Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Arabanın kaputunu kaldırdığında o karmaşık kablo demetlerinin birleştiği devasa bir kutu görürsün ya, işte o motor beyni. O beynin dünyaya açılan kapısı olan ECU soketi zamanla nemden, sudan ve hatta havadaki en ufak bir rutubetten nasibini alır. Bir sabah marşa bastığında panelde rengarenk arıza lambaları yanıyorsa, suçluyu çok uzakta aramaya gerek kalmayabilir.
Su damlacıkları soketin o minicik pinlerinin arasında sinsice süzülür. Metal yüzeyle buluşan nem, oksijenle el ele verip o yeşilimsi, beyazımsı zehirli katmanı örmeye başlar... Bakırın can düşmanıdır bu tabaka. Elektrik sinyalleri o yeşil oksit duvarına çarptıkça sapıtır, doğru düzgün iletilemez hale gelir.
Soketi eline alıp baktığında o iğne ucu kadar pinlerin üzerindeki yeşermeyi fark ettin mi hiç? İşte o renk, arabanın senfoni orkestrasının içine giren detone bir ses gibidir. Temizlenmediği her saniye, o oksit tabakası metali kemirmeye, kemirdikçe soket pinlerini ufalamaya devam eder.
Hiç anlamadık bir anda araba garip tekleme nöbetlerine giriyor mu? Bazen gaz yemez, bazen durduk yere stop eder, bazen de "ben çalışmıyorum" diye diretir. Soketteki tek bir pinin bile tam temas etmemesi, beynin sensörlerden yanlış bilgi almasına ya da sensörlere saçma sapan komutlar göndermesine yeter de artar bile.
Gidip sanayide hemen "beyin yanmış" lafına kanıp binlerce lirayı sokağa saçma sakın. Ustaların bir kısmı maalesef en kolay yolu seçip parçayı tamamen değiştirmek ister. Oysa sorun çoğu zaman sadece elektrik iletiminin o oksit yüzünden kesilmesinden ibarettir.
Şu temas temizleyici spreyler var ya, hani elektronikçilerin elinden düşürmediği... İşte o sprey senin en büyük kurtarıcın olabilir. Soketi dikkatlice söküp içine bolca o yağsız kontakt spreyden sıkmak, bir de ince kıllı bir fırçayla yumuşakça ovalamak mucizeler yaratabilir bazen.
Sadece sprey sıkıp bırakmak yetmez ki. Temizledikten sonra o pinlerin tekrar nem kapmasını engellemek için dielektrik gres dediğimiz koruyucu bir gres kullanmak şarttır. Bu özel gres nemi dışarıda tutar, suyun pinlerle temasını tamamen keser, soketi adeta zırhla kaplar.
Peki o soketin contası ne durumda? Soketlerin etrafında suyu içeri almamak için tasarlanmış küçücük kauçuk contalar bulunur. Zamanla kuruyup çatlayan, esnekliğini kaybeden bir conta, dışarıdan gelen her su damlasına adeta davetiye çıkarır.
Yıkamacıya gidip "motoru bir güzel yıkayalım abi" dediğinde bir kez daha düşün. Basınçlı su, o en sağlam görünen soketlerin bile yalıtımını delip içeri sızar. Motor temizliği yapacaksan susuz spreyler ve bezler varken, o tazyikli suyu elektrik aksamına doğrultmak bile bile lades demektir...
Oksitlenme dedikleri şey öyle bir günde aniden pırt diye ortaya çıkmaz. Haftalarca, hatta aylarca için için büyür o yeşil tabaka. Sen farkına varana kadar elektrik akımı o direnç yüzünden pinleri ısıtır, soket plastiklerini eritmeye bile başlar.
Bazen arızayı ararken en karmaşık parçalara odaklanırız da yanı başımızdaki basit bir temassızlığı gözden kaçırırız. Kabloyu biraz oynatınca düzelen, arabayı sarsınca tekrar baş gösteren hayalet arızaların arkasında hep bu oksitlenme yatar. Kabloyu sallarsın geçer, çukura girersin yine başlar...
Arabanın elektrik tesisatına bir sağlık kontrolü yapacaksan, işe ilk olarak o ana kumanda merkezinden başlamalısın. ECU soketini senede bir kez olsun söküp kontrol etmek, seni ileride çekici üstünde sanayiye gitme çilesinden kurtarabilir.
Işıl ışıl parlamayan, matlaşmış ve rengi dönmüş her metal pin sana bir şey anlatmaya çalışıyordur. Onların sesine kulak verirsen, araban da seni yolda bırakmaz. Unutma, en büyük masraflar her zaman ihmal edilen en küçük detaylardan çıkar.
ECU soketini zarar vermeden temizlemenin aşamalarını detaylandıralım mı?
Yes
Su damlacıkları soketin o minicik pinlerinin arasında sinsice süzülür. Metal yüzeyle buluşan nem, oksijenle el ele verip o yeşilimsi, beyazımsı zehirli katmanı örmeye başlar... Bakırın can düşmanıdır bu tabaka. Elektrik sinyalleri o yeşil oksit duvarına çarptıkça sapıtır, doğru düzgün iletilemez hale gelir.
Soketi eline alıp baktığında o iğne ucu kadar pinlerin üzerindeki yeşermeyi fark ettin mi hiç? İşte o renk, arabanın senfoni orkestrasının içine giren detone bir ses gibidir. Temizlenmediği her saniye, o oksit tabakası metali kemirmeye, kemirdikçe soket pinlerini ufalamaya devam eder.
Hiç anlamadık bir anda araba garip tekleme nöbetlerine giriyor mu? Bazen gaz yemez, bazen durduk yere stop eder, bazen de "ben çalışmıyorum" diye diretir. Soketteki tek bir pinin bile tam temas etmemesi, beynin sensörlerden yanlış bilgi almasına ya da sensörlere saçma sapan komutlar göndermesine yeter de artar bile.
Gidip sanayide hemen "beyin yanmış" lafına kanıp binlerce lirayı sokağa saçma sakın. Ustaların bir kısmı maalesef en kolay yolu seçip parçayı tamamen değiştirmek ister. Oysa sorun çoğu zaman sadece elektrik iletiminin o oksit yüzünden kesilmesinden ibarettir.
Şu temas temizleyici spreyler var ya, hani elektronikçilerin elinden düşürmediği... İşte o sprey senin en büyük kurtarıcın olabilir. Soketi dikkatlice söküp içine bolca o yağsız kontakt spreyden sıkmak, bir de ince kıllı bir fırçayla yumuşakça ovalamak mucizeler yaratabilir bazen.
Sadece sprey sıkıp bırakmak yetmez ki. Temizledikten sonra o pinlerin tekrar nem kapmasını engellemek için dielektrik gres dediğimiz koruyucu bir gres kullanmak şarttır. Bu özel gres nemi dışarıda tutar, suyun pinlerle temasını tamamen keser, soketi adeta zırhla kaplar.
Peki o soketin contası ne durumda? Soketlerin etrafında suyu içeri almamak için tasarlanmış küçücük kauçuk contalar bulunur. Zamanla kuruyup çatlayan, esnekliğini kaybeden bir conta, dışarıdan gelen her su damlasına adeta davetiye çıkarır.
Yıkamacıya gidip "motoru bir güzel yıkayalım abi" dediğinde bir kez daha düşün. Basınçlı su, o en sağlam görünen soketlerin bile yalıtımını delip içeri sızar. Motor temizliği yapacaksan susuz spreyler ve bezler varken, o tazyikli suyu elektrik aksamına doğrultmak bile bile lades demektir...
Oksitlenme dedikleri şey öyle bir günde aniden pırt diye ortaya çıkmaz. Haftalarca, hatta aylarca için için büyür o yeşil tabaka. Sen farkına varana kadar elektrik akımı o direnç yüzünden pinleri ısıtır, soket plastiklerini eritmeye bile başlar.
Bazen arızayı ararken en karmaşık parçalara odaklanırız da yanı başımızdaki basit bir temassızlığı gözden kaçırırız. Kabloyu biraz oynatınca düzelen, arabayı sarsınca tekrar baş gösteren hayalet arızaların arkasında hep bu oksitlenme yatar. Kabloyu sallarsın geçer, çukura girersin yine başlar...
Arabanın elektrik tesisatına bir sağlık kontrolü yapacaksan, işe ilk olarak o ana kumanda merkezinden başlamalısın. ECU soketini senede bir kez olsun söküp kontrol etmek, seni ileride çekici üstünde sanayiye gitme çilesinden kurtarabilir.
Işıl ışıl parlamayan, matlaşmış ve rengi dönmüş her metal pin sana bir şey anlatmaya çalışıyordur. Onların sesine kulak verirsen, araban da seni yolda bırakmaz. Unutma, en büyük masraflar her zaman ihmal edilen en küçük detaylardan çıkar.
ECU soketini zarar vermeden temizlemenin aşamalarını detaylandıralım mı?
Yes