Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Göstergedeki o turuncu filtresi simgesi aniden parıldayınca insanın eli ayağına dolanıyor, biliyorum. Otobanda yüz elliyle giderken ya da şehrin göbeğinde dur-kalk trafiğin ortasındayken o ışığı görmek direkt panik yaptırıyor. İlk refleksimiz genellikle anahtarı çevirip kontağı kapatmak oluyor tabii... Ama durup düşünmek lazım; o an kontağı kapatmak gerçekten dertlerimize çare mi, yoksa işleri daha da mı sarpa sarıyor?
Aslında o lamba size "hemen kenara çek, motoru gebertmeden durdur" demiyor, sadece nefes almak istediğini fısıldıyor. Kurum birikmiş, egzoz sıkışmış, sistem kendi kendini temizlemek için yüksek ısıya ulaşmaya çalışıyor işte. Tam da rejenerasyon denen o yakma işlemi başlarken motoru stop etmek, kurumu oraya iyice sabitlemekten başka bir işe yaramıyor. Kendi elinizle o kurumları oraya sıvıyorsunuz yani...
Peki, ışık yanar yanmaz kontağı kapatmalı mıyız, yoksa yola devam mı etmeliyiz? Cevap çok net aslında: Kesinlikle motoru durdurmayın. Hatta tam aksine, arabaya biraz alan açın, biraz nefes aldırın. Motoru kapatmak, yarıda kalan bir fırınlama işlemini birden kesmeye benziyor; içerideki o bütün ısı, bütün kurum öylece kalakalıyor.
Bazen devri biraz yüksek tutmak, aracı üçüncü dördüncü viteste şöyle bir otoban sürüşüne çıkarmak her şeyi çözer. Sistem ihtiyaç duyduğu o yüksek egzoz sıcaklığına ulaştığında, o sinir bozucu turuncu ışık kendi kendine sönüp gidecektir zaten. Biraz sabır, biraz da yüksek devir... Bütün mesele bu kadar basit olabiliyor bazen.
Trafikte kilitlenip kaldığınız o lanet anlarda ışık yandıysa durum biraz çetrefilleşiyor elbette. Rölantide çalışan bir dizel araç, kendi kendini temizleyecek ısıya asla ulaşamaz. Öyle durumlarda motoru stop etmek de çözüm değil ki, aksine sistemi tamamen kilitlersiniz. En iyisi ilk fırsatta açık bir yola çıkmak, arabayı biraz koşturmak...
Aracın çekişten düştüğünü, egzozdan garip dumanlar çıktığını hissettiğiniz anlar da olacak. İş işte o zaman değişiyor işte, yani yanına bir de kırmızı motor arıza lambası eklendiyse... O nokta artık rejenerasyon sınırını çoktan aşmış demektir. İşte sadece ve sadece o zaman güvenli bir yere çekip motoru susturmak mantıklı bir hamleye dönüşür.
Sırf o ışık yandı diye paniğe kapılıp hemen kenara çekmek, dizel motorun doğasına biraz haksızlık etmek gibi. Otomobil sizinle konuşmaya çalışıyor, "bana biraz yol ver, şu egzozu bir temizleyeyim" diyor aslında. Arabayı dinlemeyi öğrendiğimizde, o korkutucu gelen uyarı lambaları sadece ufak birer rütin hatırlatmaya dönüşüyor...
Aslında o lamba size "hemen kenara çek, motoru gebertmeden durdur" demiyor, sadece nefes almak istediğini fısıldıyor. Kurum birikmiş, egzoz sıkışmış, sistem kendi kendini temizlemek için yüksek ısıya ulaşmaya çalışıyor işte. Tam da rejenerasyon denen o yakma işlemi başlarken motoru stop etmek, kurumu oraya iyice sabitlemekten başka bir işe yaramıyor. Kendi elinizle o kurumları oraya sıvıyorsunuz yani...
Peki, ışık yanar yanmaz kontağı kapatmalı mıyız, yoksa yola devam mı etmeliyiz? Cevap çok net aslında: Kesinlikle motoru durdurmayın. Hatta tam aksine, arabaya biraz alan açın, biraz nefes aldırın. Motoru kapatmak, yarıda kalan bir fırınlama işlemini birden kesmeye benziyor; içerideki o bütün ısı, bütün kurum öylece kalakalıyor.
Bazen devri biraz yüksek tutmak, aracı üçüncü dördüncü viteste şöyle bir otoban sürüşüne çıkarmak her şeyi çözer. Sistem ihtiyaç duyduğu o yüksek egzoz sıcaklığına ulaştığında, o sinir bozucu turuncu ışık kendi kendine sönüp gidecektir zaten. Biraz sabır, biraz da yüksek devir... Bütün mesele bu kadar basit olabiliyor bazen.
Trafikte kilitlenip kaldığınız o lanet anlarda ışık yandıysa durum biraz çetrefilleşiyor elbette. Rölantide çalışan bir dizel araç, kendi kendini temizleyecek ısıya asla ulaşamaz. Öyle durumlarda motoru stop etmek de çözüm değil ki, aksine sistemi tamamen kilitlersiniz. En iyisi ilk fırsatta açık bir yola çıkmak, arabayı biraz koşturmak...
Aracın çekişten düştüğünü, egzozdan garip dumanlar çıktığını hissettiğiniz anlar da olacak. İş işte o zaman değişiyor işte, yani yanına bir de kırmızı motor arıza lambası eklendiyse... O nokta artık rejenerasyon sınırını çoktan aşmış demektir. İşte sadece ve sadece o zaman güvenli bir yere çekip motoru susturmak mantıklı bir hamleye dönüşür.
Sırf o ışık yandı diye paniğe kapılıp hemen kenara çekmek, dizel motorun doğasına biraz haksızlık etmek gibi. Otomobil sizinle konuşmaya çalışıyor, "bana biraz yol ver, şu egzozu bir temizleyeyim" diyor aslında. Arabayı dinlemeyi öğrendiğimizde, o korkutucu gelen uyarı lambaları sadece ufak birer rütin hatırlatmaya dönüşüyor...