Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah kontağı çevirdiğinde o motorun alışkın olduğu sessizliği değil de sanki altında horultulu bir traktör çalışıyormuş gibi sarsıntılı bir ses duyduğunda, insanın içi bir garip olur... Mazot kokusu yavaş yavaş kabine sızmaya başladıysa, bütçeni sarsacak o can sıkıcı masraf kapıya dayanmış demektir.
Aracın yokuşlarda bayılmaya, düz yolda ise eskisi gibi can alıcı bir ivmelenme göstermemeye başladığı o anlar, ustanın kapısını çalma vaktinin geldiğini fısıldar. Gösterge panelinde beliren o inatçı motor arıza lambası da zaten her şeyi özetler... Enjektörler artık görevini yapamıyor, yakıtı olması gerektiği gibi buharlaştırıp motora veremiyor.
Peki cebinden çıkacak o rakam tam olarak neye göre şekillenir dersen, işin içine giren yedek parça kalitesi ve ustanın işçilik ücreti her şeyi kökten değiştirir. Kimi zaman orijinal parça bulmak deveye hendek atlatmaktan zor olurken, kimi zaman da yan sanayi ürünler birkaç ay sonra yine aynı dertle yolda bırakır insanı.
Cebini yakacak bu değişimin maliyeti, aracının markasına ve üzerindeki motor sisteminin nesline göre binlerce liradan başlayıp on binlerce liraya kadar tırmanabilir... Yetkili servisin kapısından içeri adım attığın anla mahalle arasındaki samimi ustanın tezgahı arasında uçurumlar kadar fark olduğunu da unutmamak lazım tabii.
Dört enjektörün birden değişmesi gerektiği o korkunç senaryoda, elini vicdanına koyup iyi bir piyasa araştırması yapmak en doğrusudur. Kimi usta "hepsini söküp atalım yenisini takalım" der, kimi ise sadece işlevini yitirmiş olan o tekli ucu kurtarmanın peşine düşer... İşte tam da bu noktada güvenebileceğin birine denk gelmek, servete mal olabilecek bir masraftan kurtarır insanı.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu parçaların tamir edilebilir olması bir nebze olsun nefes aldırıyor ceplere, her defasında sıfırını almak zorunda kalmıyorsun neyse ki. Temizletmek, ucunu değiştirmek ya da ayar çekmek bazen tam bir değişim maliyetinin üçte birine işi bitirmeni sağlar... Ama tabi ustanın elinin ehli olması şart, yoksa parayı çöpe atmış gibi hissedersin sonunda.
Aracının sesine kulak vermek, o garip titremeleri görmezden gelmemek eninde sonunda seni büyük bir masraftan koruyacaktır... Çıkan o yüksek faturalar canını sıksa da, yolda kalma riskini bertaraf etmenin huzuru her şeye değiyor sonuçta.
Aracın yokuşlarda bayılmaya, düz yolda ise eskisi gibi can alıcı bir ivmelenme göstermemeye başladığı o anlar, ustanın kapısını çalma vaktinin geldiğini fısıldar. Gösterge panelinde beliren o inatçı motor arıza lambası da zaten her şeyi özetler... Enjektörler artık görevini yapamıyor, yakıtı olması gerektiği gibi buharlaştırıp motora veremiyor.
Peki cebinden çıkacak o rakam tam olarak neye göre şekillenir dersen, işin içine giren yedek parça kalitesi ve ustanın işçilik ücreti her şeyi kökten değiştirir. Kimi zaman orijinal parça bulmak deveye hendek atlatmaktan zor olurken, kimi zaman da yan sanayi ürünler birkaç ay sonra yine aynı dertle yolda bırakır insanı.
Cebini yakacak bu değişimin maliyeti, aracının markasına ve üzerindeki motor sisteminin nesline göre binlerce liradan başlayıp on binlerce liraya kadar tırmanabilir... Yetkili servisin kapısından içeri adım attığın anla mahalle arasındaki samimi ustanın tezgahı arasında uçurumlar kadar fark olduğunu da unutmamak lazım tabii.
Dört enjektörün birden değişmesi gerektiği o korkunç senaryoda, elini vicdanına koyup iyi bir piyasa araştırması yapmak en doğrusudur. Kimi usta "hepsini söküp atalım yenisini takalım" der, kimi ise sadece işlevini yitirmiş olan o tekli ucu kurtarmanın peşine düşer... İşte tam da bu noktada güvenebileceğin birine denk gelmek, servete mal olabilecek bir masraftan kurtarır insanı.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu parçaların tamir edilebilir olması bir nebze olsun nefes aldırıyor ceplere, her defasında sıfırını almak zorunda kalmıyorsun neyse ki. Temizletmek, ucunu değiştirmek ya da ayar çekmek bazen tam bir değişim maliyetinin üçte birine işi bitirmeni sağlar... Ama tabi ustanın elinin ehli olması şart, yoksa parayı çöpe atmış gibi hissedersin sonunda.
Aracının sesine kulak vermek, o garip titremeleri görmezden gelmemek eninde sonunda seni büyük bir masraftan koruyacaktır... Çıkan o yüksek faturalar canını sıksa da, yolda kalma riskini bertaraf etmenin huzuru her şeye değiyor sonuçta.