Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
O direksiyon birden bire taş gibi kesildiğinde insanın kalbi şöyle bir hoplar, biliyorum.
Sanki o an bütün dünya üzerinize yıkılmış gibi hissettirir, özellikle de hareket halindeyken.
Peki bu durumda ne kadar yol gidilir, asıl merak edilen o işte...
Net bir kilometre vermek imkansızdır, çünkü her araç aynı tepkiyi vermez.
Hidrolik olanlar bir nebze idare ederdi eskiden ama bunlar tamamen elektrikle çalışıyor...
Beyin bir kere akışı kesti mi, o tonlarca ağırlığı kollarınızla döndürmek zorunda kalırsınız.
Birkaç metre belki gidersiniz gitmesine de, o dönüşlerde dönebilecek misiniz acaba?
Şehir içi trafiğinde bu arızayla beş kilometre bile ölüm gibidir, kaslarınız tutulur adeta.
Düz bir yolda belki biraz daha şansınız yaver gider, ama ya o keskin virajlar...
Asla riske girmemek en mantıklısıdır, ilk uygun yerde sağa çekip dörtlüleri yakmak gerekir.
Mekanik aksam bazen kilitlenebilir, bunu sakın unutmayın...
Yola devam etmek demek, belki de kontrolü tamamen kaybetmek anlamına gelir.
Sanayiye kadar ulaştırır mı acaba diye düşünür insan, o anki panikle.
Ulaştırmaz kardeşim, ulaştırmaz; o direksiyon bir an gelir hiç dönmez olur çünkü.
Sanki o an bütün dünya üzerinize yıkılmış gibi hissettirir, özellikle de hareket halindeyken.
Peki bu durumda ne kadar yol gidilir, asıl merak edilen o işte...
Net bir kilometre vermek imkansızdır, çünkü her araç aynı tepkiyi vermez.
Hidrolik olanlar bir nebze idare ederdi eskiden ama bunlar tamamen elektrikle çalışıyor...
Beyin bir kere akışı kesti mi, o tonlarca ağırlığı kollarınızla döndürmek zorunda kalırsınız.
Birkaç metre belki gidersiniz gitmesine de, o dönüşlerde dönebilecek misiniz acaba?
Şehir içi trafiğinde bu arızayla beş kilometre bile ölüm gibidir, kaslarınız tutulur adeta.
Düz bir yolda belki biraz daha şansınız yaver gider, ama ya o keskin virajlar...
Asla riske girmemek en mantıklısıdır, ilk uygun yerde sağa çekip dörtlüleri yakmak gerekir.
Mekanik aksam bazen kilitlenebilir, bunu sakın unutmayın...
Yola devam etmek demek, belki de kontrolü tamamen kaybetmek anlamına gelir.
Sanayiye kadar ulaştırır mı acaba diye düşünür insan, o anki panikle.
Ulaştırmaz kardeşim, ulaştırmaz; o direksiyon bir an gelir hiç dönmez olur çünkü.