Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sürücü koltuğuna oturup anahtarı çevirdiğinizde her şey harika görünebilir, ancak ayağınız o pedala bastığı an altındaki direncin tamamen kaybolduğunu hissettiğinizde başınızdan aşağı soğuk sular dökülür. Pedala basarsınız ama tabana kadar hiçbir engelle karşılaşmadan tüy gibi iner, mekanik bir tepki alamazsınız ve vitesi bir türlü yerine oturtamazsınız. İşte bu durum araç mekaniğinde hidrolik basıncın ansızın sıfırlanması veya fiziksel aktarım organlarının bağının kopması anlamına geliyor. Otomobillerde şanzıman ile motor arasındaki o muazzam gücü kesip tekrar bağlayan mekanizma tamamen hidrolik bir akışkanın ilettiği basınca dayanır. O sistemdeki en ufak bir sızıntı veya havanın içeri dolması, ayağınızın altındaki o alışkın olduğunuz direnci bir anda yok eder... Hal böyle olunca şanzıman dişlileri dönmeye devam eder ve siz debriyaja bassanız bile motor ile şanzıman birbirinden ayrılamadığı için vites kolu adeta kemikleşir, kıpırdamaz.
Yolda giderken veya tam harekete geçecekken başınıza gelebilecek bu tatsız sürprizin arkasında genellikle çok basit ama hayati iki küçük parça yatar: merkez silindirleri. Üst merkez yani pedalın hemen arkasındaki mekanizma, siz ayağınızla bastıkça hidrolik sıvısını iter; alt merkez ise bu basıncı alıp debriyaj çatalını harekete geçirir. Eğer bu silindirlerin içindeki kauçuk contalar aşınmışsa, hidrolik yağı dışarı kaçar ya da daha kötüsü sistemin içine hava emilir. Sıkışamayan tek şey sıvılardır, hava ise kolayca sıkışır; siz pedala bastığınızda hidroliği itmek yerine sistemdeki havayı sıkıştırırsınız ve pedal tüy gibi boşa düşer. Aracın altına baktığınızda bir sızıntı görmeyebilirsiniz bile, çünkü bazen yağ hidrolik kutusunun içine ya da halının altına gizlice sızar. Böylesi bir arızada zorlayarak vitese geçirmeye çalışmak şanzıman dişlilerine tam anlamıyla işkence etmektir, bu yüzden hemen kontağı kapatıp pedalın hidrolik seviyesini denetlemek en mantıklı ilk adımdır.
Bazen de sorun öyle karmaşık hidrolik sistemlerde değil, doğrudan pedalın kendi fiziki bağlantısında veya eski tip araçlardaki debriyaj telinde kopma yaşanmasıyla ilgilidir. Tel birdenbire koptuğunda ya da pedalın arkasındaki o küçük plastik pim kırıldığında ayağınızın altındaki bağ tamamen kopar, pedal paldır küldür tabana yapışır. Şanzıman kutusunun içindeki baskı balata ikilisi henüz ömrünü tamamlamamış olsa dahi, o gücü aktaracak mekanik bağ koptuğu için araba adeta kilitlenir. Balatanın üzerindeki yayların kırılması veya debriyaj rulmanının kilitlenip çatalı bükmesi de benzer bir tablo yaratır... Aniden boşalan bir pedal deneyimlediğinizde sorunun hidrolik mi yoksa teli kopan mekanik bir aksam mı olduğunu anlamak için pedalın geri toplayıp toplamadığına bakın.
Peki, ıssız bir yolun ortasında böyle bir arızayla baş başa kaldığınızda tam olarak ne yapacaksınız, çekiciyi beklemek dışında bir seçeneğiniz var mı? Aracı stop edip vitesi birinci vitese taktıktan sonra marşa basarak aracı sarsıntılı bir şekilde hareket ettirmek eski sürücülerin sıkça başvurduğu ama şanzımanı riske atan tehlikeli bir yöntemdir. Senkronize devir yakalayarak debriyajsız vites değiştirmek bir sanattır fakat modern araçlarda bunu denemek dişlileri elinize vermenize yol açabilir. En sağlıklısı kaputu açıp fren ve debriyaj ortak hidrolik haznesindeki yağ seviyesini kontrol etmektir; eğer yağ bitmişse ekleyip pedalı elinizle birkaç kez pompalayarak geçici bir basınç yakalamayı deneyebilirsiniz... Yine de bu durum sürdürülebilir değildir, en yakın servise kadar güvenli bir çekici organize etmek motoru ve şanzımanı olası binlerce liralık ekstra masraftan korur.
Yolda giderken veya tam harekete geçecekken başınıza gelebilecek bu tatsız sürprizin arkasında genellikle çok basit ama hayati iki küçük parça yatar: merkez silindirleri. Üst merkez yani pedalın hemen arkasındaki mekanizma, siz ayağınızla bastıkça hidrolik sıvısını iter; alt merkez ise bu basıncı alıp debriyaj çatalını harekete geçirir. Eğer bu silindirlerin içindeki kauçuk contalar aşınmışsa, hidrolik yağı dışarı kaçar ya da daha kötüsü sistemin içine hava emilir. Sıkışamayan tek şey sıvılardır, hava ise kolayca sıkışır; siz pedala bastığınızda hidroliği itmek yerine sistemdeki havayı sıkıştırırsınız ve pedal tüy gibi boşa düşer. Aracın altına baktığınızda bir sızıntı görmeyebilirsiniz bile, çünkü bazen yağ hidrolik kutusunun içine ya da halının altına gizlice sızar. Böylesi bir arızada zorlayarak vitese geçirmeye çalışmak şanzıman dişlilerine tam anlamıyla işkence etmektir, bu yüzden hemen kontağı kapatıp pedalın hidrolik seviyesini denetlemek en mantıklı ilk adımdır.
Bazen de sorun öyle karmaşık hidrolik sistemlerde değil, doğrudan pedalın kendi fiziki bağlantısında veya eski tip araçlardaki debriyaj telinde kopma yaşanmasıyla ilgilidir. Tel birdenbire koptuğunda ya da pedalın arkasındaki o küçük plastik pim kırıldığında ayağınızın altındaki bağ tamamen kopar, pedal paldır küldür tabana yapışır. Şanzıman kutusunun içindeki baskı balata ikilisi henüz ömrünü tamamlamamış olsa dahi, o gücü aktaracak mekanik bağ koptuğu için araba adeta kilitlenir. Balatanın üzerindeki yayların kırılması veya debriyaj rulmanının kilitlenip çatalı bükmesi de benzer bir tablo yaratır... Aniden boşalan bir pedal deneyimlediğinizde sorunun hidrolik mi yoksa teli kopan mekanik bir aksam mı olduğunu anlamak için pedalın geri toplayıp toplamadığına bakın.
Peki, ıssız bir yolun ortasında böyle bir arızayla baş başa kaldığınızda tam olarak ne yapacaksınız, çekiciyi beklemek dışında bir seçeneğiniz var mı? Aracı stop edip vitesi birinci vitese taktıktan sonra marşa basarak aracı sarsıntılı bir şekilde hareket ettirmek eski sürücülerin sıkça başvurduğu ama şanzımanı riske atan tehlikeli bir yöntemdir. Senkronize devir yakalayarak debriyajsız vites değiştirmek bir sanattır fakat modern araçlarda bunu denemek dişlileri elinize vermenize yol açabilir. En sağlıklısı kaputu açıp fren ve debriyaj ortak hidrolik haznesindeki yağ seviyesini kontrol etmektir; eğer yağ bitmişse ekleyip pedalı elinizle birkaç kez pompalayarak geçici bir basınç yakalamayı deneyebilirsiniz... Yine de bu durum sürdürülebilir değildir, en yakın servise kadar güvenli bir çekici organize etmek motoru ve şanzımanı olası binlerce liralık ekstra masraftan korur.