Burak Usta
Kayıtlı Kullanıcı
O giren sert virajda, direksiyonu hafif kırdığımız o kritik anda panelde beliren o sarı ikaz ışığı... Çoğumuzun yüreğini hoplatan, "Eyvah, frenler mi gitti şimdi?" dedirten o meşhur ESP uyarısından bahsediyorum. Birçoğumuz bu sistemin doğrudan fren pedalına bağlı çalıştığını, bozulduğunda arabanın durmayacağını sanıyoruz. Aslında durum tam olarak öyle değil; ESP sisteminizin arızalanması temel mekanik frenlerinizi bir anda devre dışı bırakmaz, pedalınız hâlâ sertleşir ve balatalar diski sıkar. Ancak aracın virajda savrulmasını engelleyen o akıllı beyin, o hassas yönlendirme kabiliyeti tamamen uykudadır artık.
Fren pedalına bastığınız an arabanın durması başka şey, o frenleme esnasında çizginizi koruyabilmek bambaşka bir teknolojik mucizedir. ESP dedikleri meret, tekerleklerdeki ABS sensörlerinden gelen verileri saniyede yüzlerce kez işleyen, gerekirse tek bir tekerleğe mikro düzeyde fren yaptırarak bizi uçurumdan toplayan gizli bir kahraman. Bu sistem arıza lambasını yaktığında frenleriniz çalışır çalışmasına ama... O otonom müdahaleler, savrulma anındaki o sihirli dokunuşlar yok olup gider. Yani fiziksel frenleme kapasiteniz yerindedir fakat kontrol artık tamamen sizin bilek gücünüze ve reflekslerinize kalmıştır.
Direksiyon açı sensörü ile tekerlek devir sensörlerinin birbiriyle kavga ettiği o anlarda, aracın kontrolünü kaybetmek işten bile değildir. ESP uyarısı aldığımız an panikleyip fren sisteminin çöktüğünü düşünmek yerine, arabanın bize "Sana yardımcı olan elektronik meleği kapattım, artık yalnızsın" dediğini anlamalıyız. Temel hidrolik sistem, vakum pompası ve merkez silindiri tıkır tıkır çalışmaya devam eder. Yine de unutmamak gerekir ki; ani bir engelden kaçarken yapacağınız sert bir fren hamlesi, ESP desteği olmadan arabanın arkasını fırdöndü gibi çevirmesine yol açabilir.
Elektromekanik sistemlerin bu kadar iç içe geçtiği günümüz otomobillerinde, bir sensörün tozlanması bile bütün elektronik huzurumuzu kaçırmaya yeter. Bazen sadece basit bir ABS sensör kablosunun kopması, bazen de akü voltajının düşmesi bu arızayı tetikleyebilir. Fren sisteminiz fiziksel olarak sağlam kalsa bile, ESP'siz bir arabayı özellikle ıslak ya da karlı zeminde kullanmak, ip üstünde yürümekten farksızdır. Sanayiye gitmeyi ertelediğimiz her gün, o kritik virajda elektronik desteğin bizi kurtarma ihtimalini kendi elimizle çöpe atıyoruz demektir.
Fren pedalına bastığınız an arabanın durması başka şey, o frenleme esnasında çizginizi koruyabilmek bambaşka bir teknolojik mucizedir. ESP dedikleri meret, tekerleklerdeki ABS sensörlerinden gelen verileri saniyede yüzlerce kez işleyen, gerekirse tek bir tekerleğe mikro düzeyde fren yaptırarak bizi uçurumdan toplayan gizli bir kahraman. Bu sistem arıza lambasını yaktığında frenleriniz çalışır çalışmasına ama... O otonom müdahaleler, savrulma anındaki o sihirli dokunuşlar yok olup gider. Yani fiziksel frenleme kapasiteniz yerindedir fakat kontrol artık tamamen sizin bilek gücünüze ve reflekslerinize kalmıştır.
Direksiyon açı sensörü ile tekerlek devir sensörlerinin birbiriyle kavga ettiği o anlarda, aracın kontrolünü kaybetmek işten bile değildir. ESP uyarısı aldığımız an panikleyip fren sisteminin çöktüğünü düşünmek yerine, arabanın bize "Sana yardımcı olan elektronik meleği kapattım, artık yalnızsın" dediğini anlamalıyız. Temel hidrolik sistem, vakum pompası ve merkez silindiri tıkır tıkır çalışmaya devam eder. Yine de unutmamak gerekir ki; ani bir engelden kaçarken yapacağınız sert bir fren hamlesi, ESP desteği olmadan arabanın arkasını fırdöndü gibi çevirmesine yol açabilir.
Elektromekanik sistemlerin bu kadar iç içe geçtiği günümüz otomobillerinde, bir sensörün tozlanması bile bütün elektronik huzurumuzu kaçırmaya yeter. Bazen sadece basit bir ABS sensör kablosunun kopması, bazen de akü voltajının düşmesi bu arızayı tetikleyebilir. Fren sisteminiz fiziksel olarak sağlam kalsa bile, ESP'siz bir arabayı özellikle ıslak ya da karlı zeminde kullanmak, ip üstünde yürümekten farksızdır. Sanayiye gitmeyi ertelediğimiz her gün, o kritik virajda elektronik desteğin bizi kurtarma ihtimalini kendi elimizle çöpe atıyoruz demektir.