmadan önce yapacağınız şey çok basit aslında. Aracınızı gölge bir yere çekip lastiklerin ve içindeki havanın tamamen soğumasını beklemeniz, yani o Termal dengenin sağlanmasını gözetmeniz gerekir. Ardından hassas ve dijital bir manometre vasıtasıyla dört tekerleğin de değerini teker teker ölçmeli, fabrika verisinin üzerinde kalan fazla havayı supabın iğnesine hafifçe bastırarak tahliye etmelisiniz. Basıncı ideal seviyeye indirdikten sonra bazı araçlarda sistem kendini otomatik olarak sıfırlar ama bazı modellerde bilgi ekranı menüsünden TPMS kalibrasyonunu resetlemek, yani sistemi mevcut doğru basınca tekrar adapte etmek gerekebilir. Doğru hava, doğru sensör tepkisi demektir; ne eksiği ne fazlası yolda size konfor sağlar.
Geçenlerde benzinlikte hava pompasının başına geçip "biraz fazla basayım da araba yolda daha az yaksın, yuvarlanma direnci azalsın" diye düşünen bir sürücü dostuma denk geldim, işte tam olarak bu mantık hatası o dijital sensörleri çileden çıkarıyor. Sen tutar da üreticinin o sürücü kapısı direğinde ya da yakıt deposu kapağının içinde açıkça belirlediği cold tire pressure yani soğuk lastik basınç değerinin üzerine keyfi olarak 5-10 PSI fazladan hava basarsan, tekerleğin içindeki pyezoelektrik veya mikro-elektromekanik sensörler bunu hemen kütle farkından ve dirençten algılar. Zaten o küçük elektronik üniteler tekerleğin dönme hızıyla oluşan santrifüj kuvvetine ve iç hacimdeki hava moleküllerinin çeperlere yaptığı kuvvete göre kalibre edilmiştir. Fazla hava iç hacmi aşırı germeye başladığında, sensör bunu bir anormallik, sürüş güvenliğini tehdit eden bir over-inflation durumu olarak kaydeder ve araç bilgisayarına, yani ECU birimine uyarı kodunu gönderiverir.
Sadece pompayla fazla hava basmak da değil mesele; mevsim geçişleri, uzun yolculuklardaki sürtünme ısısı ve asfaltın sıcaklığı işin içine girdiğinde durum daha da karmaşık bir hal alıyor. Diyelim ki soğuk havada lastiğe tam sınır değerde, mesela 34 PSI hava bastın ve yola koyuldun; yüksek süratle ilerledikçe yanakların esnemesi, tavan yapan friction yani sürtünme ve termodinamik kuralları gereği içerideki genleşen hava basıncı bir anda 40 PSI seviyelerine tırmanabilir. Bazen sadece sıcaklık artışı bile, zaten sınıra yakın basılmış bir tekerleğin içindeki basıncı fırlatmaya yeter de artar bile... İşte tam bu noktada, özellikle doğrudan ölçüm yapan, tekerlek supabına entegre dolaysız sensörlü sistemler bu ani genleşmeyi affetmez. Basınç üst eşik kalibrasyonu aşıldığı an dashboard üzerindeki o ünlem işaretli lastik kesiti sembolü parlamaya başlar, sürücü de "acaba çivi mi battı" diye endişeyle kenara çeker.
Eğer göstergenizde bu uyarı belirdiyse ve görsel olarak incelediğinizde tekerlekleriniz gayet dik, tabanı yere tam basıyor gibi görünüyorsa hemen paniğe kapılıp servisin yolunu tutmadan önce yapacağınız şey çok basit aslında. Aracınızı gölge bir yere çekip lastiklerin ve içindeki havanın tamamen soğumasını beklemeniz, yani o Termal dengenin sağlanmasını gözetmeniz gerekir. Ardından hassas ve dijital bir manometre vasıtasıyla dört tekerleğin de değerini teker teker ölçmeli, fabrika verisinin üzerinde kalan fazla havayı supabın iğnesine hafifçe bastırarak tahliye etmelisiniz. Basıncı ideal seviyeye indirdikten sonra bazı araçlarda sistem kendini otomatik olarak sıfırlar ama bazı modellerde bilgi ekranı menüsünden TPMS kalibrasyonunu resetlemek, yani sistemi mevcut doğru basınca tekrar adapte etmek gerekebilir. Doğru hava, doğru sensör tepkisi demektir; ne eksiği ne fazlası yolda size konfor sağlar.