Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Arabayı sabah çalıştırıp vitese attığında o hafif silkeleme hissi var ya, işte o an insanın canını sıkan tek şeydir belki de. Servise gidiyorsun, usta bilgisayara bağlıyor, bir iki tuşa basıp "yazılım güncelleyeceğiz abicim, hepsi geçecek" diyor. Acaba gerçekten geçiyor mu, yoksa mesele sadece sistemi biraz uyutup asıl sıkıntıyı halının altına süpürmekten mi ibaret? Mekatronik beynin o karmaşık dünyasına dışarıdan müdahale etmek, yıllardır süren bu mekanik ve elektronik çekişmeyi tek kalemde bitirmeye yetmiyor sanki. Bazen sadece vites geçişleri biraz daha yumuşuyor o kadar, ama o huzursuzluk hissi hep orada kalmaya devam ediyor...
Çift kavramalı şanzıman dediğin şey aslında mühendislik harikası bir şey ama trafikte dur-kalk yaparken adeta can çekişiyor. Balatalar ısınıyor, sensörler yanılgıya düşüyor, beyin ne yapacağını şaşırıyor birdenbire. Fabrika çıkışlı yazılımlar genellikle standart kullanıcı profiline göre hazırlandığı için bizim o deli dolu şehir içi sürüş tarzımıza ayak uyduramıyor bir türlü. Güncelleme dediğin olay da aslında tam bu noktada devreye giriyor; sistemi biraz daha esnetiyor, toleransları genişletiyor ve balataların ömrünü uzatacak birkaç küçük hile ekliyor kod satırlarına. Tabii bu durum her araçta aynı mükemmel sonucu vermiyor, bazılarında mucize yaratırken bazılarında sadece geçici bir neşe sunuyor...
Asıl mesele şu ki, donanımsal bir aşınmayı sadece klavye başında yazılan birkaç satır kodla tamamen ortadan kaldırmak pek mümkün görünmüyor gözüme. Debriyaj bilyası bozulmuşsa, dişliler aşınmışsa, sen istersen dünyanın en kusursuz yazılımını yükle, o metal yine o sesi çıkaracak, yine o sarsıntıyı yapacak. Sürücüler genellikle yazılımın her şeyi çözeceğine dair büyük bir umut besliyorlar içlerinde, çünkü bu hem daha ucuz hem de daha zahmetsiz bir çözüm yolu gibi geliyor kulağa. Oysa işin aslı hiç de öyle masalsı değil, bazen sadece kronik bir sorunun üzerini örtmekten başka bir işe yaramıyor bu güncellemeler...
Belki de biraz kabullenmek gerekiyor bu teknolojinin doğasını, ne dersin? Kusursuz bir sürüş deneyimi arıyorsan belki de çift kavramalı sistemler yerine tam otomatik torque converter seçeneklerine yönelmek en mantıklı hamle olur uzun vadede. Yazılım güncellemesi sadece günü kurtarır, geçici bir rahatlama sağlar, o kadar... Sürücü koltuğuna oturduğunda arkanda bırakamadığın o endişe var ya, işte onu hiçbir servis cihazı sıfırlayamaz maalesef.
Çift kavramalı şanzıman dediğin şey aslında mühendislik harikası bir şey ama trafikte dur-kalk yaparken adeta can çekişiyor. Balatalar ısınıyor, sensörler yanılgıya düşüyor, beyin ne yapacağını şaşırıyor birdenbire. Fabrika çıkışlı yazılımlar genellikle standart kullanıcı profiline göre hazırlandığı için bizim o deli dolu şehir içi sürüş tarzımıza ayak uyduramıyor bir türlü. Güncelleme dediğin olay da aslında tam bu noktada devreye giriyor; sistemi biraz daha esnetiyor, toleransları genişletiyor ve balataların ömrünü uzatacak birkaç küçük hile ekliyor kod satırlarına. Tabii bu durum her araçta aynı mükemmel sonucu vermiyor, bazılarında mucize yaratırken bazılarında sadece geçici bir neşe sunuyor...
Asıl mesele şu ki, donanımsal bir aşınmayı sadece klavye başında yazılan birkaç satır kodla tamamen ortadan kaldırmak pek mümkün görünmüyor gözüme. Debriyaj bilyası bozulmuşsa, dişliler aşınmışsa, sen istersen dünyanın en kusursuz yazılımını yükle, o metal yine o sesi çıkaracak, yine o sarsıntıyı yapacak. Sürücüler genellikle yazılımın her şeyi çözeceğine dair büyük bir umut besliyorlar içlerinde, çünkü bu hem daha ucuz hem de daha zahmetsiz bir çözüm yolu gibi geliyor kulağa. Oysa işin aslı hiç de öyle masalsı değil, bazen sadece kronik bir sorunun üzerini örtmekten başka bir işe yaramıyor bu güncellemeler...
Belki de biraz kabullenmek gerekiyor bu teknolojinin doğasını, ne dersin? Kusursuz bir sürüş deneyimi arıyorsan belki de çift kavramalı sistemler yerine tam otomatik torque converter seçeneklerine yönelmek en mantıklı hamle olur uzun vadede. Yazılım güncellemesi sadece günü kurtarır, geçici bir rahatlama sağlar, o kadar... Sürücü koltuğuna oturduğunda arkanda bırakamadığın o endişe var ya, işte onu hiçbir servis cihazı sıfırlayamaz maalesef.