Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonun başına geçip telefon şarjını çakmaklığa taktığınız o an, ekranda hiçbir hareket görememenin yarattığı o sessiz cinneti hepimiz en az bir kez yaşadık. Otomobilin o küçük ama hayat kurtaran yuvası aniden tüm enerjisini kestiğinde, aslında çoğumuzun gözden kaçırdığı minik bir metal parçası çoktan pes etmiş oluyor. Yolda navi açacaksınız, batarya yüzde üçte, çakmaklıktan tık yok… Gerçekten tam anlamıyla modern zaman kabusu. Bazen küçücük bir elektrik aksamı, koskoca yolculuk planını tek bir hamlede felç etmeye yeter.
Araç içi sigorta kutuları, sürücülerin bakmaya bile çekindiği o gizemli ve karmaşık labirentlerden biri maalesef. Oysa çakmaklık sigortası dediğimiz şey, sistem aşırı ısındığında veya yüksek akım çektiğinde kendini feda eden son derece basit, ucuz ama kahraman bir koruma mekanizması. Şarj aletinin ucundaki bir gevşeklik ya da ucuz bir çakmaklık çoğaltıcısı… İnanın o kutunun içindeki incecik teli yakmaya fazlasıyla yetiyor. İki dakikada çözülecek bir aksaklığı gözümüzde büyütüp sanayinin yolunu tutmak ise tamamen bizim sabırsızlığımızdan kaynaklanıyor.
Sürücü koltuğundan kalkıp direksiyonun altındaki kapakla yüzleşmeye hazır mıyız gerçekten? Çoğu zaman torpidonun arkasında ya da motor kaputunun altına saklanmış o küçük plastik kapağı açtığınızda, karşınızda rengarenk bir mikro dünya bulacaksınız. Arızalı sigortayı tespit etmek aslında çocuk oyuncağı; şeffaf plastik gövdenin içindeki o minik tel kopmuşsa, işte suçluyu buldunuz demektir. Yedeğiyle değiştirmek topu topu otuz saniyenizi alır ama biz genelde o kapağı sökmeye korkarız.
Piyasada satılan beş liralık kalitesiz araç şarj cihazlarını o yuvaya zorla tıkıştırmaktan ne zaman vazgeçeceğiz acaba? Bazen aynı hatayı tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar bekliyoruz; adi bir adaptör takıp sigortayı yakıyoruz, sonra yenisini takıp aynı adaptörü yine o yuvaya zorluyoruz. Yüksek amper çeken kompresörler, kalitesiz ısıtmalı koltuk kılıfları ve ne idüğü belirsiz Çin menşeli aksesuarlar… Elektrik tesisatının canına okumak için adeta özel olarak tasarlanmış gibiler.
Sigortayı değiştirdiğiniz halde yenisi de takar takmaz patlıyorsa, orada durup derin bir nefes almanız gerekiyor demektir. Bu durum, basit bir parça değişiminden çıkıp araç tesisatında ciddi bir kısa devre olduğuna işaret eder ki; işte orada işi uzmana bırakmak en doğrusudur. Kendi başımıza halledebileceğimiz basit bir temas sorununu, zorlayarak ana kablo demetini yakma noktasına getirmeyelim. Bazen geri çekilmeyi ve bir oto elektrikçisinin kapısını çalmayı bilmek lazım.
Yolculuğa çıkmadan önce torpidoya birkaç tane yedek 15 veya 20 amperlik sigorta ile küçük bir plastik cımbız atmak hayat kurtarır. Gece yarısı otobanın ortasında telefonsuz ve haritasız kaldığınızda, o torpidodaki beş liralık plastiğin değerini altınla bile ölçemezsiniz. Hazırlıklı olmak, direksiyon başındaki o gereksiz stresi tek hamlede silip atar. Şansımızı zorlamaya gerek yok, cebinizde her zaman bir B planı bulunsun.
Araç içi sigorta kutuları, sürücülerin bakmaya bile çekindiği o gizemli ve karmaşık labirentlerden biri maalesef. Oysa çakmaklık sigortası dediğimiz şey, sistem aşırı ısındığında veya yüksek akım çektiğinde kendini feda eden son derece basit, ucuz ama kahraman bir koruma mekanizması. Şarj aletinin ucundaki bir gevşeklik ya da ucuz bir çakmaklık çoğaltıcısı… İnanın o kutunun içindeki incecik teli yakmaya fazlasıyla yetiyor. İki dakikada çözülecek bir aksaklığı gözümüzde büyütüp sanayinin yolunu tutmak ise tamamen bizim sabırsızlığımızdan kaynaklanıyor.
Sürücü koltuğundan kalkıp direksiyonun altındaki kapakla yüzleşmeye hazır mıyız gerçekten? Çoğu zaman torpidonun arkasında ya da motor kaputunun altına saklanmış o küçük plastik kapağı açtığınızda, karşınızda rengarenk bir mikro dünya bulacaksınız. Arızalı sigortayı tespit etmek aslında çocuk oyuncağı; şeffaf plastik gövdenin içindeki o minik tel kopmuşsa, işte suçluyu buldunuz demektir. Yedeğiyle değiştirmek topu topu otuz saniyenizi alır ama biz genelde o kapağı sökmeye korkarız.
Piyasada satılan beş liralık kalitesiz araç şarj cihazlarını o yuvaya zorla tıkıştırmaktan ne zaman vazgeçeceğiz acaba? Bazen aynı hatayı tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar bekliyoruz; adi bir adaptör takıp sigortayı yakıyoruz, sonra yenisini takıp aynı adaptörü yine o yuvaya zorluyoruz. Yüksek amper çeken kompresörler, kalitesiz ısıtmalı koltuk kılıfları ve ne idüğü belirsiz Çin menşeli aksesuarlar… Elektrik tesisatının canına okumak için adeta özel olarak tasarlanmış gibiler.
Sigortayı değiştirdiğiniz halde yenisi de takar takmaz patlıyorsa, orada durup derin bir nefes almanız gerekiyor demektir. Bu durum, basit bir parça değişiminden çıkıp araç tesisatında ciddi bir kısa devre olduğuna işaret eder ki; işte orada işi uzmana bırakmak en doğrusudur. Kendi başımıza halledebileceğimiz basit bir temas sorununu, zorlayarak ana kablo demetini yakma noktasına getirmeyelim. Bazen geri çekilmeyi ve bir oto elektrikçisinin kapısını çalmayı bilmek lazım.
Yolculuğa çıkmadan önce torpidoya birkaç tane yedek 15 veya 20 amperlik sigorta ile küçük bir plastik cımbız atmak hayat kurtarır. Gece yarısı otobanın ortasında telefonsuz ve haritasız kaldığınızda, o torpidodaki beş liralık plastiğin değerini altınla bile ölçemezsiniz. Hazırlıklı olmak, direksiyon başındaki o gereksiz stresi tek hamlede silip atar. Şansımızı zorlamaya gerek yok, cebinizde her zaman bir B planı bulunsun.