Ahmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonu sağa sola çevirirken o garip tıkırtıyı ilk duyduğun anı hatırla... İşte o ses, "artık yeter" demenin ta kendisi.
Araba kasislerden geçerken ön takımdan gelen o metalik vuruşlar sadece canını sıkmakla kalmıyor, yürüyen aksamın da alarm verdiğini bas bas bağırıyor.
Hani bazen yolda giderken direksiyon hafiften sağa veya sola çekmeye başlar ya, direksiyonu düz tutmana rağmen araç kendi kafasına göre bir istikamet tutturur...
Rot başlarındaki boşluklar, lastiklerin iç veya dış omuzlarından dengesizce aşınmasına yol açar; bu da hem cebine hem de can güvenliğine doğrudan darbe vurur.
Böyle bir durumda ustaya gidip rot ayarı yaptırmak sadece günü kurtarır, çünkü ömrünü tamamlamış mafsallı yapıyı ne kadar sıksan boş...
Yüksek hızlarda direksiyonda hissedilen o ince titreme var ya, işte o milimetrik boşlukların artık büyüdüğünün ve parça değişiminin şart olduğunun en net kanıtıdır.
Kilometre saati kaçı gösterirse göstersin, ön takımda bir kez boşluk oluştuktan sonra o araba artık eskisi gibi yola basmaz, her an savrulmaya hazırdır.
Bazen "idare eder" diyerek ertelediğin o küçük masraf, bir viraj çıkışında rot kolunun tamamen yerinden çıkmasıyla birlikte çok daha acı faturalara dönüşebilir...
Asfaltın o en bozuk, en tahammül edilmez yerlerine her hızlı girdiğinde, o zavallı rot milleri biraz daha eziliyor ve metal yorgunluğuna yenik düşüyor.
Güvenli sürüşün temeli olan ön düzen aksamını atlamak demek, aslında kendi kaderini o küçük metal parçaların insafına bırakmak demektir.
Araba kasislerden geçerken ön takımdan gelen o metalik vuruşlar sadece canını sıkmakla kalmıyor, yürüyen aksamın da alarm verdiğini bas bas bağırıyor.
Hani bazen yolda giderken direksiyon hafiften sağa veya sola çekmeye başlar ya, direksiyonu düz tutmana rağmen araç kendi kafasına göre bir istikamet tutturur...
Rot başlarındaki boşluklar, lastiklerin iç veya dış omuzlarından dengesizce aşınmasına yol açar; bu da hem cebine hem de can güvenliğine doğrudan darbe vurur.
Böyle bir durumda ustaya gidip rot ayarı yaptırmak sadece günü kurtarır, çünkü ömrünü tamamlamış mafsallı yapıyı ne kadar sıksan boş...
Yüksek hızlarda direksiyonda hissedilen o ince titreme var ya, işte o milimetrik boşlukların artık büyüdüğünün ve parça değişiminin şart olduğunun en net kanıtıdır.
Kilometre saati kaçı gösterirse göstersin, ön takımda bir kez boşluk oluştuktan sonra o araba artık eskisi gibi yola basmaz, her an savrulmaya hazırdır.
Bazen "idare eder" diyerek ertelediğin o küçük masraf, bir viraj çıkışında rot kolunun tamamen yerinden çıkmasıyla birlikte çok daha acı faturalara dönüşebilir...
Asfaltın o en bozuk, en tahammül edilmez yerlerine her hızlı girdiğinde, o zavallı rot milleri biraz daha eziliyor ve metal yorgunluğuna yenik düşüyor.
Güvenli sürüşün temeli olan ön düzen aksamını atlamak demek, aslında kendi kaderini o küçük metal parçaların insafına bırakmak demektir.