Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Motorun kalbinde dönen o gizli dolabı çoğumuz bilmeyiz, kaputu açtığımızda karşımıza çıkan karmaşık kablolar ve plastik kapaklar arasında kaybolup gideriz; oysa egzoz gazının bir kısmını alıp tekrar yanma odasına üfleyen o ufak parça, yani EGR valfi, zamanla kurum bağlayıp tıkanınca bütün konforumuz altüst olur.
Gaz pedalına bastığınızda araba sanki arkadan çekiliyormuş gibi yığılıyorsa, egzozdan yayılan o ağır ve keskin çiğ yakıt kokusu burnunuza geliyorsa, bilin ki manifoldun içindeki küçük geçiş yolları o katranlaşmış kurum tabakası yüzünden nefes alamaz hale gelmiştir.
Rölantide dururken motorun balık gibi titremesi, ibrenin aşağı yukarı oynaşması insanı sinir eder; acaba bu sarsıntı motor takozu mu yoksa enjektör mü derken, usta tornavidayla valfi söküp de o simsiyah katranı gösterdiğinde bütün mesele parça parça gözünüzün önüne serilir.
Aslında bu parça yanma sıcaklığını düşürüp doğayı korumak için tasarlanmıştır ama bizim kalitesiz yakıtlar ve şehir içi dur-kalk trafikteki o temkinli sürüşlerimiz var ya, işte valfi tam da kalbinden vurup hareket etmez hale getiren tam olarak o isli tortulardır.
Elektronik beyin arıza lambasını yaktığında gösterge panelindeki o sarı motor simgesi adeta size göz kırpar; servise gidip bilgisayara bağlattığınızda ekranda beliren o hata kodu, EGR mekanizmasının açık ya da kapalı konumda sıkışıp kaldığını söyler durur.
Zamanında temizletilmeyen ya da değiştirilmeyen bu valf, bir süre sonra turbo basıncını da etkiler, araba yokuş yukarı çıkarken can çekişmeye başlar; kimi zaman da gaza ani yüklenmelerde siyah bir bulut fırlatır arkasından, hani şu arkadaki sürücüyü rahatsız eden o yoğun duman var ya, işte o hep bu sıkışmanın eseridir.
Temizlemek bazen günü kurtarır ama kurumun cinsi demir gibi sertleştiyse o parça değişmek zorundadır, çünkü metal yorulması ve valf milinin aşınması artık malzemenin işlevini tamamen yitirdiğini haykırır; yani kısacası arabanın ciğerleri iflas etmeden o müdahaleyi vaktinde yapmak en mantıklı yoldur.
Gaz pedalına bastığınızda araba sanki arkadan çekiliyormuş gibi yığılıyorsa, egzozdan yayılan o ağır ve keskin çiğ yakıt kokusu burnunuza geliyorsa, bilin ki manifoldun içindeki küçük geçiş yolları o katranlaşmış kurum tabakası yüzünden nefes alamaz hale gelmiştir.
Rölantide dururken motorun balık gibi titremesi, ibrenin aşağı yukarı oynaşması insanı sinir eder; acaba bu sarsıntı motor takozu mu yoksa enjektör mü derken, usta tornavidayla valfi söküp de o simsiyah katranı gösterdiğinde bütün mesele parça parça gözünüzün önüne serilir.
Aslında bu parça yanma sıcaklığını düşürüp doğayı korumak için tasarlanmıştır ama bizim kalitesiz yakıtlar ve şehir içi dur-kalk trafikteki o temkinli sürüşlerimiz var ya, işte valfi tam da kalbinden vurup hareket etmez hale getiren tam olarak o isli tortulardır.
Elektronik beyin arıza lambasını yaktığında gösterge panelindeki o sarı motor simgesi adeta size göz kırpar; servise gidip bilgisayara bağlattığınızda ekranda beliren o hata kodu, EGR mekanizmasının açık ya da kapalı konumda sıkışıp kaldığını söyler durur.
Zamanında temizletilmeyen ya da değiştirilmeyen bu valf, bir süre sonra turbo basıncını da etkiler, araba yokuş yukarı çıkarken can çekişmeye başlar; kimi zaman da gaza ani yüklenmelerde siyah bir bulut fırlatır arkasından, hani şu arkadaki sürücüyü rahatsız eden o yoğun duman var ya, işte o hep bu sıkışmanın eseridir.
Temizlemek bazen günü kurtarır ama kurumun cinsi demir gibi sertleştiyse o parça değişmek zorundadır, çünkü metal yorulması ve valf milinin aşınması artık malzemenin işlevini tamamen yitirdiğini haykırır; yani kısacası arabanın ciğerleri iflas etmeden o müdahaleyi vaktinde yapmak en mantıklı yoldur.