Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Motor kaputunu kaldırdığınızda burnsunuza çarpan o keskin, ağır motorin kokusu aslında yürüyen aksamdaki bir şeylerin yolunda gitmediğinin en net habercisidir. Dizel sistemler benzinli araçlara kıyasla çok daha yüksek basınç altında çalıştığı için yakıt hattında meydana gelen en ufak bir gevşeme veya kılcal bir çatlak, sistemin dengesini anında altüst eder. Sürücüler genellikle bu kokuyu dışarıdaki egzoz gazlarına bağlama eğilimindedir fakat kabin içine sızan o geniz yakan Ray yakıt kokusu, yüksek basınç pompasının contalarından veya enjektör kütüklerinden bir sızıntı olduğunun somut bir kanıtıdır. Hatta bazen park ettiğiniz yerin altında siyahımsı, yağlı ve kolay kolay buharlaşmayan bir birikinti görürsünüz; işte o leke tam olarak...
Sabahları marşa bastığınızda motorun geç çalışması veya krankın uzun süre dönmesine rağmen ateşlemenin bir türlü gerçekleşmemesi, yakıt hattının hava yapmasından kaynaklanır. Dizel yakıt besleme sistemlerinde yakıtın depodan çekilip silindirlere iletilmesi tam bir sızdırmazlık gerektirir; hat üzerinde mikron düzeyinde bir kaçak oluştuğunda, sistem durduğu yerde içeriye hava emer ve hattaki mazot depoya geri süzülür. Hal böyle olunca pompanın yakıtı tekrar enjektörlere basıp gerekli Bar basıncına ulaştırması ciddi zaman alır, marş motorunu yorar, aküyü bitirme noktasına getirir. Pompa elemanlarının yakıtsız kalıp kuru çalışması da cabası.
Aracınızla seyir halindeyken gaza bastığınızda o eski ivmelenmeyi bulamıyorsanız, aniden beliren bir güç kaybı veya tekleme hissi yaşıyorsanız yüksek basınç kütüğünü (common rail) kontrol etmekte fayda var. Yanma odasına girmesi gereken mazotun bir kısmı kaçak noktasından dışarı sızdığında, beyin (ECU) gereken püskürtme miktarını hesaplasa da silindire ulaşan debi yetersiz kalır. Bu basınç düşüşü motorun özellikle yük altındayken, yokuş tırmanırken ya da sollama esnasında anlık kesintiler yapmasına sebebiyet verir. Kimileri bunu filtre tıkanıklığı sanır, oysa sorun tamamen hattaki o küçük delikte gizlidir.
Siyah egzoz dumanı veya aşırı yakıt tüketimi gibi belirtiler, enjektör geri dönüş hortumlarındaki kaçakların bir diğer belirgin tezahürüdür. Püskürtülemeyen fazla yakıtın depoya geri dönmesini sağlayan bu plastik veya kauçuk hatlar zamanla motor sıcaklığından gevreğe dönüşür ve çatlayarak yakıtı motor bloğunun üzerine damlatır. Yanma veriminin düşmesiyle birlikte gösterge panelindeki ortalama tüketim değerleri aniden fırlayabilir; deposunu yeni dolduran bir sürücü km sayacındaki tuhaf düşüşü görünce neye uğradığını şaşırır. Hem cebinizi yakan hem de çevreye zarar veren bu durum, yakıtın tam kütleyle yakılamamasının doğrudan bir sonucudur.
Motor rölantideyken devir saatinin sabit durmayıp sürekli aşağı yukarı dalgalanması, sistemin kararsız yakıt beslemesiyle mücadele ettiğini gösterir. Hava ile yakıtın birbirine karıştığı besleme hatlarında enjektör meme uçları düzenli pülverizasyon yapamaz, bu da silindirlerde dengesiz patlamalara yol açar. Araç durduğu yerde titrer, sarsıntılı çalışır, sanki tek bir silindir devre dışı kalmış gibi pürüzlü bir ses çıkarır. Sesi dinlemek bazen en iyi teşhis yöntemidir; o tıkır tıkır çalışan ritmik dizel sesinin yerini düzensiz bir hırıltı aldığında hortum kelepçelerine göz atmak gerekir.
Aşırı ısınan bir motor bloğunun üzerine sızan mazotun oluşturduğu yangın riski, bu kaçakların hafife alınamayacak kadar kritik bir güvenlik meselelesi olduğunu hatırlandırır. Yakıt filtresi bağlantı rekorları, esnek hortumlar veya yakıt rayı basınç sensörü contası... Her biri zamanla titreşimden gevserebilir. Isınan parçalara temas eden döküntü yakıt dumanlaşmaya başlar, araç durduğunda kaputun altından hafif tütsü gibi bir duman yükseldiğini fark edebilirsiniz. Görür görmez kontağı kapatmak ve basıncın düşmesini beklemek en mantıklı hareket olacaktır.
Sabahları marşa bastığınızda motorun geç çalışması veya krankın uzun süre dönmesine rağmen ateşlemenin bir türlü gerçekleşmemesi, yakıt hattının hava yapmasından kaynaklanır. Dizel yakıt besleme sistemlerinde yakıtın depodan çekilip silindirlere iletilmesi tam bir sızdırmazlık gerektirir; hat üzerinde mikron düzeyinde bir kaçak oluştuğunda, sistem durduğu yerde içeriye hava emer ve hattaki mazot depoya geri süzülür. Hal böyle olunca pompanın yakıtı tekrar enjektörlere basıp gerekli Bar basıncına ulaştırması ciddi zaman alır, marş motorunu yorar, aküyü bitirme noktasına getirir. Pompa elemanlarının yakıtsız kalıp kuru çalışması da cabası.
Aracınızla seyir halindeyken gaza bastığınızda o eski ivmelenmeyi bulamıyorsanız, aniden beliren bir güç kaybı veya tekleme hissi yaşıyorsanız yüksek basınç kütüğünü (common rail) kontrol etmekte fayda var. Yanma odasına girmesi gereken mazotun bir kısmı kaçak noktasından dışarı sızdığında, beyin (ECU) gereken püskürtme miktarını hesaplasa da silindire ulaşan debi yetersiz kalır. Bu basınç düşüşü motorun özellikle yük altındayken, yokuş tırmanırken ya da sollama esnasında anlık kesintiler yapmasına sebebiyet verir. Kimileri bunu filtre tıkanıklığı sanır, oysa sorun tamamen hattaki o küçük delikte gizlidir.
Siyah egzoz dumanı veya aşırı yakıt tüketimi gibi belirtiler, enjektör geri dönüş hortumlarındaki kaçakların bir diğer belirgin tezahürüdür. Püskürtülemeyen fazla yakıtın depoya geri dönmesini sağlayan bu plastik veya kauçuk hatlar zamanla motor sıcaklığından gevreğe dönüşür ve çatlayarak yakıtı motor bloğunun üzerine damlatır. Yanma veriminin düşmesiyle birlikte gösterge panelindeki ortalama tüketim değerleri aniden fırlayabilir; deposunu yeni dolduran bir sürücü km sayacındaki tuhaf düşüşü görünce neye uğradığını şaşırır. Hem cebinizi yakan hem de çevreye zarar veren bu durum, yakıtın tam kütleyle yakılamamasının doğrudan bir sonucudur.
Motor rölantideyken devir saatinin sabit durmayıp sürekli aşağı yukarı dalgalanması, sistemin kararsız yakıt beslemesiyle mücadele ettiğini gösterir. Hava ile yakıtın birbirine karıştığı besleme hatlarında enjektör meme uçları düzenli pülverizasyon yapamaz, bu da silindirlerde dengesiz patlamalara yol açar. Araç durduğu yerde titrer, sarsıntılı çalışır, sanki tek bir silindir devre dışı kalmış gibi pürüzlü bir ses çıkarır. Sesi dinlemek bazen en iyi teşhis yöntemidir; o tıkır tıkır çalışan ritmik dizel sesinin yerini düzensiz bir hırıltı aldığında hortum kelepçelerine göz atmak gerekir.
Aşırı ısınan bir motor bloğunun üzerine sızan mazotun oluşturduğu yangın riski, bu kaçakların hafife alınamayacak kadar kritik bir güvenlik meselelesi olduğunu hatırlandırır. Yakıt filtresi bağlantı rekorları, esnek hortumlar veya yakıt rayı basınç sensörü contası... Her biri zamanla titreşimden gevserebilir. Isınan parçalara temas eden döküntü yakıt dumanlaşmaya başlar, araç durduğunda kaputun altından hafif tütsü gibi bir duman yükseldiğini fark edebilirsiniz. Görür görmez kontağı kapatmak ve basıncın düşmesini beklemek en mantıklı hareket olacaktır.