Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yılların gazetecilik tecrübesiyle söyleyebilirim ki, bir otomobilin karakterini en net ele veren yer o direksiyon simididir; özellikle konu Dacia olunca, bu mekanik bağ bambaşka bir boyut kazanır.
Sabah ilk marşa basıp yola çıktığınızda o hidrolik pompadan gelen hafif ama huysuz bir sızlanma sesi duyuyorsanız, kutunun içindeki keçelerin artık ömrünü tamamladığını fısıldıyordur size...
Boşuna direksiyonu sertçe sağa sola vurup durmayın, o milin aşınmış dişlileri hiçbir mucizeyle eski haline dönmez.
Fransız mühendisliğinin o ekonomik ve pratik alt yapısı, Türkiye'nin çukurlu yollarıyla buluşunca maalesef bu hassas dişli kutusunu erken havlu atmaya zorluyor.
Asfalttaki en ufak bir yamukluğu bile avuçlarınızda hissediyorsanız, artık rot başlarından ziyade doğrudan kutunun içindeki rekorlarda bir boşluk aramanın vakti gelmiştir.
Peki bu arıza öyle bir gecede mi kapıyı çalar, yoksa uzun uzun sinyal mi verir sanıyorsunuz?
Yağ kaçağı dediğin şey önce körüklerin altını ıslatır, sonra o park ettiğiniz yerdeki minik damlalarla kendini ele verir; sakın o eksilen hidrolik yağını sadece tamamlayıp geçiştirmeyin.
Direksiyonu çevirirken gelen o çatırtı sesi, metalin metale sürtünmesinin en acı, en net itirafıdır çünkü.
Kimi sürücü çıkma parça peşinde koysun,kimi de tamir takımıyla günü kurtarmaya çalışsın;inDacia dünyasında bu işin ortası yoktur, ya baştan sağlam bir revizyon görür ya da yolda bırakır insanı.
Usta koltuğuna oturup o direksiyonu kilitlenmiş vaziyette bulduğunuz o anı bir hayal edin...
İşte tam o saniyede direksiyon kutusunun ne kadar hayatî bir parça olduğunu anlarsınız.
Sabah ilk marşa basıp yola çıktığınızda o hidrolik pompadan gelen hafif ama huysuz bir sızlanma sesi duyuyorsanız, kutunun içindeki keçelerin artık ömrünü tamamladığını fısıldıyordur size...
Boşuna direksiyonu sertçe sağa sola vurup durmayın, o milin aşınmış dişlileri hiçbir mucizeyle eski haline dönmez.
Fransız mühendisliğinin o ekonomik ve pratik alt yapısı, Türkiye'nin çukurlu yollarıyla buluşunca maalesef bu hassas dişli kutusunu erken havlu atmaya zorluyor.
Asfalttaki en ufak bir yamukluğu bile avuçlarınızda hissediyorsanız, artık rot başlarından ziyade doğrudan kutunun içindeki rekorlarda bir boşluk aramanın vakti gelmiştir.
Peki bu arıza öyle bir gecede mi kapıyı çalar, yoksa uzun uzun sinyal mi verir sanıyorsunuz?
Yağ kaçağı dediğin şey önce körüklerin altını ıslatır, sonra o park ettiğiniz yerdeki minik damlalarla kendini ele verir; sakın o eksilen hidrolik yağını sadece tamamlayıp geçiştirmeyin.
Direksiyonu çevirirken gelen o çatırtı sesi, metalin metale sürtünmesinin en acı, en net itirafıdır çünkü.
Kimi sürücü çıkma parça peşinde koysun,kimi de tamir takımıyla günü kurtarmaya çalışsın;inDacia dünyasında bu işin ortası yoktur, ya baştan sağlam bir revizyon görür ya da yolda bırakır insanı.
Usta koltuğuna oturup o direksiyonu kilitlenmiş vaziyette bulduğunuz o anı bir hayal edin...
İşte tam o saniyede direksiyon kutusunun ne kadar hayatî bir parça olduğunu anlarsınız.