Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sürücülerin çoğu sanayi köşelerinde vakit kaybetmemek için o küçük plastik şişelere servet döküyor. Kimyasal katkı maddelerinin tıkalı bir dizel partikül filtresini sihirlice açacağını sanmak, en hafif tabirle safdilliktir. Fiziksel bir engeli sıvıyla eritip yok edemezsiniz; o kimyasalın yaptığı tek şey mazotun yanma sıcaklığını biraz düşürerek kurumun daha düşük ısıda tutuşmasını sağlamaktan ibaret. Katkı maddesi bir temizleyici değil, sadece yanmayı kolaylaştıran pasif bir katalizördür...
Şehir içi kısa mesafe sürüşlerinde egzoz sıcaklığı asla DPF’nin ihtiyaç duyduğu 600 derecelere ulaşmaz. Depoya attığınız o pahalı sıvı, egzoz sisteminde birikmiş taşlaşmış külü söküp atamaz. Belki henüz tam dolmamış, hafif kurum bağlamış bir filtrede pasif rejenrasyonu tetikler, o kadar. Tıkalı filtreyi Kimyasalla açmaya çalışmak, patlamış bir lastiğe hava basıp yola devam etmeyi beklemeye benzer.
Gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamak için filtrenin içindeki kurum ile kül farkını bilmek zorundasınız. Kurum yanabilir, evet; ancak motor yağından kalan kül yanmaz, kül sadece filtrede birikir ve orayı tıkar. Katkı maddeleri küle teğet geçer, hiçbir etkide bulunamaz. Dolayısıyla külle dolmuş bir DPF için o şişelere harcadığınız her kuruş doğrudan çöpe gidiyor.
Servislerin "DPF rejenerasyonu yapıyoruz" diyerek aracınızı yüksek devirde bağırtması da tek başına çözüm değil çoğu zaman. Yüksek ısı sağlansa dahi, filtre gözenekleri aşırı tıkalıysa egzoz geri basıncı artar ve turbo milini kırma noktasına getirir. Katkı maddesi kullanıp yüksek devirde araba zorlamak, tıkalı boruya tazyikli su basmaktan farksızdır... Bir yeri açayım derken motoru elinize alırsınız.
Aracınız sürekli "DPF Dolan" uyarısı veriyorsa, sorunu depoda değil injectors veya EGR valfinde aramalısınız. Yanmayan yakıt filtri hızla tıkar, siz katkı ekledikçe yanma kalitesini daha da bozarsınız bazen. Çözümü yanlış yerde aramak vakit ve nakit kaybından başka bir şey getirmez. Önce o filtrenin neden kirlendiğini bulacaksınız, kök nedeni çözmeden depoya ne dökerseniz dökün hikaye.
Peki hiç mi kullanılmasın bu ürünler? Tamamen tıkalı olmayan, uzun yola çıkmadan önce önleyici bakım amacıyla depoya eklenen kaliteli bir katkı belki kurum birikimini geciktirir. Ama tekrarlıyorum; geciktirir, temizlemez. Mucize beklemeyi bırakıp sistemin çalışma mantığını kavradığınızda, o renkli şişelerin pazarlama masalından ibaret olduğunu kendiniz göreceksiniz.
Günün sonunda önünüzde iki gerçek seçenek kalıyor: Ya filtreyi söküp profesyonel makinelerde ters yıkama yaptırarak külü dışarı attıracaksınız ya da yenisiyle değiştireceksiniz. Şişedeki sıvıya bel bağlayıp sanayiden uzak duracağını sananlar, eninde sonunda çok daha büyük bir motor faturasıyla o sanayiye çekici üstünde gider... İnisiyatif sizin, ister bilimin sesini dinleyin ister pazarlamacıların.
Şehir içi kısa mesafe sürüşlerinde egzoz sıcaklığı asla DPF’nin ihtiyaç duyduğu 600 derecelere ulaşmaz. Depoya attığınız o pahalı sıvı, egzoz sisteminde birikmiş taşlaşmış külü söküp atamaz. Belki henüz tam dolmamış, hafif kurum bağlamış bir filtrede pasif rejenrasyonu tetikler, o kadar. Tıkalı filtreyi Kimyasalla açmaya çalışmak, patlamış bir lastiğe hava basıp yola devam etmeyi beklemeye benzer.
Gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamak için filtrenin içindeki kurum ile kül farkını bilmek zorundasınız. Kurum yanabilir, evet; ancak motor yağından kalan kül yanmaz, kül sadece filtrede birikir ve orayı tıkar. Katkı maddeleri küle teğet geçer, hiçbir etkide bulunamaz. Dolayısıyla külle dolmuş bir DPF için o şişelere harcadığınız her kuruş doğrudan çöpe gidiyor.
Servislerin "DPF rejenerasyonu yapıyoruz" diyerek aracınızı yüksek devirde bağırtması da tek başına çözüm değil çoğu zaman. Yüksek ısı sağlansa dahi, filtre gözenekleri aşırı tıkalıysa egzoz geri basıncı artar ve turbo milini kırma noktasına getirir. Katkı maddesi kullanıp yüksek devirde araba zorlamak, tıkalı boruya tazyikli su basmaktan farksızdır... Bir yeri açayım derken motoru elinize alırsınız.
Aracınız sürekli "DPF Dolan" uyarısı veriyorsa, sorunu depoda değil injectors veya EGR valfinde aramalısınız. Yanmayan yakıt filtri hızla tıkar, siz katkı ekledikçe yanma kalitesini daha da bozarsınız bazen. Çözümü yanlış yerde aramak vakit ve nakit kaybından başka bir şey getirmez. Önce o filtrenin neden kirlendiğini bulacaksınız, kök nedeni çözmeden depoya ne dökerseniz dökün hikaye.
Peki hiç mi kullanılmasın bu ürünler? Tamamen tıkalı olmayan, uzun yola çıkmadan önce önleyici bakım amacıyla depoya eklenen kaliteli bir katkı belki kurum birikimini geciktirir. Ama tekrarlıyorum; geciktirir, temizlemez. Mucize beklemeyi bırakıp sistemin çalışma mantığını kavradığınızda, o renkli şişelerin pazarlama masalından ibaret olduğunu kendiniz göreceksiniz.
Günün sonunda önünüzde iki gerçek seçenek kalıyor: Ya filtreyi söküp profesyonel makinelerde ters yıkama yaptırarak külü dışarı attıracaksınız ya da yenisiyle değiştireceksiniz. Şişedeki sıvıya bel bağlayıp sanayiden uzak duracağını sananlar, eninde sonunda çok daha büyük bir motor faturasıyla o sanayiye çekici üstünde gider... İnisiyatif sizin, ister bilimin sesini dinleyin ister pazarlamacıların.