Yusuf Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonun ansızın taş gibi kesilmesi, direksiyon başında yaşanabilecek en ürkütücü anlardan biridir. Seyir halindeyken bir anlığına kontrolü kaybettiğinizi hissedersiniz, nabzınız yükselir ve zihninizde hemen şu soru belirir: Dashboard'da yanan o ESP ışığıyla bu sertliğin bir alakası var mı? Yıllarca otomotiv sektöründe haber peşinde koşmuş, direksiyon başında binlerce kilometre devirmiş biri olarak net söyleyeyim: Evet, doğrudan veya dolaylı olarak bal gibi alakası var. Günümüzün modern araçları eski mekanik yığınlar değil; her bir sistem diğerinin kılcal damarına bağlı çalışan devasa birer elektronik ağ.
Sistem elektronik olunca, bir yerdeki aksaklık domino etkisi yaratıp hiç beklemediğiniz bir yeri vurabiliyor. ESP, yani Elektronik Stabilite Programı, siz farkında olmasanız da sürüş esnasında tekerlek hızlarını, direksiyon açı sensörünü ve aracın savrulma oranını milisaniyeler içinde süzer. İşte tam bu noktada, direksiyon sisteminin kalbi sayılan Elektro-Hidrolik veya tamamen Elektrikli Direksiyon (EPS) ile ESP sistemi aynı sensör verilerini paylaşmaya başlar. Direksiyon açı sensörünüz arızalandığında ya da yanlış bir sinyal gönderdiğinde... ESP bunu bir tehlike olarak algılar ve sistemi korumaya almak için devreden çıkar. Sistem devreden çıkarken, aynı veriyi kullanan direksiyon beyni de ne yapacağını şaşırır ve destek gücünü anında kesiverir. Sonuç mu? O pamuk gibi direksiyon bir anda kütük gibi olur.
Sürücülerin çoğu bu iki sistemin tamamen bağımsız çalıştığını sanır ki bu en büyük yanılgılardır. Araçtaki sensör ağı bir bütün olarak işler; bir tekerlekteki ABS sensörünün bozulması bile aracın tüm elektronik dengesini altüst etmeye yeter. Bazen de tam tersi bir durum yaşanır. Şarj dinamosundaki ufak bir voltaj dalgalanması veya zayıflayan bir akü, aracın beynine "yetersiz güç" sinyali gönderir. Beyin ilk iş olarak yüksek akım çeken konfor ve güvenlik sistemlerini kısıtlar. ESP uyarı lambası yakar, ardından direksiyon kutusu gücü keser... Hatta bazen sadece bir sigorta atması bile insanı yolda çileden çıkarmaya yeter de artar.
Yılların getirdiği tecrübeyle sabittir ki, bu tür elektronik arızalarda paniğe kapılıp hemen en pahalı parçayı değiştirmeye kalkmak büyük hatadır. Yolda giderken başınıza böyle bir şey geldiyse yapacağınız ilk iş, aracı güvenli bir yere çekip motoru stop etmek olmalı. Bazen sistem geçici bir voltaj düşüklüğünden dolayı kilitlenir ve motoru kapatıp birkaç dakika bekledikten sonra tekrar çalıştırmak her şeyi normale döndürebilir. Tabii bu geçici bir rahatlama sağlar, sorunun kökten çözüldüğü anlamına gelmez. İlk fırsatta iyi bir ustaya gidip aracı bilgisayara bağlatmalı, arıza kodlarını okutmalısınız. Direksiyon sertliği hayatınızı riske atacak bir konudur; "nasıl olsa idare ediyor" deyip asla ertelemeyin, kulak ardı etmeyin.
Sistem elektronik olunca, bir yerdeki aksaklık domino etkisi yaratıp hiç beklemediğiniz bir yeri vurabiliyor. ESP, yani Elektronik Stabilite Programı, siz farkında olmasanız da sürüş esnasında tekerlek hızlarını, direksiyon açı sensörünü ve aracın savrulma oranını milisaniyeler içinde süzer. İşte tam bu noktada, direksiyon sisteminin kalbi sayılan Elektro-Hidrolik veya tamamen Elektrikli Direksiyon (EPS) ile ESP sistemi aynı sensör verilerini paylaşmaya başlar. Direksiyon açı sensörünüz arızalandığında ya da yanlış bir sinyal gönderdiğinde... ESP bunu bir tehlike olarak algılar ve sistemi korumaya almak için devreden çıkar. Sistem devreden çıkarken, aynı veriyi kullanan direksiyon beyni de ne yapacağını şaşırır ve destek gücünü anında kesiverir. Sonuç mu? O pamuk gibi direksiyon bir anda kütük gibi olur.
Sürücülerin çoğu bu iki sistemin tamamen bağımsız çalıştığını sanır ki bu en büyük yanılgılardır. Araçtaki sensör ağı bir bütün olarak işler; bir tekerlekteki ABS sensörünün bozulması bile aracın tüm elektronik dengesini altüst etmeye yeter. Bazen de tam tersi bir durum yaşanır. Şarj dinamosundaki ufak bir voltaj dalgalanması veya zayıflayan bir akü, aracın beynine "yetersiz güç" sinyali gönderir. Beyin ilk iş olarak yüksek akım çeken konfor ve güvenlik sistemlerini kısıtlar. ESP uyarı lambası yakar, ardından direksiyon kutusu gücü keser... Hatta bazen sadece bir sigorta atması bile insanı yolda çileden çıkarmaya yeter de artar.
Yılların getirdiği tecrübeyle sabittir ki, bu tür elektronik arızalarda paniğe kapılıp hemen en pahalı parçayı değiştirmeye kalkmak büyük hatadır. Yolda giderken başınıza böyle bir şey geldiyse yapacağınız ilk iş, aracı güvenli bir yere çekip motoru stop etmek olmalı. Bazen sistem geçici bir voltaj düşüklüğünden dolayı kilitlenir ve motoru kapatıp birkaç dakika bekledikten sonra tekrar çalıştırmak her şeyi normale döndürebilir. Tabii bu geçici bir rahatlama sağlar, sorunun kökten çözüldüğü anlamına gelmez. İlk fırsatta iyi bir ustaya gidip aracı bilgisayara bağlatmalı, arıza kodlarını okutmalısınız. Direksiyon sertliği hayatınızı riske atacak bir konudur; "nasıl olsa idare ediyor" deyip asla ertelemeyin, kulak ardı etmeyin.