Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Aracının gösterge panelinde aniden beliren o küçük anahtar simgesi veya yanıp sönen vites göstergesi, aslında şanzımanın kalbinden gelen ilk imdat çağrısıdır. DSG şanzımanların beyni sayılan mekatronik ünitesi, milisaniyeler içinde vites değiştiren hassas bir hidrolik ve elektronik kart birleşimidir. İşte bu hassas mekanizma, araç içerisindeki yüksek sıcaklık ve sürekli basınç değişimlerine dayanamadığında sistem kendini güvenli moda alır. Yani o korkutan arıza ışığı, aslında büyük bir mekanik yıkımı önlemek için yakılan son işarettir.
Şehir içi trafiğinde dur-kalk yaparken hissettiğin o minik silkelemeler var ya... Hah, işte mekatroniğin en büyük düşmanı tam olarak bu dur kalk saatleridir. Yavaş akan trafikte sistem sürekli birinci ve ikinci vites arasında kararsız kalır, debriyaj plakalarını sürekli yarım kavrama konumunda tutar. Bu kararsızlık inanılmaz bir ısı üretir. Isınan hidrolik yağ ise mekatronik ünitesinin içerisindeki contaları, solenoid valfleri ve en önemlisi o hassas elektronik kartı günden güne eritip bitirir.
Şanzıman yağını değiştirmene gerek yok diyenlere asla kulak asmamalısın. Üretici firma öyle dese bile, o yağın içinde zamanla biriken mikro metal tozları hidrolik kanalları tıkamaya başlar. Basınç pompası tıkalı kanallara yağ basmak için daha fazla zorlanır, en sonunda da yüksek basınca dayanamayıp tüp çatlatır veya pompayı yakar. Temiz kalmayan bir hidrolik yağ, mekatroniğin içten içe erimesine sebep olan sessiz bir katildir sanki.
Sürücü alışkanlıklarını gözden geçirmelisin belki de biraz, özellikle kırmızı ışıkta beklerken. Vitesi "D" konumunda tutup ayağını frene hafifçe bastığında, mekatronik hâlâ kavramayı hazırda tutmak için basınca devam eder. Fren pedalı tam basılı değilse sistem "gitsek mi dursak mı" karmaşasına düşer. Bu gereksiz zorlama, ünite içindeki hidrolik basınç tüpünün ve contaların ömrünü yarı yarıya düşüren en yaygın kullanıcı hatasıdır.
Akünün voltaj düşüklüğü bile bu devasa sistemi bir anda felç edebilir, şaka gibi ama öyle. Mekatronik ünitesinin üzerindeki elektronik kart, milisaniyelik voltaj dalgalanmalarına karşı inanılmaz hassastır. Zayıflamış bir akü veya şarj dinamosundaki ufak bir aksama yüzünden kart yanlış sinyaller üretmeye başlar. Bazen mekanik hiçbir sorun yokken sırf elektrik yetersizliğinden dolayı vitesler kilitlenir, araç yolda kalır...
Yokuş yukarı park ederken el frenini çekmeden aracı direkt "P" konumuna alıyorsan, mekatroniğe her gün kendi elinle darbe vuruyorsun demektir. Şanzıman dişlisine binen bütün o tonlarca yük, aracı çalıştırıp vitesi değiştirmek istediğinde doğrudan mekatronik selenoidlerine biner. O kırt diye gelen sert ses var ya, işte o ses mekatroniğin can çekişme sesidir. Önce el freni, sonra "P" konumu... Bu basit sıra değişimi bile ünitenin ömrünü senelerce uzatır.
Şehir içi trafiğinde dur-kalk yaparken hissettiğin o minik silkelemeler var ya... Hah, işte mekatroniğin en büyük düşmanı tam olarak bu dur kalk saatleridir. Yavaş akan trafikte sistem sürekli birinci ve ikinci vites arasında kararsız kalır, debriyaj plakalarını sürekli yarım kavrama konumunda tutar. Bu kararsızlık inanılmaz bir ısı üretir. Isınan hidrolik yağ ise mekatronik ünitesinin içerisindeki contaları, solenoid valfleri ve en önemlisi o hassas elektronik kartı günden güne eritip bitirir.
Şanzıman yağını değiştirmene gerek yok diyenlere asla kulak asmamalısın. Üretici firma öyle dese bile, o yağın içinde zamanla biriken mikro metal tozları hidrolik kanalları tıkamaya başlar. Basınç pompası tıkalı kanallara yağ basmak için daha fazla zorlanır, en sonunda da yüksek basınca dayanamayıp tüp çatlatır veya pompayı yakar. Temiz kalmayan bir hidrolik yağ, mekatroniğin içten içe erimesine sebep olan sessiz bir katildir sanki.
Sürücü alışkanlıklarını gözden geçirmelisin belki de biraz, özellikle kırmızı ışıkta beklerken. Vitesi "D" konumunda tutup ayağını frene hafifçe bastığında, mekatronik hâlâ kavramayı hazırda tutmak için basınca devam eder. Fren pedalı tam basılı değilse sistem "gitsek mi dursak mı" karmaşasına düşer. Bu gereksiz zorlama, ünite içindeki hidrolik basınç tüpünün ve contaların ömrünü yarı yarıya düşüren en yaygın kullanıcı hatasıdır.
Akünün voltaj düşüklüğü bile bu devasa sistemi bir anda felç edebilir, şaka gibi ama öyle. Mekatronik ünitesinin üzerindeki elektronik kart, milisaniyelik voltaj dalgalanmalarına karşı inanılmaz hassastır. Zayıflamış bir akü veya şarj dinamosundaki ufak bir aksama yüzünden kart yanlış sinyaller üretmeye başlar. Bazen mekanik hiçbir sorun yokken sırf elektrik yetersizliğinden dolayı vitesler kilitlenir, araç yolda kalır...
Yokuş yukarı park ederken el frenini çekmeden aracı direkt "P" konumuna alıyorsan, mekatroniğe her gün kendi elinle darbe vuruyorsun demektir. Şanzıman dişlisine binen bütün o tonlarca yük, aracı çalıştırıp vitesi değiştirmek istediğinde doğrudan mekatronik selenoidlerine biner. O kırt diye gelen sert ses var ya, işte o ses mekatroniğin can çekişme sesidir. Önce el freni, sonra "P" konumu... Bu basit sıra değişimi bile ünitenin ömrünü senelerce uzatır.