Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Türkiye'ye uçak biletini alıp sadece tatil için gelmiyor artık kimse,vallahi billahi bambaşka bir sektöre dönüştü bu iş.
Uçağın kapısından iner inmez VIP transferle kliniğe geçen o kadar çok yabancı hasta var ki, şaşırırsın tabii.
Hani şu göz önünde olmayan ama kişinin özgüvenini doğrudan zedeleyen konular var ya, işte onlardan bahsediyorum; yabancı hastalar bu yüzden kapımızı çalıyor.
Avrupa'da ya da Amerika'da bu ameliyatların maliyeti resmen el yakıyor abi, adamlar buraya hem tatilini yapıyor hem de yarı fiyatına bu operasyonları aradan çıkarıyor.
Doktorlarımızın elleri gerçekten çok hafif, yurtdışındakiler sadece kesip biçmeyi bilirken bizimkiler resmen sanatsal bir dokunuş yapıyor.
Yabancı hastaların en büyük korkusu dil bariyeri ama klinikteki tercümanlar olayı öyle bir çözüyor ki, insan kendisini evinde hissediyor resmen.
Gelen hastaların profili de değişti artık, sadece kadınlar değil partnerleriyle birlikte gelenler bile var...
İstanbul'un o büyüleyici tarihi dokusu içinde estetik operasyon geçirip ardından Boğaz'da kahve yudumlamak kimin hoşuna gitmez ki?
Tabii işin bir de gizlilik boyutu var, kimse kendi ülkesinde komşusunun ya da tanıdığının bu operasyonu duymasını istemiyor, burası o yüzden dev bir kaçış noktası.
Havaalanı, lüks otel, VIP transfer ve son teknoloji hastaneler... Adamlar bu paketi görünce başka bir yere gitmeyi aklından bile geçirmiyor zaten.
Ameliyat sonrası kontrole gelen hastanın gözlerindeki o ışıltıyı, yüzündeki o tarifsiz rahatlamayı görmek var ya, bütün yorgunluğunu alıp götürüyor insanın.
Uçağın kapısından iner inmez VIP transferle kliniğe geçen o kadar çok yabancı hasta var ki, şaşırırsın tabii.
Hani şu göz önünde olmayan ama kişinin özgüvenini doğrudan zedeleyen konular var ya, işte onlardan bahsediyorum; yabancı hastalar bu yüzden kapımızı çalıyor.
Avrupa'da ya da Amerika'da bu ameliyatların maliyeti resmen el yakıyor abi, adamlar buraya hem tatilini yapıyor hem de yarı fiyatına bu operasyonları aradan çıkarıyor.
Doktorlarımızın elleri gerçekten çok hafif, yurtdışındakiler sadece kesip biçmeyi bilirken bizimkiler resmen sanatsal bir dokunuş yapıyor.
Yabancı hastaların en büyük korkusu dil bariyeri ama klinikteki tercümanlar olayı öyle bir çözüyor ki, insan kendisini evinde hissediyor resmen.
Gelen hastaların profili de değişti artık, sadece kadınlar değil partnerleriyle birlikte gelenler bile var...
İstanbul'un o büyüleyici tarihi dokusu içinde estetik operasyon geçirip ardından Boğaz'da kahve yudumlamak kimin hoşuna gitmez ki?
Tabii işin bir de gizlilik boyutu var, kimse kendi ülkesinde komşusunun ya da tanıdığının bu operasyonu duymasını istemiyor, burası o yüzden dev bir kaçış noktası.
Havaalanı, lüks otel, VIP transfer ve son teknoloji hastaneler... Adamlar bu paketi görünce başka bir yere gitmeyi aklından bile geçirmiyor zaten.
Ameliyat sonrası kontrole gelen hastanın gözlerindeki o ışıltıyı, yüzündeki o tarifsiz rahatlamayı görmek var ya, bütün yorgunluğunu alıp götürüyor insanın.