Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllardır evinde oturduğu yerden pencerelerden gelen sesleri dinleyen, duvarların içindeki o görünmez damarların ne zaman tıkanacağını kestiremeyen biri olarak söyleyebilirim ki, elektrik tesisatı yenileme işi öyle masadan kalkıp ertesi gün yapılacak bir operasyon değildir; evvela o kasanın, o sigorta kutusunun arkasında yatan gerçeklikle yüzleşmek gerekir çünkü eskimiş kabloların taşıdığı yük, bir gün evin bütün dengesini sessizce altüst edebilir ve siz duvarın rengini beğenmediğiniz için boya badana yaparken aslında en büyük tehlikeyi arkasında bıraktığınızı çok geç fark edersiniz.
Peki bu işin bütçe tarafı, o kafaları kurcalayan rakamlar tam olarak neye göre şekillenir derseniz, karşınıza çıkan tablonun sadece metre kare hesabından ibaret olmadığını, evin yaşına, kullanılan boruların kalitesine ve hatta ustanın duvarı ne kadar insaflı yonttuğuna kadar değişen upuzun bir değişkenler zinciri olduğunu görürsünüz; sıradan bir dairede anahtar priz yerlerinin değişmesiyle bütün ana kolon hatlarının sıfırdan çekilmesi arasındaki o uçurum, aslında cebinizden çıkacak paranın miktarını belirleyen en temel kırılma noktasıdır.
Eski binalarda işe giriştiğinizde işin rengi tamamen değişir, çünkü duvarı kırdığınız an karşınıza ne çıkacağını kimse öngöremez; kimi zaman küflenmiş demir borularla, kimi zaman da kimin çektiği belli olmayan ek yerleriyle dolu bir kablo yumağıyla baş başa kalırsınız ki bu da baştaki o ucuz maliyet hesaplarının aniden bütçeyi zorlayan rakamlara evrilmesine neden olur, yani evdeki hesap çarşıya uymaz derken tam da bu durumu kastediyorlar galiba...
Malzeme kalitesi meselesi ise işin en hassas omurgasıdır; üç kuruş kâr edeceğim derken piyasadaki ucuz kablolara yönelmek, gelecekte evinizi adeta saatli bir bombanın üzerinde yaşatmakla eşdeğerdir ve bunu söylerken hiç de abartmıyorum, çünkü kaliteli bakır ile merdiven altı üretim bir malzemenin yıllar içinde ısınma katsayısı bile bütçenizi ve can güvenliğinizi doğrudan etkileyen gizli birer faktördür.
Usta seçimi konusunda ise insan bazen kime güveneceğini şaşırıyor, çünkü ortalıkta ben bu işi yaparım diye gezen ama sigortanın ne anlama geldiğini dahi bilmeyen o kadar çok kişi var ki, ucuz teklif verenleri seçeyim derken işin sonu daha büyük bir felakete sürüklenebiliyor; o yüzden işin ehli, ne yaptığını bilen ve arkasında sağlam bir iş bırakacak insanlarla çalışmak, belki anlık olarak bütçenizi biraz sarsar ama ileride kafanızın rahat etmesini sağlayan en akıllıca yatırım olur.
Bütün bu masraf kalemlerini alt alta topladığınızda, günün sonunda ortaya çıkan rakamın sizi korkutmasına izin vermeyin, çünkü bu sadece eve yapılan estetik bir harcama değil, doğrudan sevdiklerinizle birlikte huzurla nefes aldığınız o dört duvarın güvenliğini satın alma sürecidir; nitekim bozulmayan, ısınmayan ve gece yattığınızda kafanızı yastığa rahat koymanızı sağlayan bir tesisatın bedeli ne olursa olsun, yaşanabilecek en ufak bir felaketin getireceği acıdan çok daha ucuzdur.
Peki bu işin bütçe tarafı, o kafaları kurcalayan rakamlar tam olarak neye göre şekillenir derseniz, karşınıza çıkan tablonun sadece metre kare hesabından ibaret olmadığını, evin yaşına, kullanılan boruların kalitesine ve hatta ustanın duvarı ne kadar insaflı yonttuğuna kadar değişen upuzun bir değişkenler zinciri olduğunu görürsünüz; sıradan bir dairede anahtar priz yerlerinin değişmesiyle bütün ana kolon hatlarının sıfırdan çekilmesi arasındaki o uçurum, aslında cebinizden çıkacak paranın miktarını belirleyen en temel kırılma noktasıdır.
Eski binalarda işe giriştiğinizde işin rengi tamamen değişir, çünkü duvarı kırdığınız an karşınıza ne çıkacağını kimse öngöremez; kimi zaman küflenmiş demir borularla, kimi zaman da kimin çektiği belli olmayan ek yerleriyle dolu bir kablo yumağıyla baş başa kalırsınız ki bu da baştaki o ucuz maliyet hesaplarının aniden bütçeyi zorlayan rakamlara evrilmesine neden olur, yani evdeki hesap çarşıya uymaz derken tam da bu durumu kastediyorlar galiba...
Malzeme kalitesi meselesi ise işin en hassas omurgasıdır; üç kuruş kâr edeceğim derken piyasadaki ucuz kablolara yönelmek, gelecekte evinizi adeta saatli bir bombanın üzerinde yaşatmakla eşdeğerdir ve bunu söylerken hiç de abartmıyorum, çünkü kaliteli bakır ile merdiven altı üretim bir malzemenin yıllar içinde ısınma katsayısı bile bütçenizi ve can güvenliğinizi doğrudan etkileyen gizli birer faktördür.
Usta seçimi konusunda ise insan bazen kime güveneceğini şaşırıyor, çünkü ortalıkta ben bu işi yaparım diye gezen ama sigortanın ne anlama geldiğini dahi bilmeyen o kadar çok kişi var ki, ucuz teklif verenleri seçeyim derken işin sonu daha büyük bir felakete sürüklenebiliyor; o yüzden işin ehli, ne yaptığını bilen ve arkasında sağlam bir iş bırakacak insanlarla çalışmak, belki anlık olarak bütçenizi biraz sarsar ama ileride kafanızın rahat etmesini sağlayan en akıllıca yatırım olur.
Bütün bu masraf kalemlerini alt alta topladığınızda, günün sonunda ortaya çıkan rakamın sizi korkutmasına izin vermeyin, çünkü bu sadece eve yapılan estetik bir harcama değil, doğrudan sevdiklerinizle birlikte huzurla nefes aldığınız o dört duvarın güvenliğini satın alma sürecidir; nitekim bozulmayan, ısınmayan ve gece yattığınızda kafanızı yastığa rahat koymanızı sağlayan bir tesisatın bedeli ne olursa olsun, yaşanabilecek en ufak bir felaketin getireceği acıdan çok daha ucuzdur.